Erdoğan’ın dindar Kürt oyunda artık bir rakibi var: Davutoğlu

Erdoğan ve AKP, anti-Kürt politikasına rağmen Türkiye’nin Kürt coğrafyasında belli bir oy oranını korumayı başardı. HDP’yi dinsiz, CHP’yi düşman gören bu kesim için MHP ve İYİ Parti bir seçenek bile değildi. Erdoğan bugüne kadar değneksiz köyde at koşturdu bir anlamda…

Ahmet Davutoğlu’nun Diyarbakır hamlesi, AKP’nin bu serbestisine bir nokta koyma anlamı taşıyor. Bu, Davutoğlu’nun Kürt meselesine bir çözüm bulacağı söyleminin ciddiye alınması gerektiği anlamına gelmiyor elbette… İktidar olma şansı bulsa, anadilde eğitim dahil hiçbir sözünün arkasında durmayacağını ve devletin bölge politikalarını aynen sürdüreceğini söylemek mümkün.

Siyasal İslam’ın başta Kürt meselesi olmak üzere Türkiye’nin mevcut sorunlarına bir çözüm bulma şansı yoktur. Bu artık herkesin bildiği bir gerçek. Kemalistlerin 1923’e dönmekle çağdaşlığa kavuşulacağına inanması gibi, bu hareket de temelde Peygamber dönemine dönüp Kuran’ın hükümlerini uygulayarak toplumu huzura kavuşturacağı iddiasında. Hasan al-Banna’nın 1928’de Müslüman Kardeşler örgütünü kurmasından beri de Batı medeniyetinin yıkılmasının eli kulağında olduğu inancında…

Davutoğlu, Suriye politikası başta olmak üzere önce Türkiye’de sonra tüm İslam coğrafyasında İslam ilkelerine dayalı, Türkçü bir siyasetin mimarı. İhvancı politikaları Mısır’ı, Suriye’yi yıkıma uğrattı, Türkiye’ye milyonlarca insanın göç etmesiyle noktalandı, ülkeyi yıllarca içinden çıkamayacağı bir batağa sürükledi.

Ama bunlar dikkate alınmaması gerektiği anlamına gelmiyor. Bir kere kendisini çok beğenen, iddialı bir karakter. Ayrıca Erdoğan’ın çok sırrına vakıf, kirli akçeli işlere bulaşmadığı anlaşılan bir isim. Erdoğan’ın Davutoğlu’yu susturmak için “FETÖ”cü demekten başka şansı yok ama Gelecek Partisi liderinin devlet içindeki ilişkileri buna imkân vermez gibi görünüyor.

Babacan’ın büyük kentler ve sanayileşmiş Anadolu kentlerinde yaptığı AKP tabanını oyma görevini Kürt coğrafyasında Davutoğlu bir ölçüde başarabilir. Erdoğan’ın devletçi politikalarından bezmiş muhafazakâr Kürtlerin gideceği bir adres hâline gelebilir. Şu mesajlarını HDP tabanına değil ama bu kesime verdiği açık:

“Gelecek Partisi, ülkenin demokratikleşme sorunlarını çözmüş ve her türlü ötekileştirme ve aidiyet sorununu ortadan kaldırmak için geliyor. Anadilin eğitim ve sosyal hayatta güçlendirilmesinin toplumsal kardeşliğimizi tahkim edeceğine inanıyoruz.

Bu iktidarın bugünkü halini tasvir edecen en doğru kelime değersizleşmedir. Bu iktidarın elinde hukuk değersizleşti, ehliyet ve liyakat, devlet kurumları, siyasi ahlak, milletvekilleri, eğitim ve kültür, emek ve en sonunda Türk Lirası da değersizleşti. Özetle bu iktidarın elinde aslında insan değersizleşti.

Biliyorum bu aziz bölgemiz bu güzel insanlarımız çok büyük acılar yaşadı. Uzunca bir süre karanlık olaylar yaşandı. On yıllar boyunca insan onuru, insan hakları ayaklar altına alındı. Çok acılar çektiniz. Bizler de bu acıları unutmuş değiliz. Bizler bu acıları bitirmek toplumsal yaraları sarmak, her türlü ötekileştirmeyi sonlandırmak, adaleti tesis etmek için elimizden gelen çabayı göstermeye gayret ettik bundan sonra da devam edeceğiz. 

Önce Kürt'ü bir mesele haline getirdiler sonra da Kürt meselesini çözümsüzlüğe mahkum ettiler. Bunların bildiği sizin oyunuzu almak alamıyorsa da sizlere bir kayyum gönderip arkalarını sizlere dönüp gitmek. 

Sizleri yoksulluğa mahkum ederek iktidar olanların düzenini bitireceğiz. Bunların düzeni yasaklar düzenidir. Gelecek Partisi KHK düzeninin de kayyum düzeninin de bitmesi için yola çıkmıştır. Bunların çarpık düzenine de sizlerle birlikte dur diyeceğiz. Bu koalisyon iktidarının, ülkemizin hiçbir meselesi ile ilgili artık ne ahlaki, ne vicdani ne de insani ne akli bir önerisi, siyasi önerisi, duruşu çizgisi kalmamıştır.”

Ekonomik gidişat nedeniyle kan kaybeden Erdoğan, her şeye rağmen bölgede gücünü korumayı başarıyordu. Elbette devletin baskı gücünü ve seçim hilelerini sonuna kadar kullanarak. Şimdi Erdoğan’ın yola çıktığında kullandığı kadar radikal olmasa da, benzer sözler sarfeden Kürtçe anadilin önünden açmaktan bahseden muhafazakar bir lider var. Bu duruşuyla CHP’nin bile önünde olduğunu söylemek mümkün. Bu sözleri, Kürt meselesine ilişkin iddiaları Başbakanken Kürt coğrafyasında neler yaptığını, hukuku nasıl ayaklar altına aldığı gerçeğini unutturmaz. Kürtler hiçbir zaman unutmayacaktır. Ama bugünkü Erdoğan’a bile oy vermeyi hazmeden muhafazakar Kürtler için bir başka dindar parti seçeneği ortaya çıkmış bulunuyor, bu da Erdoğan için yeni bir alarm zili anlamına geliyor.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.