Oca 26 2018

'Afrin konusunda uluslararası kamuoyu Türkiye'nin aleyhine döndü'

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında, Türkiye'nin YPG'yi hedef alan Afrin operasyonu nedeniyle gerilimli geçen telefon görüşmesinin detayları ortaya çıktıkça, uluslararası kamuoyunun Türkiye'nin aleyhine döndüğü yorumları yapılıyor.

T24'te yazan emekli Büyükelçi Oğuz Demiralp de bu noktaya dikkat çektiği yazısında, "Trump’ın açıklaması yenilir yutulur değil" yorumunu yapıyor.

Afrin konusunda uluslararası kamuoyunda havanın Türkiye'nin aleyhine döndüğüne dikkat çeken Demiralp, buna gerekçe olarak kamu diplomasisinde geri kalmayı gösteriyor.

Avrupa basınını yanına alma, yani başarılı bir kamu diplomasisi yürütülmesi, konusunda İnönü ve Lozan örneğini veren Demiralp bu konunun araştırılmasını istiyor.

Suriye'deki savaşın dolaylı olarak bir parçası olunması konusunda şu görüşleri dile getiriyor Demiralp:

"Biz Suriye’ye niye karıştık? Esad rejimi demokrasi ve insan haklarına saygı göstermediği için karıştık. Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve siyasal birliğini hiç bir zaman sorgulamadık. Tersine: Esad’ın yol açtığı insan hakları felâketinin ülkenin toprak bütünlüğüne ve siyasal birliğine zarar vereceğini değerlendirdik, onun için Suriye’ye karıştık. Bugün de, resmi açıklama düzeyinde, Suriye politikamızın esası bu değil mi?

Suriye’nin üçte biri kadarına fırsattan istifade el koymaya çalışan gücün ideolojik özü bakımından Esad rejiminden farkı ne? Aynı totaliter, Stalinist toplum ve insan anlayışı... Onun için onyıllarca birbirini kucak kucağa desteklediler."

Demiralp, Lozan'da özgürlüklerle ilgili Türkiye'nin verdiği vaadi hatırlatıyor ve ekliyor:

"Lozan’ın vaadi “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” insanlar ülkesi olarak Türkiye’dir. Bu vaadin gerçekleştiğine uluslararası toplum ikna olduğu ölçüde bizim Suriye politikamıza destek artar, Suriye halkı örnek olarak bize bakar. Bizim bölgesel misyonumuz, Suriye ve diğerlerine, bağımsız bir ülkede özgür vatandaşlar olarak yaşamayı öğretmek olmalıdır..."