Mar 23 2018

Alman hukukçu: Afrin operasyonu devletler hukukuyla çelişiyor

20 Ocak'ta başlayan Afrin operasyonunun iki ayı dolmadan Türkiye Afrin kent merkezine girdi. Türkiye'nin Özgür Suriye Ordusu ile başlattığı operasyonda kent merkezine girilirken ajanslara yansıyan görüntüler tepki çekmişti.

Ajanslar tarafından paylaşılan görüntülerde ÖSO güçlerinin kenti yağmaladığı görülüyordu. TSK ve ÖSO güçlerinin kente girişinin ardından ise binlerce sivilin kentten ayrılış görüntüleri de ajanslar tarafından servis edilmişti.

DW Türkçe'de yer alan haberde ise Devletler hukuku uzmanı Prof. Marcel Kau tarafından Türkiye'nin Afrin'e düzenlediği operasyon ele alınıyor. Haberde, operasyonun devletler hukukunu ihlal edip etmediği masaya yatırılıyor.

Operasyonunun devletler hukukuna bağlı kalınıp kalınmadığına dair büyük endişelerin bulunduğunu belirten Kau, "insani devletler hukukunun bugünkü düzenlemeleri savaşanlarla savaşmayanlar arasında, yani askerlerle sivil halk arasında ciddi bir ayırım gözetilmesine dayanıyor. Bu bağlamda kentlerin kuşatılması ve ele geçirilmesi bu prensip ile çelişen bir uygulama" diyor.

Türkiye'nin operasyon gerekçesini terörle mücadeleye dayandırması konusunda ise Kau, devletler hukukunun sınır ötesi operasyonlarda, bu tür silahlı ihtilaflarda çok çekimser bir tutuma sahip olduğuna işaret ederek, şöyle devam ediyor:

"Temelde 1945 yılında yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler Şartı'ndan bu yana şiddet kullanma yasağı bulunuyor. Bunun tek istisnası Türkiye'nin de operasyona dayanak gösterdiği meşru müdafaa hakkı. Suriye'nin kuzeyindeki Kürtlerle Türkiye'nin doğusundaki Kürtler arasında işbirliği olabilir, bu çok yüksek bir ihtimal.

Ancak akla gelen ilk soru bunun Türkiye'nin Suriye müdahalesine meşru zemin kazandırıp kazandırmadığı. İkinci mesele ise şu: Suriye iç savaştan ötürü zaten bu dönemde devlet egemenliği ve devlet erkinin işlemesi konusunda sorunlar yaşıyor. Böyle bir durumda devletler hukuku, sınır komşusu güçlerin bu geçici zayıflığından faydalanmamasını, yani o ülkeye herhangi bir askeri müdahalede bulunmamasını öngörüyor.

Kau, Türkiye'nin Afrin'de kalış süresinin uzaması halinde ise bunun operasyon gerekçesinde oluşan tereddütleri artıracağını söylüyor:

"Türk askeri Suriye'de ne kadar uzun süre kalırsa, operasyonun gerekçesinin "meşru müdafaa" olduğu konusundaki tereddütler de o denli artar."

Kau, Birleşmiş Milletler'de operasyona dair devletler hukukuna aykırı olduğu iddiasıyla Türkiye'ye bir yaptırım kararının çıkmasının önündeki engelin ise BM Daimi üyesi olan Rusya olduğunu paylaşıyor.

HABERİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN