May 12 2018

Bahçeli, Alaattin Çakıcı için af istedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde yatan suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’ya sahip çıkan bir açıklama yaptı.

Kişisel Twitter hesabından paylaşım yapan Bahçeli, cezaevlerindeki 'kader mahkumlarına' af getirilmesi önerisinde bulunurken Alaattin Çakıcı ve Kürşat Yılmaz için af çağrısı yaptı.

Çakıcı için “Ülkü ve ülke sevdalısı olan, davalarının gözü kara yiğitleri olarak bilinen” ifadelerini kullanan Bahçeli, Kürşat Yılmaz’ı da anarak, “100 bin ülkücünün imzasıyla aday gösterilseydi, bu kahramanlarımız için de cezaevinden çıkarılmaları için bir kampanya yapılacak mıydı? Bu kardeşlerimizi taş duvarların ardında çürümeye terk etmek ne kadar adil ve adaletlidir?” diye sordu.

Bahçeli'nin çağrısına Başbakan Binali Yıldırım'dan yanıt geldi. "Sayın Bahçeli zannediyorum, bölücü terör örgütlerine, onu destekleyenlere karşı, bugünlerde terör muhipleri bir çalışma içerisine girdiler, ona bir tepki olarak öyle bir konuyu gündeme getirmiş olabilir diye düşünüyorum" diyen Yıldırım, "Ama hükümet olarak bizim gündemimizde teröristlere asla ve asla af söz konusu değildir" ifadesini kullandı.

Bahçeli, ‘kader mahkumları’na af düzenlemesi getirilmesini isterken "Çocuk istismarcıları, tecavüzcüler, kadın katilleri, PKK'lılar, FETÖ'cüler hariç olmak üzere" şerhini düştü. 

 

Alaattin Çakıcı

"PKK'lı Cumhurbaşkanı adayı” diyerek HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı işaret eden Bahçeli, serbest bırakılması için düzenlenen imza kampanyaları ve çağrılara tepki göstererek, “Gene serbest bırakılmasını canla, başla destekleyen karanlık ittifak tarafları ve holigan taraftarları, sesi çıkmıyor diye kader kurbanlarının sahipsiz olduğunu falan mı düşünüyorlar? Eğer böyleyse halt ediyorlar, kesinlikle yanlışa düşüyorlar” görüşünü savundu.

"Kader çizgimiz bellidir. Bunun değiştirmek harcımız değildir” diyen MHP lideri, “Ancak kader mahkumlarının talihini değiştirebilir, onların elinden tutabilir, zincirlerinden ve zindanlardan onları çekip çıkarabiliriz. Tartışma ve konuşmaya değmez mi? Hadi buyurun…" diyerek iktidara af çağrısı yaptı.

Alaattin Çakıcı, Alaattin Çakıcı, Bolu F Tipi Cezaevinde hükümlüdür.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi.

Alattin Çakıcı'nın Derin devlet ile ilişkisi
Borsacı Adil Öngen'in kurşunlanmasıyla ilgili davaya katılan Çakıcı, yurtdışında Millî İstihbarat Teşkilatı adına çalıştığını ve hep devleti koruduğunu ama "piyon gibi" kullanıldığını öne sürdü. Çakıcı, en demokratik ve gelişmiş ülkelerde bile derin devletin var olduğunu ve olması gerektiğini savundu "ama bizdekilerin cılkı çıkmış" diye ifade etti. Millî İstihbarat Teşkilatı'nın eski Yurtdışı İstihbarat Başkanı Nuri Gündeş, bir özel kanalda derin devlet konusunun tartışıldığı canlı yayında Alaattin Çakıcı'dan söz ederken, "Dinliyorsa yanaklarından öperim; eğer devlete bir hizmeti varsa..." diye konuşmuştur.

Derin devletle ilişkili olduğu söylenen Alaattin Çakıcı'nın, bir dönem Milli İstihbarat Teşkilatı'na (MİT) da çalıştığı belirtiliyor.

