Oca 17 2018

Afrin ve İdlib Türkiye için neden önemli?

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan günlerdir Afrin'e bir askeri operasyon yapılacağını açık açık ilan ediyor. Bir diğer operasyon hedefi de yine Suriye'nin İdlib kenti. 

Bu iki bölge Türkiye için neden önemli ve AKP'nin neredeyse tüm küresel güçlere meydan okuyarak böylesi bir adım atmasına neden olan sebepler neler?

Milliyet Gazetesi yazarı Verda Özer de Afrin ve İdlib'in Türkiye için ne anlama geldiğini anlattığı yazısında İdlib'in Esad'a karşı savaşan muhaliflerin elindeki son kale olduğunu belirtiyor.

Türkiye'nin Rusya ve İran’la birlikte İdlib için bir çatışmasızlık anlaşması yaptığını hatırlatan Özer, Türkiye'nin idlib’in içinde, Rusya ve İran'ın da dış çeperde güvenliği sağlamasının şarta bağlandığına dikkat çekiyor.

Moskova'nın, Suriye’deki en büyük üssü olan Hmeymim’in güvenliğini garantilemek için İdlib'i çok önemsediğine dikkat çeken Özer, İdlib’in İran ve Rusya için bir diğer anlamının da muhalefeti bitirip Esad’ın ülkede kontrolünü tamamen sağlamaları için hayati bir konumda olduğuna değiniyor.

Türkiye'nin bakış açısına dairse şunları yazıyor Özer:

"Türkiye de hem desteklediği muhalif gruplar üzerinden elindeki Suriye kartını tutmak hem de yeni bir mülteci dalgasını önlemek için İdlib’e önem veriyor. Ancak geldiğimiz noktada Afrin çok daha kritik. Zira YPG/PYD’nin kuzey Suriye’de kurmaya çalıştığı koridor, bugün Türkiye için beka meselesi."

Her ne kadar Erdoğan, Afrin operasyonu ile ilgili ABD'yi hedef alan açıklamalar yapsa da Özer'e göre,  Afrin operasyonuyla ilgili yanlış anlaşılan birkaç nokta var:

"1.si; bu ABD’ye karşı yapılacak bir müdahale olmayacak. Zira Afrin’deki PYD/YPG varlığı tamamen Rusya’nın kontrolünde. Ve burada tek bir Amerikan askeri bile yok. 2.si; aslında ne Rusya’nın ne de ABD’nin YPG’yi desteklemesi doğrudan Türkiye’ye karşı değil. Hatta ABD’nin daha yeni kurduğunu açıkladığı, çoğu YPG’den oluşan “sınır koruma gücü” bile öyle değil. Zira Rusya ve ABD için YPG asıl olarak Suriye’yi paylaşma mücadelelerinde bir piyon.

Rusya’nın başlıca amacı, Ortadoğu’da Kürt kartını ABD’ye kaptırmamak. ABD de aynı şekilde Suriye’deki nüfuzunu ve üslerini YPG/PYD üzerinden koruyor. Bununla birlikte İran’ın Suriye’deki etkisini de bu gücüyle kırıyor. Aynı zamanda bu örgütü kontrolünde tutarak Türkiye, Rusya ve İran’ın yürüttüğü Soçi/Astana sürecini de sabote etmeye çalışıyor. Son olarak elbette Ankara’ya karşı da Kürt kartını elinde tutmak istiyor."

Türkiye'nin olası bir Afrin operasyonuna ABD ve Rusya'nın verebileceği olası tepkilere dair de Özer, ABD'nin o bölgede bulunmaması nedeniyle tepki göstermeyeceği kanısında. 

Rusyanın da müdahaleye sınırları ve süresi belli olduğu takdirde yeşil ışık yakabileceğini ifade eden Özer, "Zira bu her şeyden önce Ankara’yla anlaştıkları mesajını verir. Ve ABD’ye karşı Türkiye’nin Rusya-İran ekseninde olduğu sinyalini güçlendirir." yorumunu yapıyor ve "kısacası, Rusya ile anlaşarak Afrin’e düzenlenecek bir operasyonla iş bitmeyecek. Asıl iş, iki süper güç arasında tahterevallide dengede kalabilmek. İşimiz iş" yorumuyla yazısını noktalıyor.