Ara 08 2018

Milletvekillerine Afrin mektubu 11 ay sonra soruşturmalık oldu

TSK’nin ‘Zeytin Dalı’ adını verdiği Afrin harekatıyla ilgili birçok kişiye sosyal medya hesaplarından paylaşımda bulundukları için soruşturma açılmıştı. 

Bu kez, Afrin'e müdahaleyle ilgili milletvekillerine mektup gönderen Yurttaş Girişimi üyeleri hakkında soruşturma açıldığı ortaya çıktı.

Soruşturma açılan mektubu gönderenler arasında eski bakanlar Fikret Ünlü, Bahattin Yücel, Ertuğrul Günay, Ertuğrul Yalçınbayır ve Ziya Halis’in yanı sıra Zülfü Livaneli, Gülriz Sururi, Genco Erkal, Halil Ergün, Hasan Cemal, Ayşe Hür, Rakel Dink, Lale Mansur, Suavi, Tarhan Erdem, Ufuk Uras gibi isimler yer alıyordu.

Edinilen bilgiye göre, mektubun kamuoyuna yansımasından 11 ay sonra, mektupla ilgili A Haber tarafından 24 Ocak 2018’de yayınlanan ‘170 imza ile ikinci bildiri skandalı’ başlıklı haber de dosyaya konularak ifade alma işlemleri başlatıldı.

Soruşturma kapsamında bazı isimlerin polis tarafından Terörle Mücadele Şubesi’ne çağrılarak ifadelerinin alındığı belirtildi.

Diken'den Kemal Göktaş'ın haberine göre polisin mektubu gönderen isimlere “Operasyonun PKK’nın Suriye uzantısı olan PYD’ye karşı yapıldığı göz önüne alındığında operasyonun yapılmamasının istendiği bildiriyi imzalamaktaki amacınız nedir?” sorusunun yöneltildiği öğrenildi.

Aralarında eski bakan, milletvekili, yönetmen, yazar, senarist, gazeteci, oyuncu gibi mesleklere sahip 170 kadar isim imzaladıkları mektubu meclisteki tüm milletvekillerine elektronik posta ile göndermişti.

Mektupta şöyle deniyordu:

“Ülkemizde ve bölgemizde savaş değil sulh ve sükûn istiyoruz. Sınırlarımızı korumanın ve beka sorunu yaşamamanın en iyi yolunun karşılıklı dostluk ve iyi komşuluk bağlarını güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Güvenliğimizin milyarlara mâl olan silahlanmayla, gencecik insanların yaşamı pahasına ve on binlerce aileyi yersiz yurtsuz bırakacak bir savaşla değil, karşılıklı müzakere ve iş birlikleri üzerinden sağlanacağını, üstelik bunun mümkün olduğunu, tecrübe ile biliyoruz. Türkiye’ye bir tehditte bulunmayan, Suriye toprağı olan Afrin’e silahlı müdahalenin bölgemize ve ülkemize barış ve güvenlik değil, daha büyük sorunlar, yıkım ve acı getireceğini, Kürt yurttaşlarımızı da yürekten yaralayacağını biliyoruz.

Orta Doğu’yu bir vekalet savaşları cehennemine çevirmiş olan yabancı devletlerin oradaki askerî varlıkları bile uluslararası hukukun ihlaliyken, onların arasına katılmak gibi bir niyet ve bu yönde atılacak adımlar ülkemizi sadece hüsrana uğratacak, on yıllarca telafisi mümkün olmayacak toplumsal, siyasal, ekonomik ve insanî kayıplara yol açacaktır.

Yurttaş kimliğimiz ve sorumluluğumuzla, halkımızın ve tarihin önünde siz yetki sahiplerini uyarıyor, sesimize kulak vererek sağduyulu davranmaya, savaşı derhal durdurmaya ve sorunu diyalogla çözmeye davet ediyoruz.”

Hükümet cephesinden ise mektuba sert tepki gösterilmişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, mektubun altında imzası olanları “Hain, vicdansız, alçak” diye nitelerken dönemin Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, “Terör örgütlerinin gönüllü şakşakçıları” ifadesini kullanmıştı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da mektupla ilgili “Mektubun adresini değiştirin, Kandil’e gönderin. Meşru savunma hakkını kullanan, sınırlarında terör örgütü istemeyen ve buna kararlı olan bir devletin milletvekillerine savaş istemiyoruz mektubu yazmayınız. Bu yazılan mektuplara üzüldüm” demişti.

HABERİN DETAYINA BURADAN ULAŞABİLİRSİZ