Oca 25 2018

Afrin’in bilinmeyen yönleri: Antik kentin kültürel ve doğal dokusu

20 Ocak’ta ‘Zeytin Dalı’ adı verilen operasyonunun başlamasıyla dünya gündemine oturan Afrin, şu aralar doğal güzellikleri ve kültürel yapısıyla dikkat çekmiyor. BBC, Afrin’in bilinmeyen yönlerini ele alarak, kentin kültürel dokusu ve güzelliklerine bakmamızı sağlıyor. Afrin,'Kürt Dağı' adıyla da biliniyor ve 360 Kürt köyü ile Suriye'nin en yoğun Kürt nüfusa sahip bölgesi.

2012'de Suriye ordusu Afrin topraklarından çekildiğinden bu yana Afrin yarı özerk bir şekilde yönetiliyor.

Afrin Nehri, bol ağaçlı tepelerin arasından geçerek kuzeyden güneye doğru akıyor. Yeşil vadileri ve verimli topraklarında  yetişen ürünler arasında başta zeytin olmak üzere, pek çok meyve ve kabuklu yemiş var.

Suyu bol akan kentte, 2004'te Midanki Şelalesi'ne baraj kurulunca, eski yol göl altında kaybolmuş oldu.

Yerel halk hafta sonlarında bu göl kıyısında piknik yapmayı tercih ediyor.

Afrin

Midanki'nin kuzeyinde Arapça konuşan çok azdır ve Afrin’in yaşlıları geleneksel siyah şalvarlarıyla dolaşır.

Afrin sınırındaki Azez'de ise çok sayıda Türkmen ve Arap yaşıyor; Azez’de Kürtler de dahil neredeyse herkes Sünni.

Afrin Nehri kıyısında, Türkiye sınırından görülecek şekilde Roma döneminden kalma Kyrrhos antik kenti kalıntıları vardır.

Afrin

Kyrrhos bir zamanlar Roma İmparatorluğu'nun kuzeydeki Ermeni İmparatorluğu'na karşı düzenlediği seferlerde askeri üs işlevi görürken 4. yüzyılda Hristiyanlık için önemli bir merkez haline gelmiş, ama 12. yüzyılda stratejik önemini yitirmişti.

Nebi Huri adı verilen bölgede Hititli Uriya'nın piramit şeklindeki anıt mezarı vardır. Eski Ahit'te anlatılan öyküye göre, İsrail kralı Davut, Uriya'nın güzel karısı Batşeba ile evlenmek için Uriya'yı savaşa göndermiştir.

Bugün bu anıt mezar türbe ve cami olarak kullanılmakta ve bir Kürt aile buranın bakımı ile görevlendirilmiş. Ailenin babası Türkiye'de akrabalarını ziyarete giderken mayına basarak bir bacağını kaybettiğin bildiriyor.

Afrin

Fransa, İkinci Dünya Savaşı'nda bağlantısız kalmasını sağlamak üzere, Akdeniz kıyısındaki İskenderun Sancağı'nı Türkiye'ye vermiş; Türkiye'nin Hatay adını verdiği bu bölgede nüfusun yüzde 50'si Arap, yüzde 40'ı Türk, yüzde 10'u ise Ermenilerden oluşuyordu.

Yedi yıldır devam etmekte olan Suriye savaşı boyunca, karşıt taraflar bölgesel kontrol konusunda farklı iddialar içeren farklı haritalar yayınladı.Hatay'ın doğusunda, İdlib'in kuzeyinde yer alan Afrin ise bunun en son örneği.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı askerler 2012'de kuzeydeki Kürt bölgelerinden sessizce çekildiğinde, buradaki hakim güç olan ancak Türkiye'nin PKK uzantısı olarak gördüğü Demokratik Birlik Partisi (PYD) kendi idari yapılarını ve eğitim sistemini oluşturarak yönetimi devraldı.

PYD'nin silahlı kanadı Halk Savunma Birlikleri (YPG) de bu yönetimin askeri gücü oldu.

Kürt askerleri tarih boyunca kullanıldı; bugün de Amerikalılar IŞİD'e karşı savaşta onların yardımını alıyor.

Ama asıl çatışma Suriyeli Kürtlerin kendi arasında meydana gelebilir; zira tümü Öcalan'ı desteklemiyor.

Afrin

Askere alınmaktan ve çocuk yaşta asker kullanımından kaçınmak için binlerce kişi PYD'nin yönetiminde olan bölgeleri terk ederken bazıları PYD'nin paralı askerlik yapan suç şebekeleri olduğunu iddia ediyor.

IŞİD'i temizleme adı altında Arap köylerinin yıkılması gibi insan hakları ihlalleri içeren haberler dolaşırken PYD bunları reddetmeye devam ediyor.

2015'ten bu yana Kürt yönetimi, Arapça öğreten bazı okullar da dahil olmak üzere özel okulları kapattı.

Suriye hükümeti doğum, evlilik, ölümle ilgili resmi belgeleri çıkarmaya, böylece etkisini devam ettirmeye çalışmakta.

Kürtlerin "demokratik federalizm", Türklerin ise teröristlerden arınmış güvenli bölgeler oluşturma isteği sonunda Suriye'de fiili bir bölünmeye neden olabilecekken, Afrin'in geleceği nasıl şekillenirse şekillensin bir tarafın rüyası diğer tarafın kâbusu haline dönüşebilir.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar