Oca 02 2018

Afrin saldırı beklemiyor ama savaşa hazırlanıyor

 

Erbil- Türkiye’nin 9 Kasım da Rusya ile vardığı ’Çatışmasızlık bölgeleri’ oluşturulması anlaşmasından sonra, Türk Ordusu Kuzey Suriye’deki İdlib’e girdi. 

Türk askerlerinin bölgede konuşlanmasıyla Kürt grupların denetiminde bulunan Afrin, kuzey, batı ve doğu olmak üzere üç taraftan kuşatmaya alınmış oldu. 

Yine bu kuşatmanın 100 kilometreyi bulduğu ve Afrin sınırlarının Yüzde 80’ni kapsadığını da belirtmek gerekir. Afrin, Güneydoğu tarafında yer alan Nubil ve Zehra köylerinin bulunduğu yönden de Suriye Ordusu tarafından kuşatılmış durumda.

 

Afrin

 

Kentin nefes alabildiği tek nokta YPG’nin 2015 yılından itibaren oluşturduğu koridor. Afrin’in güneydoğusunda bulunan Şehba’dan başlayan ve El-Bab’a kadar uzanan bu koridor 65 kilometreye uzunluğunda.

Koridor, TilRifet, DêrCumeyl ve Meri Naz bölgelerinin geniş bir savaş cephesi olmasına ve Afrin’in tamamen kuşatılmasını engel oluyor.

Son dönemde Türkiyeli yöneticiler neredeyse her gün, Afrin’e saldırı, YPG’nin bölgeden süpürülmesi ve Kürt özerk yönetimini bitirme konularında açıklamalar yapıyorlar.

 

afrin

 

Diğer taraftan, siyasi ve askeri olarak PYD ve YPG ile birlikte hareket eden Kuzey Suriye’deki Araplara göre ise Türkiye’nin tehditleri sadece psikolojik bir savaş. 

Ana omurgasını YPG’nin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri (SDG) içinde bulunan ve Arapların siyasi kolu olan Suriye Ulusal Demokratik İttifakı’nın siyasi ve hukuki danışmanı Alaedin Halid, bu görüşü savunanlardan.

Ahval’e konuşan Halid, Türkiye’nin Afrin’e saldıracağını düşünmüyor. Halid, ‘‘Türkiye kesinlikle Türkiye Afrin’e ya da herhangi bir bölgeye saldırmayacaktır. Hem uluslararası, hem bölgesel ve hem de yerel nedenler böyle bir saldırı önünde engeldir’’ dedi.

 

afrin

 

Halid, Afrin ve çevresinde, Türkiye’nin girmesi için zemin olabilecek ortamın bulunmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Türkiye’nin böyle bir işgali diğer alanlarda olduğu gibi kabul görmez. Kimse Türk işgalini kabul etmez. Bu bölgede yürürlükte olan proje bir Kürt projesi değil. Bölgedeki tüm bileşenlerin projesi. Coğrafik bir projedir ve teröre karşı mücadele halindedir. Dar bir çerçeveden ve sadece İŞİD’in kontrolündeki alanları almakla sınırlı bir proje değildir.’’

SDG’nin omurgasını her ne kadar YPG oluştursa da içinde Cebhet El Ekrad, Ceyşusiwar, Demokratik Kuzey Tugayları, İdlib Tugayları gibi bir çok grup bulunuyor. Bu gruplar şu anda Afrin çevresinde mevzilenmiş durumda.  

 

idlib

 

Her ne kadar tam sayıları bilinmese de, bu grupların 10 bin civarında silahlı militanının bulunduğu tahmin ediliyor. 

SDG içindeki en etkin gruplar Cebhet El Ekrad ile Ceyşuswarisimli grupları. Bu grupların komutanları Türkiye’nin saldırı olasılığını uzak bir ihtimal olarak görseler de, Afrin’i savunma noktasında kararlılıklarını ve her saldırıya hazır olduklarını belirtiyorlar.

İdlib’in yerel güçlerinden olan ve 2014 yılında El Nusra Cephesi ile yaşadıkları görüş ayrılığı nedeniyle bölgeyi terk etmek zorunda kalan Ceyşsiwar birliklerinin Genel Komutan Yardımcısı Ahmed Sultan, saldırı ihtimali görmüyor.

