Tem 20 2018

Adnan Oktar soruşturması: Bugüne kadarki koruyucuları, işbirlikçileri kimlerdir?

Gazeteci, belgeselci ve yazar Ümit Kıvanç, Adnan Oktar soruşturmasıyla ilgili yazısının ikinci bölümünde “Israrla sormalıyız: Bugüne kadarki koruyucuları, işbirlikçileri kimlerdir?” diyor.

P24 için kaleme aldığı yazıda Kıvanç, “Adnan Oktarcılara yönelik harekât, tam bir örgüt operasyonu tarzında sürüyor. Başka örgüt operasyonlarından muhtemel farkı, örgütün merkezi ve işlevsel ilk halkalarındaki herkesin polisçe bilinmesi. 235 kişi hakkında gözaltı kararı var. 106’sı kadın, 129’u erkek. Ben bu satırları yazarken 168 kişi tutuklanmış, 17 kişi adlî denetimle bırakılmış, öbürleri aranıyordu, bir kısmı herhalde yurtdışındaydı” diyor.

Emniyet’e başvurarak Oktarcılardan şikâyetçi olanların sayısının 51 ile 200 arasında olduğunu hatırlatan yazara göre, mağdurlar sadece Türkiye içinden değil. İngiltere, Hollanda, Almanya, Avusturya, Katar, Azerbaycan ve Kazakistan’da konsolosluklara başvuranların olduğunu hatırlatıyor Kıvanç ve “Çocuk yaşta cinsel tacize uğradığını iddia eden mağdur sayısının ise, birkaç gün önce on yediye ulaştığı söylendi” diyor.

“Adnan Hocacılar” hakkında tüm suçlamalara geniş yer veren Ümit Kıvanç, şöyle devam ediyor:

“Bu nasıl bir çeşitlemedir? Bütün bunlar varmış, ama adam senelerdir bütün o faaliyeti herkesin gözü önünde yürütüyormuş, günün birinde birden anlamışlar ki bu otuz değişik suçu işlemekteymiş!? Israrla sormalıyız: Bugüne kadarki koruyucuları, işbirlikçileri kimlerdir?”

Ümit Kıvanç bugünkü yazısında bazı simaları yakından inceliyor. Bunlardan biri de Ceylan Özgül (Özbudak). Şöyle diyor Kıvanç:

“Öğrendiklerimiz” deyince aklımıza ilk gelecek isim şüphesiz, âdetâ bu operasyonun “yüzü” olarak karşımıza çıkarılan Ceylan Özgül (Özbudak). Anlattıkları, anlatış tarzı, edâsı, kelime-kavram dağarcığı, sıradan insanın kenara koyup ihmal edebileceği özel olgulara hakimiyetiyle dikkat çeken bir genç kadın. İzlerken/dinlerken görünenin arkasında bir şeyler olduğu hissini uyandıran, kullandığı kimi kavram ve kelimelerle, kendisine basit bir itirafçı muamelesi yapmamamız gerektiği konusunda -bilerek bilmeyerek- bizi uyaran, ilginç bir kişilik.

Eski, “Kedicik” haliyle, bir “konuğa” Oktar âleminde kadınların “yalnız eşit değil üstün olduğunu”, orasının “kadınlar için dünyada varolunabilecek en güzel yer” olduğunu anlatırken de yeterince özgüvenliymiş, şimdiki, oranın ne korkunç yer olduğunu ayrıntısıyla tasvir ederkenki, derlenmiş toplanmış haliyle de öyle.”

Yazıda, Ceylan Özgül’ün (Özbudak), Adnan Oktar teşkilatından, son yıllarda adı etrafında en çok gürültü kopmuş kadın sayılabileceğini belirtiyor ve devam ediyor:

“Ceylan Özbudak/Özgül’le ilgili olarak merak uyandıran bir husus, kendi anlatımına göre 2013 yılında bir defa örgütten kaçmaya kalkmış, yakalanmış, “hapsedilmiş”, “zor zamanlar” geçirmiş; ve fakat aynı esnada yabancı televizyon ve internet sitelerinde “siyasî analist” olarak boy göstermiş oluşu, makaleler yazması.”

Ümit Kıvanç, “Ceylan Özgül’ün (Özbudak), uluslararası medya macerası, açıkçası bana esrarengiz görünüyor” diyor.

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar