"ÖSO, başladığı noktadan tamamen uzaklaştı, çöküşte"

AKP hükümeti, Afrin'e başlattığı operasyonu Özgür Suriye Ordusu'yla (ÖSO) birlikte yürütüyor. Operasyonda ÖSO'ya yönelik eleştiriler de geldi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, "Ordumuzun kahramanlığını bir anlamda ÖSO'ya devretmeye çalışıyoruz. Niçin, kimdir ÖSO? Ordunun başarısı ÖSO'ya devredilemez. Şehitler veriyoruz. Kahraman ordumuz  ile ÖSO'nun bir arada anılması benim ağrıma gidiyor" demişti. Erdoğan ise yaptığı açıklamada, "ÖSO, Kuvayı Milliye güçleri gibi sivil oluşum olduğunu söyledi.

DW Türkçe'de ise Kersten Knipp imzalı yayınlanan analizde ÖSO'nun durumu ele alınıyor. Knipp, "Ocak ayında bir delegasyon Özgür Suriye Ordusu'nu (ÖSO) temsilen Washington'daydı. Delegasyon, Trump hükümetinin askıya aldığı desteğin mutlaka tekrar gündeme getirilmesini istediğini dile getirdi ve uyardı: "Eğer bizi desteklemezseniz, İran'ın Suriye'deki nüfuzu daha da genişler. Biz tek başımıza buna karşı koyacak durumda değiliz." sözleriyle giriş yaptığı analizinde,  ÖSO komutanlarından Mustafa Secari'nin de kısa süre sonra Reuters Haber Ajansı'na da benzer açıklamalarda bulunduğunu aktarıyor.

Şöyle devam ediyor Knipp:

Zamanın git gide daraldığının altını çizen Secari, "Artık verilen sözleri tutmanın zamanı geldi. İran militanları ciddi bir dirençle maruz kalmaksızın bölgede yaygınlaşıyorlar" şeklinde konuştu. Trump yönetiminin değişken politikalarının farklı riskleri de beraberinde getirdiğini söyleyen Secari, "ÖSO gibi ılımlı güçleri desteklememenin ne kadar tehlikeli olduğunu dile getirdik" dedi.

Bu açıklamanın üzerinden henüz bir hafta geçmişti ki Secari'nin aslında ne kastettiği ortaya çıktı. Tam 35 bin kişilik bir ÖSO grubu Türkiye ile birlikte Afrin'e girdi. Temmuz 2011'de Esad karşıtı seküler gruplardan oluşan ve Suriye'nin ülkenin "demokratik ve cumhuriyetçi karakterini" savunan ÖSO, Ocak 2018'de Suriyeli Kürt vatandaşlarına karşı savaşır hale geldi.

Knipp, "ÖSO'nun bu hamlesi oldukça uzun bir geçmişe sahip. Aslında bu karar, Esad karşıtı çatışmaların başladığı günden itibaren süregelen, grup içerisinde anlaşılması zor ve sürekli değişen ittifak ve anlaşmaların bir sonucu." diyor.

Knipp, ÖSO'nun ortaya çıkış nedenlerinden çok uzaklaştığını ve tam tersi bir noktada durduğunu ifade ediyor analizinde. Öne çıkan satırlar ise şöyle:

ÖSO geçen yıllarda siyasi ve askeri anlamda o kadar çok arayış ve yeniden yapılanma içerisine girdi ki, şu anda aslında ortaya çıkış nedenlerinin tam tersi bir noktada duruyor.

ÖSO'nun askeri çöküşünü siyasi ve ideolojik çöküş izledi. Suriye savaşında Esad karşıtı ılımlı gruplara destek veren Amerika Birleşik Devletleri, başından beri tam anlamıyla güvenemedikleri bu partner konusunda hep temkinli davrandı. Washington, ÖSO'ya verecekleri yardımların IŞİD gibi cihatçı grupların eline geçebileceği kaygısını taşıdı. Sonuç olarak hem Obama hem de sonrasında gelen Trump yönetimi ÖSO'ya destek ve silah sevkiyatı konusunda çekimser davrandı.

Parçalanan saflar şimdi Türkiye'nin Afrin operasyonunda gün yüzüne çıkıyor. Türkiye'ye destek veren ÖSO grupları arasında sadece cihatçı değil seküler birlikler de var. Ancak Alyafai'ye göre her ne kadar Esad rejimine karşı olsalar da, seküler gruplar öncelikle Suriye’nin sınırlarının korunmasını savunuyor. Afrin'deki Kürtlerin bu sınırları tehlikeye soktuğunu yazan Alyafai, Kürtlerin şimdi Esad'ı yardıma çağırmak zorunda kaldıklarının altını çiziyor.

Diğer yandan tüm bu olay ve gelişmeler esnasında ÖSO kendi içinde büyük bir çelişki yaşıyor. Suriye'nin sınırlarını koruma namına saldırdığı insanlar Suriyeli. Suriyeli Kürtler. Ve onlar ÖSO'nun savunduğunu söylediği cumhuriyetin bir parçası. ÖSO'daki siyasi ideoloji ve askeri hamleler birbiriyle örtüşmüyor. Suriye'deki çatışmalar artık amacını yitirmiş gibi görünüyor.

Rusya ve İran tarafından desteklenen Beşar Esad hala yönetimde. İsyancıların kime karşı savaşmaya devam ettiği ise gittikçe daha büyük bir muamma haline geliyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN