Nis 06 2018

Ahmet Altan’ın Silivri’den mesajı: AKP yıkılmak üzere...

15 Temmuz darbe girişimi soruşturması kapsamında 2016 Eylül’ünden beri tutuklu bulunan Taraf gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni ve romancı Ahmet Altan, kardeşi Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’la birlikte 7 kişinin yargılandığı ‘darbe davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılırken umudunu her zaman koruduğunu söylüyor.

Silivri’den son mesajı ise AKP’nin gideceği yolunda...

Cumhuriyet’in haberine göre, CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Silivri Cezaevi’nde tutuklu Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay ile Fatih Gürsul, Ali Bulaç, Osman Kavala, Ahmet Altan ve Mehmet Altan’ı ziyaret etti. 

Bingöl, Ahmet Altan’ın ziyaret esnasında “AKP elindeki her şeyi tüketti, elinde sadece milliyetçilik kozu kaldı ve onu kullanıyor. AKP bu koşullarda ülkeyi daha fazla yönetemez. Türkiye’de kimsenin en ufak bir güvencesi yok. Türkiye’de her an herkes FETÖ’cülükle suçlanabilir” dediğini aktarıyor.

Akın Atalay’ın ise, 'Bizim davamızın en uzun süre cezaevinde yatanı benim. Çıktığımda yine aynı kararlılıkla görevime devam edeceğim" ifadelerini kullandığını söyleyen Bingöl, Osman Kavala’dan da mesaj getirdi.

“İddianamenin içinde ne var, kimler var bilmiyorum, bir an önce mahkeme sürecine geçilmesini istiyorum” diyen Kavala, “Gezi’nin finansörü olduğumdan bahsediliyor. Gezi’den önce gelen iki genç bana bilet sattı, 500 lira gibi cüzi bir yardım yaptım. Zaten zaman zaman yardımlarda bulunan biriyim. Sırf bu yüzden Gezi’nin finansörü olduğum söyleniyor. Büyük bir hukuksuzluk ile karşı karşıyayım. Tutukluluğum muhaliflere yönelik saldırının bir parçası” görüşünü dile getiriyor.

“Cezaevinde iki kardeş görüşemiyoruz, kardeşime selam söyleyin. Davam artık siyasi ya da hukuksal bir dava değil, anayasal bir dava.”

Bu sözler ise Mehmet Altan’a ait. “AYM de AİHM de benim dosyamda hak ihlalleri olduğunu söylüyor ama ben hâlâ tutukluyum” diyen Altan, “Türkiye’nin en yüksek yargısı ile Avrupa’nın en yüksek yargısı benim suçsuz olduğumu söylüyor ama tahliyem gerçekleşmiyor. Adalet Bakanı benim tutuklu olmamın gerekçesini açıklayamıyor. Adalet Bakanı adaletsizliğe sessiz kalıyor” ifadesini kullanıyor.

Ali Bulaç ise beş farklı hastalıkla 20 aydır içerde olduğunu hatırlatarak, “Tek suçum Zaman gazetesinde yazı yazmış olmam. Dosyamda suç unsuru yok, sadece yazılarım var. Bir süre sonra cemaatin güç zehirlenmesi yaşadığını her zaman söyledim, eleştirimi hep yaptım ama yine de cezam devam ediyor” diyor.

ByLock kullandığı iddiasıyla tutuklanan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun eski danışmanı Fatih Gürsul ise, “Ne benim ne de CHP’nin FETÖ ile bir ilişkisi yok. Davamın bu kadar hızlı bir biçimde görülüp, karara bağlanmasının tek açıklaması benim üzerimden CHP’nin suçlanmasıdır. Bu dava siyasi bir davadır ve alınan kararlar da siyasi kararlardır” diye konuşuyor.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/954408/Silivri_den_mesaj_var___Ayni_kararlilikla_devam_.html