Şub 01 2018

'Afrin operasyonun bir karşılığı olması için seçimler erkene çekilecek'

Afrin operasyonu 12’nci günü geride bırakırken, harekat üzerinden bir kez daha hareketli günler yaşanıyor Rusya-ABD-Türkiye ilişkilerinde.

Özellikle bölgede YPG’ye verdiği destekle bilinen ABD için durum biraz daha kırılgan. Üst üste açıklamalar ve uyarıların yanı sıra Türkiye’nin “haklılığını” ifade eden ve herhangi bir yaptırım olmaması söz konusu zaman zamanda.

Rusya ise Türkiye’ye yeşil ışık yakmış vaziyette ama endişeleri yok değil. Türkiye, Menbiç ve İdlib’e de gireceğini ilan etti. Ancak bu, o kadar da kolay olmayacağa benziyor.

ABD, Menbiç’i “kırmızı çizgisi” olarak belirlerken, İdlib’de ise Rusya’nın desteğiyle nüfuzunu artıran Şam rejimi var. Türk ordusu ile Suriye ordusunun karşı karşıya kaldığı iddiaları dolanıyor son günlerde hatta.

İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde görevliyken KHK ile ihraç edilen Doç. Dr. Erhan Keleşoğlu da bu durumu değerlendiriyor Evrensel gazetesinden Şerif Karataş’a verdiği mülakatta.

Küresel oyuncuların bile bölgede uzun vadeli oyun kuramadığını söyleyen Keleşoğlu,  Türkiye gibi orta büyüklükteki aktörlerin oyun kurmasının pek mümkün olamadığı görüşünü savunuyor ve Afrin için uzun vadeli bir planın yapılmasının zor olduğunu söylüyor.

Afrin operasyonunun, ABD’yi zorlamak, ciddi olduğunu göstermek ve Türk-ABD ilişkilerinin stratejik niteliğinin tehlikeye düşebileceğini ABD yönetimine göstermek olduğunu belirtiyor genel manada Keleşoğlu.

ABD yönetiminin, askeri kanadı, siyasi kanadı ve diplomatik kanatları arasında ciddi uyumsuzluk gözlendiğine Keleşoğlu da dikkat çekiyor:

Afrin’le iç politikaya ise “yeni bir rejim inşa edildiği” mesajının verildiğini öne sürüyor:

“Daha otoriter, daha milliyetçi, muhafazakar bir rejim. Bu manada Afrin operasyonu bir katalizör görevi görüyor. Yine, yeni inşa edilen rejim açısından Kürt meselesi çok kilit bir yerde duruyor.”

Operasyon sonunda ne olacağının kestirilemediği bir ortam var şu anda bölgede.  PYD ile rejim arasındaki görüşmelerin hâlâ devam ettiği gelen açıklamalardan anlaşılıyor.

Öyle ki, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’nın Rusya’da Rusya Genelkurmay Başkanı Valeriy Gerasimov’la görüşmesinden bir gün sonra YPG Komutanı Sipan Hemo da oradaymış.

“Türkiye basını buna pek önem vermedi ama bu ilişkilerin nasıl yürütüldüğünün bir göstergesi aslında” diyor Keleşoğlu ve ekliyor:

“Yani SDG kanadı da farklı oyuncularla, küresel oyuncularla; Rusya ile, ABD ile bölgesel güçlerle diplomatik ilişkilerini devam ediyor. Pazarlıklar da devam ediyor. Bir yandan Türkiye hamle yaparken, karşı taraftan da zayıf bir aktör olarak SDG de hamle geliştirmeye çalışıyor.”

Türkiye’nin ise Rusya ile ilişkisini geliştirerek, SDG’nin elinden Rus kartını geri aldığını söyleyen Keleşoğlu’na göre, Ruslar karşılığında ne aldılar? Bu meçhul…

“Milliyetçi hezeyanların yükseltildiği bir dönemden geçiyoruz” diyen Keleşoğlu, “Şimdi Afrin operasyonun siyasi anlamda bir karşılığının olması için seçimlerin erkene çekilmesi lazım” iddiasını dile getiriyor.

https://www.evrensel.net/haber/344592/afrin-operasyonu-yeni-rejim-icin-katalizor-islevi-goruyor