Şub 22 2018

Jerusalem Post makalesi: Türkiye Afrin’den galip çıkmayacak

TSK’nin ‘Zeytin Dalı’ adını verdiği ve ÖSO unsurlarının desteğiyle gerçekleştirdiği operasyonda Şam rejiminin YPG ile anlaştığı bilgisi ve Esad rejimi yanlısı güçlerin Afrin’e doğru ilerlediğine dair görüntüler, bölgede tansiyonu yükseltmiş durumda. Afrin’de aktörlerin sayısı çoğaldıkça operasyonun seyrine ilişkin değerlendirmeler de evriliyor.

İsrail’in Jerusalem Post gazetesinde Akil Marceau imzalı ‘’Türkiye Afrin Savaşı’ndan galip çıkmayacak’’ başlıklı makale, başlıktan da anlaşılacağı üzere Türkiye’nin galip gelemeyeceğini savunuyor. Marceau’ya göre Suriye’nin ana aktörlerinden İran ve Rusya, Türkiye’nin bölgede etkin bir oyuncu olmasına izin vermeyecektir. Jerusalem Post yazarı, iki ülkenin Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırmak için operasyonu ‘desteklediği’ kanaatinde.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, Atatürk’ün ‘’Yurtta sulh, cihanda sulh,’’ düsturundan hızla adımlarla uzaklaştığını ifade ederek başlayan yazı, giderek Batı değerlerinden uzaklaşan bir Türkiye’nin cv’sine Suriye’de Selefi grupları silahlandırmayı eklediğine vurgu yapıyor.

Yazının satır başları şöyle:

Türkiye’nin İslamcı değişimi Batı’nın  - Avrupa başkentlerinde ölümcül saldırılara nedeni olan - İŞİD terörüne son verme planlarını baltalıyor. Zeytin Dalı Harekatıyla yoğun çatışmaların gerçekleştiği ve binlerce hayata mal olan bölgenin istikrarlaşması girişimine engel olunuyor.

Afrin’den Türkiye’ye bir tek mermi daha atılmadı. Kuşatılmış bölge şimdiye kadar 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşına karşı korundu. Afrin bölgesi, cihatçılardan kaçan on binlerce Suriyeli için korunak işlevi gördü.

Türkiye’nin Afrin’deki askeri müdahalesinin tek gerekçesi kuzey Suriye’de kendi idari yapılanması ve yerel seçim sistemini oluşturan Kürt bölgesinin kurulmasına engel olmak.

Türkiye topraklarındaki Kürt nüfusuna ilişkin kaygılı; bu nüfusun TBMM’deki seçilmiş temsilcileri, ya yargılanıyor ya da parmaklıklar ardında. Kendi topraklarında yaşayan, sayıları 15-20 milyon olan Kürtler ve 40 yıllık başarısız askeri müdahaleleriyle Türkiye’nin böyle bir operasyonun ihraç edilemeyeceğini ve komşu Suriye’de de aynı mağlubiyete neden olacağına ikna olmuş olması gerekiyordu.  

Bugün Kürtler, laik ve çok-inançlı bir toplum olarak IŞİD’e karşı uluslararası savaşın en önemli müttefiklerinden biri olmaya devam ediyor. Şimdi bu ittifaklarının bedelini ödüyorlar.

Erdoğan’la gelmesi beklenen ‘İslami demokratlık’ umutları kısa sürede kayboldu; partisinde Ahmet Davutoğlu ve Abdullah Gül gibi ‘ölçülü’ isimleri susturduktan sonra 15 Temmuz darbe girişimiyle Erdoğan’a ordu ve yargıyı da tasfiye etme imkanı doğdu.

Türkiye’nin bu müdahalesi başarısız olacak. Zeytin Dalı Operasyonu, kapalı kapılar ardında Türkiye’nin asla Suriye’de ciddi bir aktör olmasına izin vermeyecek olan Rusya ve İran tarafından Türkiye’nin Batı’dan uzaklaşması için destekleniyor. Suriye, İran ve Rusya’nın özel ‘avlanma sahası’ ve Türkiye bu ‘şeytani ittifak’ta sadece bir çırak.

Kürtleri kurban edilmek üzere terk etmek Batı için çok büyük bir manevi yenilgi olur.

Afrin’in düşmesi Batı’nın teröre karşı mücadelesinde yenilgi anlamına gelir ve bu savaşta Batı’yı başladığı noktaya geri götürür.