Oca 30 2018

'İkinci kez Halep'e girmeye çalışan TSK konvoyunda patlama: 1 kişi hayatını kaybetti'

Dün gece Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait (TSK) tanklar, iddiaya göre konvoy halinde Halep'e girmek istedi. Halep'e giriş yaparken ise Rus uçakları ve Suriye ordusu tarafından önleyici saldırı gerçekleştirilerek TSK'ye ait tankların Halep'e girişine engel olunduğu ileri sürülmüştü.

 

Bugün ise TSK birliklerinin konvoy halinde ikinci kez Halep'e girme girişiminde bulunduğu ve konvoyda patlama gerçekleştiği ifade ediliyor. Evrensel'in haberine göre Türk Silahlı Kuvvetleri’ne ait askeri konvoy, dünkü girişiminin ardından bugün yeniden Halep’in güneyine doğru yola çıktı. Ancak konvoy, Atarib’den geçtiği sırada patlama meydana geldi.

Al Aan Televizyonu’ndan Jenan Moussa’nın aktardığı iddiaya göre patlamanın nedeni tam olarak bilinmiyor. Bazı kaynaklar yol üzerindeki bir mayının patladığını iddia ediyor. Bazı iddialara göreyse Suriye ordusu, konvoya ikinci kez müdahale etti. Patlama sonrası konvoyda ölen ve yaralananların olduğu öne sürülüyor. Al Jazeera Arapça, 3 Türk askerinin patlamada hayatını kaybettiğini iddia etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamada ise saldırı doğrulanarak, "İdlib Gerginliği Azaltma Kontrol Gücü faaliyetleri kapsamında, 30 Ocak 2018 tarihinde İdlib kuzeyinde intikal halinde olan konvoyumuza, bölücü terör örgütü mensubu silahlı teröristlerce bombalı araç ile yapılan saldırı sonucu konvoyda görevli bir kahraman sivil görevli personelimiz şehit olmuş, bir kahraman silah arkadaşımız ile bir sivil görevli personelimiz yaralanmıştır" denildi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise yaşamını yitiren personelin DSİ çalışanı Yasin Tanboğa olduğunu açıkladı.

İngiltere merkezli Suriyeli muhalif oluşum Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de konvoyun "Suriye hükümetine yakın güçler" tarafından hedef alındığını ve bir tank taşıyıcının kullanılamaz hale geldiğini iddia etti.

    P24'te ise Ümit Kıvanç, önceki gece yaşananları kaleme aldı. Kıvanç, "29 Ocak’ı 30’una bağlayan gece, Suriye’yi izleyen herkesi yerinden fırlatan gelişmeler yaşandı. Gazeteciler ve gözlemciler olarak uzun süre neler döndüğünü anlamaya çalıştık. Hemen belirtmeliyim ki, sonunda tam anlamış olamadık." diyor.

    Afrin'e yönelik bilgi kanallarının tıkanıklığı nedeniyle gelişmelerin dış basından takip edilebildiğine işaret eden Kıvanç, yaşananları ise 'bilebildiklerimiz' notuyla şöyle anlatıyor özetle:

    29 Ocak gecesi muhtemelen on-on bir sularında, görgü tanıklarının “çok uzun” diye tarif ettikleri bir TSK konvoyu Türkiye’den Suriye topraklarına girdi, Türk ordusunun gözetleme noktaları ve denetim kurduğu Efrin güneyindeki bölgeden İdlib’in içine doğru -kuzeybatıdan güneydoğuya doğru- yol almaya başladı.

    15-20 arasında tankın, 30 kadar zırhlı-silahlı personel taşıyıcının, iş makinelerinin de yeraldığı, kiminin 70, kiminin 100 araçtan meydana geldiğini ileri sürdüğü (gün ağardığında 55 araçtan meydana geldiği görülen) TSK konvoyu, Batı Halep’te cihatçıların elinde kalan bölgede bulunan El-Eys’e doğru ilerlemeye koyuldu.

    Suriye ordusu ve müttefiklerinin mevzilerine iki-üç kilometre uzaklıktaki El-Eys’e iki gün önce bir Türk askerî heyeti gelip gözlem ve incelemeler yapmış, bu gezi, Türkiye’nin Rusya ile anlaşması gereği İdlib’te çatışmasızlık bölgeleri kurma konusunda henüz yerine getirmediği vaadini gerçekleştirmeye girişeceğine yorulmuştu.

