Oca 22 2018

Guardian yazarı: Bu bir kumar ve ters tepebilir

 

Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "fiilen başlamıştır" sözleri ile start alan Afrin operasyonu üçüncü gününe girerken, bölgeye sevk edilen tank ve asker sayısı da artıyor. 

Her ne kadar Erdoğan, yabancı medyada Afrin üzerine yazılan haber ve yorumların Türkiye medyasında yer bulmasını istemediğini gazetecilere açık açık bildirse de, dış dünyanın bu operasyonu nasıl değerlendirdiği hayli önemli.

Onlardan biri de The Guardian Gazetesi yazarlarından Simon Tisdall. 

"Erdoğan'ın kumarı ters tepebilir" başlıklı yazısında Tisdall, Erdoğan için 'dik kafalı' tabirini kullanıyor ve ABD, Rusya ile Esad'a rağmen yapılan operasyonun riskli bir kumar olduğunu ve ters tepebileceğini savunuyor.

BBC Türkçe'nin aktardığına göre, Tisdall şu değerlendirmelerde bulunuyor:

"Türkiye'nin dik kafalı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Rusya, ABD ve Beşar Esad rejimine rağmen Suriyeli Kürtlere karşı kesin bir zafere oynuyor. Ancak bu riskli kumar, hızla ters tepebilir.

"2011'de iç savaşın başlamasıyla birlikte Türkiye, Batı ile birlikte Esad'ın devrilmesi politikasını benimsedi. IŞİD, Irak ve Suriye'de ortaya çıkınca, NATO üyesi Türkiye de diğer ülkeler gibi örgüte karşı mücadele etti. Ancak 2015'te PKK ile ateşkes sona erince Suriye ve Irak kaynaklı Kürt 'terör tehdidi' Erdoğan'ın büyük takıntısı haline geldi.

Erdoğan, 2016'daki başarısız darbe girişimini Kürt haklarını savunan siyasi partilere karşı bir tasfiye süreci olarak kullandı. Esad'ın müttefikleri Rusya ve İran'la da anlaşarak, bu ülkelerin Suriye politikalarını kabul etti ve Erdoğan böylece 2016'da ilk büyük Suriye harekâtını gerçekleştirebildi.

Erdoğan ve onun gibi düşünen milliyetçiler için Kuzey Irak'tan başlayıp Hatay sınırına kadar ulaşan ve hatta Türkiye'nin güneydoğusunu dahi kapsayabilecek olan özerk ya da bağımsız bir Kürt yapısı varoluşsal bir kâbus.

Böyle bir gelişmeyi önlemek, diğer tüm konuların önüne geçmiş durumda. Erdoğan kozlarını bir kez daha oynuyor.

Yazıda Türkiye'ye verilen uluslararası desteğin sınırlı olduğu belirtilirken, özellikle küresel güçlerin operasyona sıcak bakmadığının altı çiziliyor.

Tisdall yazısını şöyle sürdürüyor:

 

"Kürt direnişi bir yana, Erdoğan'ın en büyük sorunu büyük aktörlerin kendisini desteklemiyor olması. Geçtiğimiz hafta operasyona Rusya'dan yeşil ışık alabilmek adına Moskova'ya yetkililer göndermek durumunda kaldı. Buna karşın Rusya operasyonla ilgili ciddi endişelerini dile getirdi.

Rusya olası bir kazayı önlemek adına Afrin'deki birliklerini geri çekti. Ancak hâlâ Afrin'de hava sahasını kontrol etmeye devam ediyorlar ve her an müdahil olabilirler.

Esad ve büyük ihtimalle İran Erdoğan'a karşı fazlasıyla öfkeli. Şam yönetimi operasyonun Menbic'e doğru genişlemesi durumunda karşılık verileceği tehdidini dile getirmişti.

İran, Esad ve Rusya Suriye'nin Türkiye ile olan sınırının IŞİD, diğer cihatçı gruplar ya da ABD destekli rejim karşıtı muhaliflerdense Kürtler tarafından kontrol edilmesini tercih ediyor.

"Suriye'de savaş sonrası tablonun kendi çıkarları paralelinde şekillenmesini istiyorlar. Ancak Erdoğan'ın başına buyruk hareketleri bu çıkarları tehdit edebilir."