Tem 12 2018

Tayfun Atay: ‘Adnan Oktar’ın kullanım süresi doldu’

Türkiye’de seçim sonrası gündemi değiştiren olay Adnan Oktar ve çevresindekilere yönelik operasyon dalgası oldu. 

Yıllardır bir cemaat görünümünde faaliyetler sürdüren Adnan Oktar ve grubu, kendi televizyonları A9 TV’deki kadınlı-erkekli dans görüntülerinden finansal kaynaklarına kadar birçok farklı noktada tartışma konusuydu. Ancak bugüne kadar bu gruba ciddi anlamda bir operasyon söz konusu olmamıştı.

Türkiye'de cemaatler ve tarikatlar konusunda çalışmalarıyla bilinen Prof. Tayfun Atay, operasyona ilişkin olarak, “Adnan Hoca çevresi denilen sözde İslami oluşumun kullanım süresi 2002’den bu yana Türkiye Cumhuriyeti üzerinde hakimiyet kurmuş AK Parti iktidarı açısından dolmuştur” yorumu yaptı.

Euronews Türkçe’den Melis Alpah’a konuşan Atay, İslam'ın artık Türkiye'de sistemin dinamosu haline geldiği görüşünü dile getiriyor. Atay’a göre Oktar Grubu bir zamanlar işlevsel olarak görülen bir yapıydı ve kullanım süresi doldu...

Adnan Oktar ve grubuna yönelik İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü 4 ilde operasyon başlattı. Oktar’la birlikte 235 kişi hakkında gözaltı kararı alınmıştı.

Türkiye'deki İslami gruplar içindeki rekabete dikkat çeken Atay, şunları kaydediyor:

“Daha önce de İslam içi rekabet süreçlerinde Türkiye’deki diğer geleneksel İslami cemaat ve tarikat çevreleri tarafından Oktar’ın faaliyetlerine yönelik çok sert, çok düşmanca ve saldırgan açıklamalar, değerlendirmeler söz konusuydu. Hatta hükümeti harekete geçirmek yolunda tazyikler de söz konusuydu. Ama o dönemde iktidar bunu yapmadı. Herkesçe malumdu ki, Oktar’ın İslam adına ortaya koyduğu dudakları, yanakları, göğüsleri, orası burası ‘yapılı’ kadınlar ve body building eseri erkekler, daha çarpıcı deyişle, ‘kedicikler’ ve ‘tosuncuklar’ üzerinden sergilenen ve İslami bir söylem çerçevesinde sunulan tablo İslam açısından küfürdü. Buna dokunulmadı. Çünkü demek ki hâlâ Türkiye’de özellikle ‘sosyetik’ çevrelerden dindarlığa eleman sağlama hususunda Adnan Oktar’a ihtiyaç vardı. Bugün anlaşılıyor ki, yeni ortaya çıkan rejimde artık zaten İslam sistemin dinamosu haline geldiği için, bu çevrenin daha fazla ‘fizibl’ (verimli) bir işlev taşımadığı anlaşılmıştır. Bunca yıl faaliyet gösterirken ekonomik, mali açıdan bir takım edinimler gayrımeşru ve suistimale dayalı yollardan olabildiği için de devletin belli istihbari merkezlerinde birikmiş bu suça müteallik veriler anlaşılıyor ki şimdi bir operasyon sürecinde malzeme olarak değerlendirilmektedir.”