    El-Eys, Suriye ordusunun günler süren zorlu muharebelerin sonunda cihatçılardan kurtardığı Ebu el-Zuhur Hava Üssü’ne 29 km mesafede. Yani şu andaki en sıcak çatışma bölgelerinden birinin dibinde. Stratejik ve simgesel anlamı yüksek birinin.

    Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) elindeki bölgede, şüphesiz onlarla bir tür koordinasyon içerisinde ilerleyen konvoyun yolu boyunca Türk savaş uçaklarının uçtuğuna dair haberler yayıldı. Türk jetlerinin sınırı geçip, Efrin dışında da Suriye hava sahasını kullandığı tekrar tekrar ileri sürüldü.

    Ancak uçakların konvoyun gidişinde değil de, şimdi aktaracağım top atışlarından sonra geri dönüşü sırasında koruma amacıyla ona eşlik ettiği yollu haberler daha mantıklıydı. Türk uçakları gerçekten İdlib içlerine doğru uçtu mu, esin bilmiyoruz, uçtularsa da herhangi bir olaya karışmadılar.

    Konvoyun hareketi Suriye veya Rusya (kesinleşemedi) jetlerince sürekli izlendi. Bir Suriye jet pilotunun kule ile konuşması olduğu ileri sürülen kayıt, yerel aktivistler (veya örgütler ??) tarafından paylaşıldı. Buna göre pilot “Batı Halep kırsalına” (yani konvoyun ilerlediği yere) yöneldiğini bildiriyor, kule de ona, “Onları (TSK) ateş açarken görürsen karışma,” gibi tuhaf bir talimat veriyordu.

    Konvoy İdlib’ten Batı Halep’e geçmek üzereyken Rusya jetlerinin konvoyun yolu üzerinde 15 km kadar ileride biryerleri bombaladığı ileri sürüldü. Hattâ bir ara, konvoy ilerlemesin diye sadece 2 km ötesine bombalar attılar, dendi. Ancak havadan bombardıman olup olmadığı, olduysa bunu Rusya savaş uçaklarının mı yoksa Suriye’nin mi yaptığı kesinliğe kavuşturulamadı. Sözkonusu telsiz konuşması doğruysa, havadan ikaz bombardımanı ihtimali zayıflıyor.

    Türk konvoyunun El-Eys’e ulaşmadan önce geçmek durumunda olduğu, Uluslararası Kurak Alanlar Tarımsal Araştırma Merkezi’ne ait bölgeye ve Kemeri civarına da (El-Eys’e 7-8 km) Rusya (Suriye ??) uçaklarının bomba attığı söylendi. Bu bilgi de doğrulanmadı.

    Batı Halep’te, Suriye ordusu ve, (a) bir iddiaya göre Hizbullah’ın, (b) başka iddiaya göre İranlı milislerin, (c) üçüncü iddiaya göre Iraklı milislerin Türk konvoyuna top ateşi açtığı, Türk konvoyundan karşılık verildiği, El-Eys’e 3 km kadar uzaklıktaki Hâdır’a roket atıldığı ileri sürüldü. Bu bilgi birkaç kanaldan geldi, haber ajanslarınca tekrarlanmadı.

    Suriye hükümeti yanlısı bir Facebook hesabından, Kemeri civarındayken Türk askerî konvoyuna Suriye ordusunca top ateşi açıldığı iddiası tekrarlandı, “Bu, ateşle oynamaması için Türkiye’ye bir mesajdı” sözleri yayımlandı. Propaganda sosuyla bezenmiş veya sadece propaganda amaçlı da olabilecek bir paylaşım.

    Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türk konvoyuna ateşin “Arap ve Asyalı silahlı gruplar” tarafından açıldığını duyurdu. Yani ilki Suriye ordusu veya Iraklı milisler, öbürü İran adına burada bulunan Afgan milisleri olabilir. Yine SOHR, olayın geçtiği yeri “Lübnan Hizbullah’ı ve İran Devrim Muhafızları’nın sorumlu olduğu bölge” diye tanımlıyor.

    Konvoyu çıplak gözle görebilen yerel ahaliden edinilen bilgilere göre, karşılıklı top veya roket atışları üzerine konvoy geri döndü. Geceyarısından sonra, Türk askerî konvoyunun, hedefi olan El-Eys’e 12-13 km mesafedeki Kefir Heleb’e çekildiği, araçların farlarını söndürerek durduğu, beklediği bildirildi. Bugün öğleden sonra, konvoyun beklediği yerde çekilmiş fotoğrafları paylaşıldı.