 

afrin

 

Ahval’in sorularını yanıtlayan Sultan, ‘‘Türkiye’nin olası bir Afrin saldırısı durumunda, biz de Afrin halkı ile birlikte aynı mevzide, Türkiye’ye karşı savaşırız. Afrin, Suriye topraklarıdır ve biz Suriye’nin her karış toprağı için savaşmaya hazırız’’ şeklinde konuştu.

Sultan, Rusya’nın Türkiye’nin saldırılarına yeşil ışık yakacağını düşünmediğini ifade ederek, ‘‘Rusya belli bir stratejisi olan ve ona göre çalışan bir devlet. Rusya Türkiye’nin Amerika’dan uzaklaşmasından faydalanmak istedi. Rusya ile Amerika SDG’yi destekleme noktasında anlaştı. Bana göre Rusya Türkiye’nin Afrin’e saldırmasına müsaade etmez” dedi.

 

afrin

 

Daha önce Suriye Kurtuluş Cephesi adı altında faaliyet gösteren ve şimdi Demokratik Kuzey Tugayları ismi ile örgütlenen güçlerin komutanı Ebu Ömer Idlibi ise Afrin’i savunmanın YPG’yi savunmak olmadığını söyledi.

Ahval’e konuşan Dilbi, ‘’SDG’nin denetiminde bulunan alanların her karışı için mücadeleye hazırız. Biz Afrin’i koruyacağız dediğimiz zaman, bu bizim YPG’yi savunduğumuz anlamına gelmiyor’’ dedi.

 

afrin

 

Şehba’daki güçlerinin 1000 kişiden oluştuğunu belirten Idlibi, Kuzey Suriye Federasyonu’nu projesini savunarak şöyle devam etti:

‘‘Bize göre bu proje hakları elinden alınan herkesin haklarının iadesidir. Bir tek bu proje çözümdür. Suriye iç savaşı ve Suriye’deki toplumsal dağılmayla karşılaştırdığımızda, bir tek bu proje çözümdür. 

Hakları elinden alınan tüm kesimler bu proje ile haklarını tekrar geri kazanabiliyor ve kendisine iade ediliyor. Onun için de bizim için Afrin’i savunmak sadece bir şehri savunmak değil, bu projeyi savunmaktır.’’

Afrin

 

Kürtlerin siyasi ve askeri müttefikleri, Türkiye’nin Afrin’e saldırısını uzak bir ihtimal olarak görseler de, Afrin Kanton yönetimi, Türkiye’nin tehditlerini ciddiye alıyor. 

Yönetim olası bir savaş için hazırlık yapıyor. Yöneticiler kent halkını böylesi bir çatışmaya psikolojik olarak hazırlamak için telkinlerde bulunuyor. 

Ahval’in ulaştığı kaynakların verdiği bilgilere göre YPG, geçen ayın 26, 27 ve 28’inde gece saatlerinde ağır silahlı büyük bir gücü Rakka’dan Afrin'e kaydırdı. 

 

afrin

 

Yine aynı kaynaklar göre kanton yönetimi gençlerin ve halkın silahlanması için kampanya başlattı. Afrin Kantonu Savunma Bakanı Behcet Berekat, Ahval’e yaptığı açıklamada, müttefiklerinin tersine Türkiye’nin tehditlerini ciddiye aldıklarını ve hazırlıklarının zirvesinde olduklarını söyledi..

Berekat, ‘’Hergün Türkiye’nin insansız keşif uçakları Afrin semalarında dolaşıyor. Halkla birlikte kendimizi savaşa hazırladık. Afrin diğer müttefikleriyle birlikte bölgede Türk olsun, Türk olmasın her saldırıya karşı kendini savunmaya hazırdır’’ dedi.

 

afrin

 

Türkiye’nin böylesi bir saldırı gerçekleştirmesi durumunda yenilgiye mahkûm olduğunu savunan Berekat, ‘’Türkiye’nin uluslararası bir desteği ve toplumsal karşılığı yok’’ dedi.

Ankara’nın sık sık dile getirdiği tehditlere rağmen, böylesi bir operasyonun yapıp yapmayacağı halen net değil. Fakat Ankara gerek açık, gerekse gizli olarak Şahba bölgesindeki ve Arfin çevresindeki SDG birlikleri içinde bulunan Arap savaşçıların, bu örgütten ayrılmasına yönelik çok ciddi bir çalışma yürüttü. 

Ancak görünen odur ki bu çalışmalar amacına ulaşmadı. Kuşkusuz bu durum, planlanan Afrin saldırısını daha güç duruma sokuyor.