Hukukçular: MHP’in af teklifi Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 24 Haziran seçimleri öncesi gündeme getirdi af tartışması yeniden gündemde.

MHP, yasa teklifi hazırladı, meclise sundu. Partinin yasa teklifinde uyuşturucu, gasp, dolandırıcılık gibi suçlar af kapsamına girerken, siyasi suçlar kapsam dışında bırakıldı. Hukukçulara göre, MHP’nin teklifi Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı.

Devlet Bahçeli'nin Alaattin Çakıcı’nın tahliyesi için gündeme getirdiği "kısmi af teklifi”nin ayrıntıları netleşti. TBMM Başkanlığı’na sunulan “kısmi af teklifi”, içerdiği yeni düzenlemelerle tartışmaya neden oldu. 19 Mayıs 2018 tarihine kadar işlenen suçları kapsayan teklifte uyuşturucu, insan ticareti, gasp, dolandırıcılık gibi pek çok suç af kapsamına girerken, "devlete karşı işlenen suçlar” olarak tanımlanan siyasi içerikli suçlar kapsam dışında bırakıldı.

DW Türkçe’ye konuşan hukukçulara göre, toplumun büyük kesiminin onay vermediği yasa teklifi, mevcut hâliyle Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı.

Bahçeli’nin talimatı ile hazırlandığı için MHP kurmayları tarafından “Devlet indirimi” olarak da anılan teklifte, suçluların aldıkları toplam cezadan şartlı indirim yapılarak erken tahliyelerinin önü açılıyor. Toplam yedi maddeden oluşan teklifle tabi olunan infaz hükümlerine göre çekilmesi gereken toplam cezadan bir defaya mahsus olmak üzere beş yıl indirim yapılması öngörülüyor.

Türkiye'de 20 Eylül 2018 tarihi itibarıyla 194 bin 404’ü hükümlü olmak üzere, yaklaşık 254 bin kişi cezaevlerinde bulunuyor. MHP’nin söz konusu yasa teklifinden yararlanacak tutuklu ve hükümlü sayısının ise 163 bin olacağı hesaplanıyor. Bu sayının büyük çoğunluğunu ise uyuşturucu, hırsızlık, yağma, gasp ve dolandırıcılık suçlarından cezaevine girenler oluşturuyor.

Bununla birlikte cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, çocukların cinsel istismarı, kasten adam öldürme, işkence, casusluk, Atatürk aleyhine ve devlete karşı işlenen suçlar ise kapsam dışında tutulmuş durumda.

MHP’nin af teklifini değerlendiren İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Adem Sözüer’e göre, söz konusu düzenleme Türkiye’nin son dönemde çok tartışılan adalet sistemi açısından pek çok tehlikeyi içinde barındırıyor.

1987 yılında yürürlüğe giren Terörle Mücadele Kanunu ve 1999’daki "Rahşan Affı” sonrasında ortaya çıkan af tartışmalarına da işaret eden Sözüer’e göre,  Türkiye’de af sistemi artık “istisna değil kural” olmuş durumda.

Bu düzenlemenin Türkiye’nin hukuk sisteminde yeni yaralar açacağını kaydeden Sözüer,  şöyle konuşuyor:

“Ağzına kadar dolan cezaevlerini af yasalarıyla boşaltmaya çalışmak yerine, ‘Cezaevleri neden bu kadar doldu?' diye sormak gerekiyor. Bu düzenleme ile yasa dışı bir örgüte üye olan ama hiçbir eyleme katılmamış bir çocuk cezaevinde kalmaya devam edecek. Ama binlerce uyuşturucu satıcısı serbest bırakılacak.  Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olan bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesi’nden geri döneceğini düşünüyorum.”

MHP’nin af teklifine ilişkin en çok merak edilen konulardan biri, 90’lı yıllarda siyaset-mafya ilişkilerinde adı sıkça geçen suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı’nın tahliye edilip edilmeyeceği. Teklifi hazırlayan isimlerden biri olan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yılmaz, düzenlediği basın toplantısında Çakıcı’ya ilişkin gelen sorular üzerine, “Alaattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz ya da benzer arkadaşlar için kanun çıkmaz. Kanun kapsamındaysa bu arkadaşlar da elbette yararlanır. Ama işi Çakıcı, Yılmaz’a getirirsek bu çok uygun olmaz” açıklamasında bulundu.

1996 yılında siyaset-mafya-emniyet ilişkilerini gün yüzüne çıkaran Susurluk kazası sonrasında başlattığı “Sürekli Aydınlık İçin 1 Dakika Karanlık” eylemi ile kamuoyunda büyük etki yaratan avukat Ergin Cinmen, MHP'nin teklifini, “Bu düzenleme, Türkiye’de mafyanın yeniden dirilmesine yol açabilir” sözleriyle eleştiriyor.

Cinmen, şöyle konuşuyor:

"Bu af düzenlemesi, özünde Çakıcı ve onun gibi çevreleri kurtarmak için hazırlandı. Çünkü bu insanlar MHP’nin aktif kadrolarıydı. Ayrıca MHP, şimdilerde bir kısmı BBP ile de anılan bu isimleri yanına çekerek BBP tabanına da ulaşmaya çalışıyor. Bu af düzenlemesi bu hâliyle uygulanırsa, Türkiye’de mafyaya yeni kan pompalamaktan başka işe yaramayacak.”

Peki, Türkiye’de daha geniş kesimleri içine alacak ve Anayasa’nın eşitlik ilkesine uygun bir af düzenlemesi yapmak mümkün mü? Diyarbakır Barosu Başkanı Ahmet Özmen, bu soruya “Geniş çaplı bir af konusunda toplumsal talep var. Ama bunun için siyasette uzlaşma ve diyalog sağlanması gerekiyor” diye yanıt veriyor.