İşgalin yıldönümünde YPG'den Afrin'e hamle

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve destekli Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) militanlarının askerî harekâtla kontrol altına aldıkları Suriye'nin Afrin kentindeki işgalin ikinci yılında YPG’den hamle geldi.

YPG, TSK ve ÖSO kontrolü altında bulunan Afrin’e saldırdı. Afrin’de kent merkezine yönelik saldırıda en az dört kişinin yaşamını yitirdiği, 14 kişinin de yaralandığı belirtiliyor.

Suriye Türkmen Meclisi Eşbaşkanı Abdurrahman Mustafa, Twitter hesabından “PKK/PYD terör örgütünün, Afrin'in terörden kurtarılmasının yıldönümünde, kent merkezine top atışlarıyla saldırması sonucunda ilk belirlemelere göre dört sivil şehit düşmüş, birçok kişi de yaralanmıştır.

Terör örgütlerinin kökü kuruyana dek mücadelemiz tüm ülke sathında sürecektir” açıklamasında bulundu.

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye Yönetimi tarafından işgalin ikinci yılına ilişkin bir açıklama yapıldı.

ANHA’da yer alan habere göre açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Bundan 2 yıl önce Türk devleti ve ona bağlı çeteler Efrin’e saldırdı. Uluslararası toplum bu saldırı karşısında sessiz kaldı. Rusya ile Türk devleti bu saldırı konusunda anlaşmıştı. Türk devleti her türlü ağır silahlarla halkların birlikte oluşturduğu iradeye saldırdı. Bu saldırının temel amacı halkların huzur ve güven içinde olan yaşamlarını ortadan kaldırmaktı.

Türk devleti uçaklarla ve uluslararası alanda yasaklı silahlarla Efrin’e saldırdı. Ancak Efrin halkı bu saldırılar karşısında tarihi bir direniş sergiledi. Halk tüm zorluklara rağmen 58 gün boyunca Türk devletine karşı direndi.

Efrin Kantonu’na yönelik saldırıda bölgenin alt yapısı, hastaneler, okullar, kamu kurumları talan edildi. Yine çoğu çocuk ve yaşlı insanların olduğu yüzlerce insan yaşamını yitirdi. Bu durum Türk devletinin vahşi yüzünü bir kez daha ortaya koydu.

Türk devletinin tüm bu vahşi saldırılarına rağmen Efrin halkı halan direniyor. Bir yandan Efrin Kurtuluş Güçleri diğer yandan da Şehba’daki halk direnişini sürdürüyor.

Türk devleti iki yıllık işgal süreci boyunca her türlü gayri insani yöntemi devreye koydu. Bölgenin demografik yapısını değiştiren Türk devleti yabancı insanları dışarıdan getirip bu bölgelere yerleştirdi. Efrin halkını sürekli tehdit eden işgalciler bölgede çok sayıda insanı da kaçırdı. Efrin halkı hem Efrin’de hem de göç ettikleri Şehba’da Türk devletinin saldırılarına maruz kalıyor. Bu yüzden uluslararası kamuoyunun sorumluluk alarak buna müdahale etmesi gerekir.

Türk devletinin Efrin ile Suriye’nin farklı bölgelerindeki işgali Suriye halklarının geleceği açısından ciddi tehlikeler barındırmaktadır. Bu işgal halkların bir arada yaşamasını ortadan kaldırmak ve Suriye’yi parçalamayı hedeflemektedir. Tekrar herkesi bu kirli proje karşısında mücadele vermesi için uyarıyoruz.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak Efrin halkının ve Şehba’ya göç eden halkımızın direnişini selamlıyor, halkını korumak için canını feda eden YPG ve YPJ savaşçılarını saygıyla anıyoruz.

Türk devletinin şu an insanlık dışı uygulamalarla işgal ettiği Efrin Suriye halklarının sığındığı tek güvenli yerdi.

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi olarak bize düşen zorla yerinden edilen Efrin halkını tekrar topraklarına kavuşturmak için direnmektir. Herkesin de Efrin halkının içerisinde bulunduğu durum karşısında sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.

Birleşmiş Milletlerin gerçekleri araştırma komisyonu kurup Türk devleti ve ona bağlı çetelerin Efrin ve tüm Suriye’de işlediği insanlık suçlarını açığa çıkarması ve hesap sorması gerekir.

Yine uluslararası kamuoyu ve Suriye hükümetinin Türk devletinin işgaline son vermesi gerekmektedir. Türk devletinin işgali son bulursa ancak Suriye’deki sorun çözülür. Yoksa Türk devletinin tehditleri devam ettiği müddetçe Suriye güvenli ve istikrarlı bir ülke olamayacaktır.”

Afrin kent merkezi ve çevresi, TSK ve ÖSO tarafından 20 Ocak - 24 Mart 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı ile YPG'den alınmıştı.