Yaşar Yakış
Ara 29 2017

Yaşar Yakış, Erdoğan’ın Afrika gezisini yorumladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan üç Afrika ülkesini, Çad, Sudan ve Tunus'u ziyaret etti.

Erdoğan'a seyahatinde aralarında kabine bakanlarının ve  Genelkurmay Başkanı'nın da olduğu bir heyet eşlik etti.

Bu Türkiye Cumhurbaşkanı'nın Sudan'a ilk ziyareti.

Türkiye'nin Sudan ile hep iyi ilişkileri olmuştur. Sudan'ın zengin doğal kaynakları nedeniyle işbirliği potansiyeli çok büyük ancak istikrarsızlık ve güvenlik durumu ülkeyi daha az çekici kılıyor.

Türkiye Afrika'nın önemini Batılı ülkelerinden iki yüz yıl sonra anladı. Bu gecikmeyi dikkate alarak Afrika'ya açılma programını 21. yüzyılın başında başlattı.

Büyükelçiliklerin sayısını üçe katladı. Türk Hava Yolları birçok Afrika istikametine seferler başlattı.

Türk işinsanları, Batılı işinsanlarının yeteri kadar çekici bulmadığı ülkelerde oldukça başarılı. Ziyaret süresince ticaret işbirliği, bilimsel ve teknolojik ortaklık, madencilik, hayvancılık, eğitim, çevre, KOBİ'ler ve turizm alanında ikili anlaşmalar imzalandı.

Heyette Genelkurmay Başkanı'nın bulunması ve bazı tarihi yapıların restorasyonu amacıyla Sudan kıyılarına bitişik Savakin adasının tahsis edilmesi, Türkiye'nin Sudan'da veya Afrika'nın herhangi bir yerinde askeri bir rol arayışı yönünde spekülasyonlara yol açtı.

Türkiye böyle bir rol arayışında olabilir ama bunu başarması için dev çaba göstermesi gerekiyor.

Türkiye-Sudan ilişkileri bunu görece daha kolay hale getiriyor çünkü Erdoğan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin Sudan Cumhurbaşkanı Ömer El-Beşir'i tutuklama ve mahkemeye gönderme talebini resmen reddetti.

Çad ve Tunus'a ziyaretler oldukça yumuşak ama muhtemelen daha az içerikle gerçekleşti.

İki taraf dostça ilişkilerini tazeledi, Filistin davasının çözümü ive uluslararası teröre karşı savaş için işbirliği kararlılığını tekrarladı.

Üç ülke ziyareti de başarılı geçti ve tam zamanında yapıldı ama bu durum böylesi ziyaretlerden gerçekçi olmayan beklentiler doğurabilir, çünkü ziyaret edilen ülkelerin Türkiye'ye yapabileceği sınırlı sayıda katkı var.

Ziyaret sırasında imzalanan anlaşmalara Türkiye'nin değer katıp katmayacağı henüz belli değil. Diğer yandan Türkiye'nin yeni pazarlara ve dünyada yeni dostlara ihtiyacı var.