'Suriye'de ABD ile değil, Rusya ile savaşmaya ramak kaldı'

 

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Afrin operasyonu devam ederken, ABD askeri varlığı ile Türkiye askerlerinin Menbiç'te karşı karşıya gelme, hatta çatışma ihtimali üzerine peş peşe yorumlar yapılıyor. 

Gerekçe olarak da, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "Afrin'den sonra sırada Menbiç var" açıklamasıyla, buradaki YPG unsurlarının hedef alınacağının açıklanması gösterildi. 

Gündemi meşgul eden olası bir ABD-Türkiye karşılaşması üzerine kafa yoran çok sayıda yorumun aksine, Karar Gazetesi yazarı Akif Beki, potansiyel en yakın çatışma ihtimalinin ABD ile değil Ruslarla olduğunu savundu.

Beki'ye göre, İdlib'te Türkiye askerleri ile Rus askerleri arasında çatışmaya ramak kalmıştı.

Rusya'nın, perdenin gerisinde Türkiye aleyhine sonuçlanabilecek çok sayıda girişimde bulunduğunu iddia eden Beki, Suriye rejimi lideri Beşar Esad adına kanlı katliamlara girişen Mihraç Ural'ın Soçi'deki görüşmeler davet edilmesinin, Türkiye karşıtı politikanın önemli bir göstergesi olduğu görüşünü dillendiriyor. 

Beki, Suriye'de yaşanan Türkiye-Rusya gerilimine dair şu yorumu yapıyor:

"İdlib’teki gözlem noktalarını tamamlamakta gecikti diye Ankara’ya tepkisinde haddi aşan Moskova, yeni gözlem noktası kuracak askeri konvoyumuzun güzergahını sehven bombaladı, ardından Şii milislerle Esad güçlerinin havan topları yanlışlıkla konvoyumuza nişan aldı, çatışmasızlık bölgesinde hasbelkader ordu orduya çatışmamıza ramak kaldı, güvenlik almaya gittiği yerde Mehmetçiğin güvenliğini ‘dost kuvvet’ bildiklerimiz kadere kırk beş tehlikeye attılar, arkamızı kollaması gerekenler gayri ihtiyari arkadan vurayazdılar az daha.

Eskaza tacizlerle, tamamen dağınıklık ve düşüncesizlik eseri provokasyonlarla Soçi’de, İdlib’te bilmeden ayağımıza basmalar artmaya başladı. Ama tesadüfe bakın ki hepsi kontrol, hepsi istem dışı, hiçbiri kaza süsü verilmiş sabotaj değil..."

Türkiye'nin Rusya ile ABD'ye karşı yeni yol arkadaşlığını ironik bir dille eleştiren Beki, Moskova'nın Ankara karşıtı politikalarını şöyle karikatürize ediyor:

"Hani kötüye yorsanız, hiçbirinin istemsiz vuku bulmadığını, iyi niyetle açıklanamayacağını, bile isteye askeri kapasitemizi test ettiklerini, sinirlerimizle kasten oynadıklarını, başka yerlere çekerek dikkatimizi oyalarken karambolde iş gördüklerini, gücümüzü bilinçli gerilimlerle gayet istemlice sınadıklarını, TSK’yı sinsice hataya zorladıklarını, yaptıklarının dostluğa sığmadığı gibi basbayağı art niyet koktuğunu filan söylersiniz...

Neyse ki bütün yol kazalarına rağmen Suriye’de hâlâ yeni partnerimiz Rusya’ya, eski ortağımız ABD’den daha çok güveniyoruz."

Rusya'nın, ABD’yle Türkiye çatışmasından sağlayabileceği azami faydayı sağlamaya, ilişkilerdeki kötüleşmenin 'etinden de sütünden de çatır çatır yararlanmaya' odaklanmış olduğunu düşünen Beki, Rusya'ya anti-Amerikancılık rüzgarını kullanma izni verilmemesi gerektiğini ifade ediyor.

Rusya ile iki tarafın da kazandığı kazan-kazan şartlarının mümkün olduğunu kaydeden Beki, yazısını şöyle tamamlıyor:

"Dün itibarıyla hâlâ bizim terörist dediğimiz YPG’ye Moskova’nın terörist demediğini, bizim de iteklememizle kendi çizgilerine çektiklerinde duyarlılıklarımızı yok sayıp YPG’yle anlaşmalarının pekala olası göründüğünü de koyun üstüne.

Katliam çetecisi Mihraç Ural’ı baş köşede ağırlarken fırsatını bulduklarında ‘meşru muhalefet’ dediğimiz ÖSO’ya yeniden terörist muamelesi yapmayacaklarından da o kadar emin olmayın.

Kısacası; her şey gibi, ABD’ye güvensizliği Rusya’ya güvenerek dengelemenin de aşırısı zarar. Bütün yumurtaları tek sepete koyacağından bir, yağmurdan kaçarken doluya yakalanma riskinden iki."

http://www.karar.com/yazarlar/akif-beki/bak-su-ruslarin-sehven-ettiklerine-6101