Oca 29 2018

'TSK kimlerle birlikte yürüyor, sormak suç haline geldi'

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK), Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile giriştiği Afrin operasyonu 10 gündür devam ederken, ÖSO'nun aslında kimlerden oluştuğu, kimliği, amacı ve güvenirliği gibi konulardaki sorulara tahammül gösterilmiyor.

Gazeteduvar yazarı Fehim Taştekin'e göre, geçmişte el Nusra ile aynı cephelerde yer almış bu gruplar çok da homojen değil ve Fırat Kalkanı'nın kontrol ettiği alanlarda müttefiklik ilişkisii içinde olmadı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ÖSO'ya bu denli önem atfetmesini eleştiren Taştekin, bu gruplara 'Suriye'nin gerçek sahipleri' denmesini ise aşırı buluyor. Erdoğan'ın, "Bu operasyonu Allah’ın izniyle ÖSO ile birlikte kazanacağız" diyecek ölçüde ÖSO'ya bel bağlamasını sakıncalı bulan Taştekin şöyle sürdürüyor yazısını:

"Erdoğan’ın Şam yolunda büyük umutlar bağladığı ortaklarına sahip çıkması anlaşılır. Çünkü başa bela birliktelikler, bilgiler ve sırlar içeriyor. Zeytin Dalı Harekâtı ile birlikte de bu gruplara laf etmek neredeyse vatan hainliğine eşdeğer hale geldi!

TSK’nin kimlerle birlikte yürüdüğünü bilmekten, bunları açık açık konuşmaktan ve bunların ülkeye ne getireceğini tartışmaktan bizi alıkoyan nedir? Bu ülkenin başına örülen çorapları konuşmak neden ihanet olsun? TSK ve MİT’in koordinasyonuyla Zeytin Dalı Harekâtı’na katılan ya da destek olan çok sayıda örgüt var. Öne çıkan örgüt veya koalisyonlardan bazıları şöyle:

Cephet el Şamiyye, Feylak el Şam, Ahrar el Şam, Hamza Bölüğü, Ceyş el Nasır, Nureddin Zenki Tugayları, Sukur el Cebel, Semerkand Tugayı, Muntasır Billah Tugayı, Sultan Murat Tümeni, Fatih Sultan Mehmet Tugayı vs."

Örgütleri sayan Taştekin ardından bunların kim olduklarını sorguluyor ve Türkiye'ye yakınlığı ile bilinen Ahrar el Şam'ın, Ladin'in Suriye'deki adamı Eba Halid el Suri kadroları tarafından oluşturulduğunu hatırlatıyor.

Bir diğer örgüt Nureddin Zenki'nin de başlarda CIA tarafından desteklendiğini ve yine el Kaide uzantılı el Nusra ile Heyet Tahrir el Şam’ın teşekkülünde yer aldığına dikkat çekiyor Taştekin ve ekliyor:

"Afrin’i güneyden kuşatan hamleye destek olduğu söylenen Türkistan İslam Partisi de (TİP) Taliban ve El Kaide bağlantılı bir örgüt. Uygurların kurduğu bu örgüt cihatçıların cihatçılarla savaşı sırasında tercihini Tahrir el Şam’dan yana yapmıştı.

Lafın kısası Zeytin Dalı’nın gölgesinde yürüyen milis güçleri eski El Kaideciler, selefi cihatçılar, ‘ılımlı’ selefiler, siyasal İslamcılar, ılımlı İslamcılar, kendilerini hâlâ devrimci diyen ÖSO kalıntıları, savaş ağaları, fırsatçılar, macera arayanlar, paralı askerler ve MİT’in yönlendirdiği çevrelerden oluşuyor. Birinin adı şeriatçıya, diğerinin adı gaspçıya çıkmış birbiriyle uyumsuz, dağınık ve başıbozuk bir koalisyon."

Türkiye'nin bu örgütleri Fırat Kalkanı operasyonuyla birlikte kendi özel gündemine göre yeniden dizayn edildiğini vurgulayan Taştekin, bu örgütlerin birleştikleri ortak noktanın da Kürtlerin kurduğu özerk yönetimi yok etmek olduğunu belirtiyor.