Oca 28 2018

Haaretz makalesi: Türkiye’nin Afrin saldırısının ardında gerçekte ne var?

 

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Afrin’deki askeri operasyonuna dair devlet yanlısı kaynaklardan tek taraflı bilgi akışı gelirken, sınırın öte yanında yani Afrin’de olup bitenlere, orada kurulan düzene ve yaşama dair de gözlem ve analizleri içeren yazılar Batı medyasında yer almaya devam ediyor.

İsrailli Haaretz Gazetesi yazarı Zvi Bar’el, Afrin harekatının temel sebebinin Türkiye sınırında üç Kürt bölgesinin birleşerek oluşturduğu özerk yapının engellenmesi olduğunu belirtiyor.

Bar’el, Batılı devletlerden Türkiye’ye yönelen tepkilere dikkat çektiği yazısında, operasyonda ölen ya da yaralanan sivillere yönelik doğru verilere ulaşılamadığını hatırlatıyor ancak Kürt haber ajanslarından düşen görüntülere dikkat çekiyor.

Haaretz yazarı Bar’el yazısını şöyle sürdürüyor:

Savaştan önce bu bölge 170 bin insana evsahipliği yapıyordu, sadece 35 bini Afrin’in yerlisiydi.

Sosyal medyada Kürt müzik gruplarının geleneksel kıyafetler içinde, Türkleri topraklarından çıkarma yemini ettiği şarkılar söylediği görülüyor.

Kürt kadın savaşçılar ve Arap kabilelerin liderleri ortak düşmanlarına karşı ‘omuz omuza savaşma’ sözü veriyor.

Ancak, Araplar, Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Aleviler ve Türkmenler arasında, paylaşılan ortak kader hissi, geçmişteki algıdan bayağı farklı.

Kürtler, 1915’te Türkiye’de Ermenilerle savaştı ve çoğu Ermeni soykırımında yer aldı. Aleviler ve Hıristiyanlar Suriye lideri Beşar Esad rejiminin destekçileri olarak kabul ediliyorlar ve hala da öyleler.

Bazı Kürtlerin, Hafız Esad tarafından Kürtler’den müsadere edilen topraklara yerleştirilen Araplar üzerinden güttüğü Araplaştırma politikası nedeniyle Suriye vatandaşlığı dahi bulunmuyor.

Bu durumda, Suriye’deki iç savaşın, Kuzey Suriye’deki etnik grupların hesaplaşmasına dönüşmesi için koşulların ‘mükemmel’ olduğu söylenebilir.

Ancak bunun aksi oldu.

Afrin, Cezire ve Fırat otonom bölgelerinde, tüm etnik ve dini gruplar ile kadınlara eşit hakların tanındığı bir anayasa kaleme alındı.

Kuzey Irak’ta Barzani ve Talabani aşiretlerinin yönetim anlayışı yerine, Suriye’deki Kürt bölgeleri, doğrudan demokrasi ve eşitlikçi katılıma dayanan bir siyasi temel üzerinde yükseliyor.

Kürt bölgelerinin Türkiye’ye karşı savaşlarındaki temel sorun bölgesel bir bütünlükten yoksun olmaları ki bu onların ortak bir askeri hat kurmalarını imkansız kılıyor.

Suriye-Türkiye sınırındaki coğrafi dağınıklık, ayrı tampon bölgeler yaratmış vaziyette ve bazıları şimdilerde defedilen IŞİD tarafından ele geçirilmiş durumdaydı. Diğer bölgelered ise, Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile birlikte Türk ordusu tarafından alınmış vaziyette.

Rusya bu duruma ses çıkarmıyor çünkü Esad rejiminin varolabilmesinin ve tüm ülkeyi kontrol edebilmesinin, Suriye’deki Kürt bölgeleri kontrol etmesinden geçtiğini biliyor ve i̇deal senaryo olarak Esad yönetimi altında Kürtler tarafından yönetilen bir federasyona izin verilmesi.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar