Oca 29 2018

The Independent yazarı Robert Fisk: Afrin saldırısının kurbanı siviller

 

Afrin operasyonu bugün 10. gününde. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Burseya Dağı’nın Kürt militan grubu YPG’den alındığını duyurdu. Operasyonun askeri açıdan seyrine dair ana akım ve iktidar yanlısı medyaya her gün onlarca haber düşüyor.

Ancak operasyonunun neden olduğu sivil kayıplar ve zararlara dair birkaç bağımsız kaynak dışında bilgi ve haber verilmiyor. Bu durumda uluslararası medyada çıkan haber ve analizler bu bilgi pusluluğunu bir parça gideriyor.

Son olarak The Independent’in deneyimli muhabir ve yazarı Robert Fisk, Afrin’e girdi ve bölgedeki son durumu aktaran bir yazı kaleme aldı.

Maabatlı’dan bildiren Fisk, operasyonda yaralanan bazı sivillerin fotoğraflarını da paylaştı.

 

Muhammed Hüseyin, 58 yaşında bir Kürt çitfçi. Afrin’deki bir hastanede yatıyor. Gece yarısı bombardımanı sırasında başından ve gözünden yaralandı. (Yara İsmail)

Fisk gözlemlerini şöyle paylaştı:

Taha Mustafa el-Katr, karısı Amina, iki kızları Zakia va Safa ile oğulları Süleyman, küçük bir köy olan Maabatlı’daki evlerinde yatağa henüz gitmişlerdi, her zamanki gibi ayakkabıları kapının önündeydi. Pek çok aile burada böyle yapıyor.

Bu temizliğin simgesi olan bir gelenek. Bir sabah, Türk top ateşi evlerini vurduğunda ve ben saldırıdan birkaç saat sonra vardığımda, ucuz plastik terlikler hala orada duruyordu. Bazı ayakkabılar dağılmış bazıları ise hala yan yana diziliydi.

Hatta kurtarma ekipleri bile o terliklere dokunmadı. Ucuz briketten yapılmış yıkık çatı altındaki kanlı yatak örtüsünü de öylece duruyordu. Cesetler ise elbette taşınmıştı. Ailenin dört üyesi bu saldırıda hayatını yitirmişti.

 

El-Khater ailesinin dört üyesi, topçu ateşi sırasında Maabatlı’daki evlerinde öldü Ailenin plastik ayakkabıları kaldı geriye (Robert Fisk)

Kurbanların kimlikleri bilinirken, onları öldüren askerinki elbette bilinmiyor. Taha ve karısı Amina 40 yaşındaydı. Zakia 17 ve Süleyman da 14. 19 yaşındaki Safa ise mucize eseri hayatta kalmış, sadece ellerinde yaralar vardı.

El-Khatr ailesi Kürt değil Araptı ve daha kuzeydeki Tel-Krah köyü Mabeta’dan buraya gelmişlerdi. Farklı etnik unsurların birarada yaşadığı Afrin kasabasının 10 mil kuzeyindeki Maabatlı’da o kadar yeniydiler ki, Kürt komşuları onların adını dahi bilmiyordu.

Taha’nın amcası az ilerideki tepedeki köyde yaşıyordu ve görünen o ki bu mülteci akrabalarını kilerine yerleştirmişti; oda bir buzdolabı ve donmuş gıdalar ile doluydu.

Afrin Hastanesi Müdürü Civan Palot, alaycı bir üslupla bana, “Afrin’de ne olup bittiğini anlamak için hastanemize geldiniz” dedi ve ekledi:

"Ölüler ve üzerleri kanla kaplı yaralılar geldiğinde görmelisiniz."

 

15 yaşındaki Dananda Sido da bu hastanede yatıyor. Kürt köyü Adamo vurulduğunda bacağından ve göğsünden yaralandı (Yara Ismail)

Hastanede yatanlardan biri de 58 yaşındaki çiftçi Muhammed Hüseyin. Cenderes köyünden olan Hüseyin’in başında yaralar vardı ve tek gözü kapalıydı. Hava saldırısı nedeniyle evinin çatısı göçtüğünde neredeyse ölüyordu.

Ailesini kurtarmak için dışarı çıkaran ancak mantıksızlık ederek yeniden eve dönen sekiz yaş daha küçük Ahmed Kindy, sırtına isabet eden bir şarapnel parçasıyla yaralandı. “Burada YPG savaşçıları yoktu” diyor.

 

Ahmed Kindy 50 yaşında ve saldırının ilk gecesi Cendeeres'teki evinde yaralandı. (Yara Ismail)

Sadece Afrin Hastanesi'ne 34 sivilin cesetlerinin getirildiği katliam ile ilgili olarak Türkiye'den yapılan açıklamada, 70'den fazla Türk jetinin 21 Ocak'ta Suriye'de Kürt YPG milislerini bombaladığı belirtildi. Türk Anadolu haber ajansı sıradan bir şekilde saldırıların ilk gününde Türk uçaklarının 100'den fazla 'hedefi' bombaladıklarını, bunlardan birinin "havaalanı" (esrarengiz bir şekilde adı açıklanmadı) olduğunu bildirdi. Operasyonlarda sözüm ona YPG 'kışlaları, barınakları, mevzileri, silahları, araçları ve teçhizatı' hedef alınmıştı.

Afrin Hastanesi'nin koğuşlarında gezinirken, 'Tüm bunları daha önce de duymamış mıydım?' diye düşündüm. Güney Lübnan'da 'teröristlere' yönelik her İsrail hava saldırısı, eski Yugoslavya'da 'Sırp güçlerine' yönelik her NATO hava saldırısı, 1991-2003 arası Irak 'güçlerine' daha sonra da Afganistan'a ve geçen yıl Musul'a yönelik her Amerikan saldırısı...Duyduklarım, onların tekrarı değil miydi?

Doktor Polat, 21 Ocak'tan 26 Ocak ortasına olan döneme ilişkin tüm hastane kayıtlarının çıktısını aldı, The Independent'a verdi. Polat'a göre, Türk hava saldırılarının ilk gününde sadece YPG savaşçısının cesedi getirilmiş hastaneye. İkisi de yaralanmış. Sonrasındaki hafta için ise bu sayılar 7 ölü ve 9 yaralı şeklinde...Ölenler arasında 10 çocuk ve 7 kadın da var.

Afrin'den birkaç mil ötede çoğu IŞİD'le savaşırken ölmüş Kürt savaşçıların gömüldüğü askeri mezarlıklar var. Ölen siviller için ise bir savaş anıtı dikilmeyecek. Doktor Polat'ın elindeki dosyalarının üzerine sadece Kürtçe "Afrin Hastanesi" damgası vurulacak belki. Suriye'den bahseden ise olmayacak."