"Organize Suç Örgütü oluşturmak suçu"ndan 3 yıl dört ay hapis cezası onanan Alaattin Çakıcı, Temmuz 2004'te Avusturya'nın Graz kentinde yakalanmıştı. Çakıcı'nın üzerinde "Faik Meral" adına kayıtlı, sahte bir yeşil pasaport ele geçirilmişti. Çakıcı daha sonra ise Türkiye'de cezaevine gönderilmişti.

15 Temmuz sonrası Bolu F Tipi Cezaevi'ne nakledilen Çakıcı, Haziran 2017'de Kırıkkale F Tipi Cezaevi'ne nakledildi.

Çakıcı ayrıca, ‘cumhurbaşkanına hakaret’ suçundan yargılandığı davada, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın şikayetinden vazgeçmesine rağmen 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. 

Uzun yıllardır cezaevinde olan Çakıcı, borsacı Adil Öngen’in aracının kurşunlanmasıyla ilgili davaya katıldığında, “Hep devletimi korudum, ama piyon gibi kullanıldım. En demokratik ve gelişmiş ülkelerde bile derin devlet vardır ve olması gerekir. Ama bizdekilerin cılkı çıkmış” demişti.

Alaattin Çakıcı

Cumhuriyet'te yer alan habere göre, Çakıcı hakkındaki kısa biyografi şöyle:

Çete lideri Alaattin Çakıcı, ilk olarak 17 yaşındayken bir İETT görevlisini yaralama olayına karıştı. Çakıcı, daha sonra ismini İstanbul'daki yasadışı faaliyetleriyle duyurdu. 1980'li yılların sonunda yeraltı dünyasının Ankara ayağında da adı duyuldu.

1980 askeri darbesi sonrasında gerçekleştirdiği silahlı eylemler sebebiyle tutuklandı. MHP ve ülkücü kuruluşlar davasından yargılanan Çakıcı, 41 kişinin ölümünden sorumlu tutuldu. Serbest kaldıktan sonra 1984 yılından itibaren çek-senet tahsilatı yapan grupların liderliğini yaptı.

Çakıcı'nın hüküm giydiği suçlar:

- Gazeteci Hıncal Uluç'u yaralamaya azmettirmek davasında 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

- 15 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan Karagümrük Spor Kulübü Lokali'ne yönelik 26 Mart 2000 tarihinde düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili davada, "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek" suçundan 3 yıl 4 ay, müessir fiile azmettirmekten de 14 yıl 9 ay cezaya çarptırıldı. Yargıtay çete suçundan verilen cezayı onarken, müessir fiile azmettirme cezasında usul eksikliği buldu.

- Borsacı Adil Öngen'in arabasının kurşunlanmasıyla ilgili olarak 10 yıl 10 ay cezaya çarptırıldı.

- Uludağ'da, 1995 yılında eski eşi Nuriye Uğur Kılıç'ın öldürülmesi olayında azmettirici olduğu iddiasıyla yargılandı ve 2006 yılında Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önce ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Kılıç'ın Çakıcı'ya söylediği "Öcalan senden daha şerefli" sözü nedeni ile tahrik indirimi yaptı ve neticede Çakıcı'ya 19 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verildi.

Kürşat Yılmaz

Cumhuriyet'te yer alan kısa biyografide Kürşat Yılmaz ise şöyle anlatılıyor:

12 Eylül Darbesi öncesinde Ülkücü Gençler Derneği (ÜGD) ‘nde yetkili kişilerden olan Kürşat Yılmaz, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Özel Kalemi’nde çalışan Polis Memuresi Tülay Çetin‘le evlilik yapmasıyla tekrar adını duyurdu. Yine kısa bir süre sonra ismi iki cinayete karıştı ve cezaevinde bulunduğu dönemde özel izinle evlenen Yılmaz’ın adı ilk olarak Banker Kastelli olarak bilinen Cevher Özden’i vurma olayında gündeme geldi. 17 Nisan 1999′da Türkiye’ye iade edilen ve Kartal Özel Tip Kapalı Cezaevi’ne konulan Yılmaz, 15 Temmuz 1999′da Kuşadası eski Belediye Başkanı Lütfi Suyolcu’yu öldüren tetikçi Fırat Erdoğan’ı azmettirdiği gerekçesiyle suç ortağı Yavuz Kaşıkçı’yla birlikte ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.