Şub 20 2018

“Şam’la YPG anlaşırsa, Fırat Kalkanı’nda alınan yerler de tehlikeye girer”

Türkiye’nin YPG mevzilerini hedef alarak 20 Ocak’ta Afrin merkezini hedef alarak başlattığı Zeytin Dalı harekatı, bugün 1’inci ayını doldurdu.

Operasyon üzerinden 30 gün geçmesine rağmen TSK’nin ÖSO ile birlikte birkaç kilometre ilerleyebildiği ve kent merkezine henüz giriş yapamadığı bilgisi son güncel durum bölgede.

TSK, giremezken son 48 saatte YPG’nin Şam rejimi ile anlaştığına ve Suriye ordusunun Afrin’e doğru yola çıktığına dair haberler ise yoğun diplomasi trafiğine yol açtı.

Şimdilik Rusya’nın bu duruma el attığı ve tansiyonu düşürmek için Ankara ve Şam arasında arabuluculuk görevine soyunduğu belirtiliyor.

Gazete Duvar yazarı Musa Özuğurlu, “30 günde Suriye ve Rusya’nın ‘izin verdiği’ bir ortamda sadece birkaç kilometre ilerlenebilmiş ve yaklaşık yüzde 10’luk bir bölüm kontrol altına alınabilmişken ABD, YPG ve belli yerlerde Suriye ordusunun olduğu koskoca bölgeye nasıl girilecek?” diye soruyor.

Dün Suriye’nin resmi televizyonu SANA’nın canlı yayınla duyurduğu Suriye ordusunun Halep’ten Afrin’e doğru yola çıktığına dair gelişmeyi “Suriye yönetimi ile YPG arasında anlaşma zemininin bir şekilde oluşmaya başladığını gösteriyor” sözleriyle yorumluyor Özuğurlu. Merkeze girilip girilmeyeceğinin ise “taslaktaki” diğer maddeler üzerinde anlaşılmasına bağlı olacağını belirtiyor.

Özuğurlu’nun bölgeden kaynaklara dayandırdığı kulis bilgileriyle verdiği 5 maddelik anlaşma taslağında şunlar yer alıyor:

  • 1) Afrin merkezdeki karakollar, belediyeler, hastaneler ve okullar gibi tüm hükümet binalarının merkezi otoriteye devri,
  • 2) YPG (SDG) tarafından oluşturulan ve kullanılan 52 askeri bina / noktanın Suriye ordusuna devri,
  • 3) Ağır ve orta ölçekli tüm silahların orduya devri,
  • 4) Kalan hafif silahların siviller ve/veya YPG’liler tarafından taşınmasının yasaklanması,
  • 5) Askerlik yaşına gelmiş olanların askere alınması (orduya katılması).

Bu maddeler içerisinde silah devri ve askere alınma kısmına YPG’nin itiraz ettiğinin belirtildiğini aktarıyor Özuğurlu ve ekliyor:

“Anlaşma (sağlanırsa) Türkiye’nin ‘taktik hata’ yaptığı anlamına gelebilecek bazı sonuçları da beraberinde getirecek. Daha önceleri Kürtler’in Suriye ve Türkiye’nin ortak düşmanı olduğu nitelendirmesi yapılıyordu, şimdi artık ortak düşman Türkiye. Böylece Türkiye müdahale etmeseydi belki de uzun bir süre otoritesi dışında kalacak bir bölgeyi Şam’a hediye etmiş oldu.”

Afrin özelinde bakıldığında sadece Suriye’nin değil, beraber hareket ettiği Rusya ve İran ile birlikte YPG’nin de kârlı çıkacağı bir sürece girilmesi olasılığının yüksek olduğunu söyleyen Özuğurlu, “Aynı birleşik güç İdlib’ten istediği sonucu alırsa sonraki hedefin Fırat Kalkanı operasyonunda alınan yerler ve buralardaki güçler olma olasılığı da var. Bu olasılıkların gerçekleşmesi durumunda Türkiye Suriye sahasındaki tüm etkisini tamamen yitirmekle kalmaz Astana ve Ulusal Diyalog sürecinde de elindeki tek kozu kaybedebilir” görüşünü dile getiriyor.

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/02/20/afrinden-donen-hesap/