Metin Akpınar: Afrin’e evet ama 'Savaşa hayır' diyorum

Türkiye, Afrin operasyonunu başlatırken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Şu anda adım adım takip ediliyorsunuz” sözleri ile harekata karşı çıkanlara yönelik girişimler olacağı az çok rengini belli ediyordu.

Ve “savaş karşıtı” paylaşım yapan gazeteci, yazar, aydın ve siyasetçilere yönelik gözaltı ve tutuklama dalgaları opersayonun ilerleyen günleri ile birlikte artarak sürüyor.

Erdoğan, barış çağrısı yapan aydınları da hainlikle suçlarken, Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi doktor ve akademisyenler başta olmak üzere “Savaşa Hayır” bildirisi yayımlayan birçok STK hakkında soruşturmalar başlatıldı.

Ancak buna rağmen savaş karşıtı söylemi sürdürmekte ısrarlı bazı aydın ve sanatçılar.

Türkiye’nin önde gelen kıdemli Kürt siyasetçilerinden Tarık Ziya Ekinci, Ahval’e verdiği mülakatta, “Recep Tayyip Erdoğan, operasyon diyor. Ben savaş diyorum. Kendi koyduğum isim bana risk getiriyorsa, o riske katlanırım” diyerek Afrin operasyonuna karşı durduğunu dile getirmişti.

Yeşilçam’ın efsanelerinden Metin Akpınar da, Posta gazatesinden Alev Gürsoy Cimin'e verdiği söyleşide, “Afrin harekatını desteklediğini belirtiyor ama “çok dikkat edilmesi gerektiğini” söylüyor ve ekliyor:

“Ben bu operasyonu düşünmeksizin ‘Savaşa hayır’ diyenlerdenim çünkü savaşın galibi olmaz. Korku bulaşıcıdır. Bulaşmaması için tedbirli olmak gerekir. İnsanlar nasıl özgür beyanlarını verip geleceklerini tayin edebiliyorlarsa, kanaatlerini söylerken de özgür olmalıdır. Bedel ödenecek ise, ne yapalım 77 yaşından sonra hapishaneye de gireriz.”

Sanatçının özgür olması gerektiğini vurgulayan Akpınar, “Söyleyecek sözü olan her yere yazmalı” diyor. 

Zeki Alasya ile birlikte 1967'de İstanbul'da kurdukları tiyatro topluluğu Devekuşu Kabare’de sergilenen oyunların özelinde özgürlük ve eleştirinin vazgeçilmez olduğunu belirten Akpınar, “Bizim sanatımız hiciv sanatı. Neyi hicvediyorsunuz, sizi yönetenleri…” ifadesini kullanıyor.

Türkiye demokrasisini 'cici demokrasi' olarak tanımlayan Akpınar, bunun gerekçesini de şu sözlerle açıklıyor:

"Demokrasinin modern tarifi şu: Şiddet unsuru olmaksızın, silah devreye girmeksizin, bireylerin özgür iradeleriyle geleceklerini tayin edebildikleri kurum ve kuralların işlediği rejime demokrasi denir. Bunun kenarından geçene ise ‘cici demokrasi’ denir. En son referandumu yaşadık, biliyorsunuz.

Ben bu rejim değişikliğinde ‘hayır’dan yanayım. Öyle de oy kullandım zaten."

"Bunları söylerken korkmuyor musunuz" sorusuna da şu yanıtı veriyor Akpınar:

"Korku bulaşıcıdır. Bulaşmaması için tedbirli olmak gerekir. İnsanlar nasıl özgür beyanlarını verip geleceklerini tayin edebiliyorlarsa, kanaatlerini söylerken de özgür olmalıdır. Bedel ödenecek ise, ne yapalım 77 yaşından sonra hapishaneye de gireriz."

http://www.posta.com.tr/metin-akpinar-77-yasindan-sonra-hapse-de-girerim-haberi-1378276