Afrin'de işgal ve etnik temizlik: Adalet olmadan geçen bir yıl - Medium

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) militanlarının, 20 Ocak 2018'de başlattığı askeri harekatla kontrol altına aldıkları Suriye'nin Afrin kentinde, bir yıl sonra gündem 'işgal, etnik temizlik ve adaletsizlik.'

Medium.com'da Meghan Bodette tarafından kaleme alınan, "Afrin'de işgal ve etnik temizlik: Adalet olmadan geçen bir yıl" başlıklı yazıda, Afrin'de yaşayan, çoğunluğu Kürt halkın içinde bulunduğu duruma dikkat çekildi.

Yazının satır başları şöyle:

Bir yıl önce, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın terör karşıtı operasyon ve meşru müdafaa olarak sunmaya çalıştığı işgal öncesinde, Afrin'deki YPG güçlerinden 700 sınır ötesi saldırı olduğu iddia edildi. Türk güçlerinin IŞİD'i hedef aldığı da söylendi.

Oysa, o dönemde Suriye-Türkiye sınırındaki olay sayısı sadece 26 idi ve saldırını meşruiyeti şüpheliydi. 2013 yılında, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın, "Gerekirse Suriye'ye dört adam gönderirim. Türkiye'ye 8 füze attırıp savaş gerekçesi üretirim, Süleyman Şah Türbesine'de saldırtırız" dediği iddia edilen bir ses kaydı sızdırıldı.

Türkiye, Afrin'deki askeri noktaları düzenli olarak topçu ateşine tuttu, kilit öneme sahip ekonomik altyapıyı yok etti ve yasa dışı bir şekilde Suriye topraklarına girdi. Sadece 2017 yılında, Türk tarafından Afrin'de 576 saldırı kaydedildi. Bu saldırılarda onlarca sivil yaşamını yitirdi, yerel ekonominin bel kemiği yüzlerce zeytin ağacı yok edildi ve 240 hektar zirai alan yakıldı.

IŞİD bölgede hiç var olmamıştı. Afrin, 2012 yılında doğrudan Suriye hükümeti kontrolünden YPG'ye geçmişti.

Peki deniz ile bağlantısı olmayan, ziraat ekonomisine sahip küçük bir bölge böylesi topyekun bir askeri harekatın hedefi olmuştu? Yanıt basit ancak netameli: Zeytin Dalı Harekatı, hedefli bir etnik temizlik kampanyasına hizmet edecek bir saldırganlık eylemiydi. Türkiye, bölgenin Kürt nüfusunu ortadan kaldırmaya ve Arap Suriyeli göçmenlerle, ÖSO militanlarının ailelerini Kürtlerin yerlerine getirmeye çalıştı. 

Afrin'deki sivillere yönelik işlenen bu ağır suçların amacı buydu. Sahadaki ihlal haberleri, Türk yetkililerin kendi açıklamaları ve demografik veriler bu durumu açık biçimde ortaya koyuyor. Türk güçleri ve isyancılar tarafından girişilen bu eylemler, tam olarak savaş suçu ve etnik temizlik tanımlamalarına karşılık geliyor ve uluslararası alanda uygun bir yanıt gerektiriyor.

Erdoğan, harekat başladığında Afrin'in nüfusunun yüzde 55'inin Arap, yüzde 35'inin Kürt ve yüzde 6-7'sinin Türkmenlerden oluştuğunu iddia ediyordu. 

Ancak Suriye savaşı başladığında var olan verilere göre, bu oranlar gerçeklikten uzak. Türk saldırısında önce, Afrin tartışmasız bir biçimde Kürt çoğunluklu bir bölgeydi ve yüz yıllardır öyleydi. Hatta, Suriye'deki en eski Kürt bölgesi olarak kabul edilir. Neredeyse yüzde 100 Kürt olarak nitelendirilirdi.

Savaştan önce, Suriye'deki Kürt nüfusun neredeyse yüzde 30'u burada yaşıyordu.

Erdoğan'ın çarpıtılmış demografik rakamları ve 'Afrin'i gerçek sahiplerine verme' retoriği, 'Türkiye'deki mültecileri yerleştirme' yaklaşımı, başından bu yana operasyonun amacının demografik değişiklik olduğunu ortaya koyuyor.

Türk güçlerinin kontrolü ele geçirmesinden bu yana, on binlerce Afrinli göç ettirildi. Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım, operasyon bittikten sonra Afrin'e dönebileceklerin sayısını 350 bin olarak açıkladı ancak gerçek rakam 40 bin ila 200 bindi.

Suriye İnsan Hakları İçin Gözlemevi (SOHR) verilerine göre, Afrin'de yeniden yerleşenlerin sayısı 40 bin.  Türkiye, Afrin'de kontrolü tam olarak sağladıktan sonra, AB'den Suriyeli mültecilerin bölgede yeniden yerleştirilmesi için 3 milyar euro istedi ancak AB bu isteği reddetti.

Afrin'de, 2017 yılında tahmini nüfus 323 bin idi. SOHR'a göre, Ocak 2019'da Afrin'de yerlerinden edilen kişi sayısı 300 bin idi.

Ezidilerle birlikte Afrin'de kalan Kürtlerin mülkleri yağmalandı, zorla kaybedilenler oldu ve ÖSO liderliğinde başka ihlallere de maruz bırakıldı. BM, Kürt sivillere yönelik 'mülklerine el koymalar'ın yaşandığını kaydetti. İsyancılar, dolaşıma sokulan videolarda Kürt 'kafir'lerin başlarını kesme tehditleri savurdu. Operasyona katılan bir militan, 15-50 yaş arası tüm Kürt erkeklerin infaz edilmesi gerektiğini söyledi.

2014 yılında Sincar'da IŞİD soykırımına maruz kalan dini azınlık Ezidiler, İslam'ı kabul etmeye zorlandı ve İslami ritüelleri bilmedikleri için eziyet gördü.

Zeytin Dalı Harekatı, Afrin'di neredeyse başlangıçtaki tüm nüfusunu yerlerinden etti. Kürtler zoraki göç ettirilirken, yerlerine Araplar getirildi. Kürt dili ve Kürt kültürel sembolleri de hedef alındı. 

Haberin tamamına buradan ulaşabilirsiniz