Mark Bentley
May 15 2018

Erdoğan konuştu yatırımcı 'T A M A M, S I K I L D I K' dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin ardından para ve ekonomi politikası üzerindeki kontrolünü artırma vaadinden sonra Türkiye’deki yatırımcılar “artık yeter” diyor.

Salı günü Türk Lirası’nın yeni bir rekor düşüşüyle dolar 4,46 TL oldu, böylece Türk Lirası yıl içinde yüzde 15’ten fazla zarar etti. Erdoğan, Bloomberg’e verdiği bir röportajda para politikasına rehberlik etmekten nihai sorumlu olanın Merkez Bankası değil kendisi olduğunu söyledi.

Erdoğan’ın Bloomberg TV’ye yaptığı yorumlar, yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu yönündeki ısrarı gibi bir ekonominin nasıl yönetileceğine dair alternatif teorilerinin detaylı bir özeti gibiydi.

Erdoğan ayrıca sadece bir ekonomiye yatırım yapılmasını teşvik etmekle kalmayan, aynı zamanda enflasyonu da kontrol altında tutan negatif reel faiz oranlarının “net örnekleri” olarak ABD ve İngiltere’ye de değindi.

Erdoğan geçtiğimiz hafta eğer millet “tamam” ya da “yeter” derse çekileceğini söylemişti. Erdoğan’ın siyasi muhalifleri bu yorumun üzerine atladı. TAMAM olarak ilan edilen bir kampanya dakikalar içinde viral oldu, Erdoğan’ın destekçileriyse “DEVAM” ile buna karşılık verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın program sunucusu Guy Johnson'ı kendi ekonomik teorilerinin doğru olduğuna ikna etmeye çalışmasının ardından, Londra merkezli hedge fonu Blue Bay Asset Management’ın kıdemli stratejisti Tim Ash Bloomberg röportajını, “dizginsiz Erdoğan” (“Erdoğan unchained”) olarak nitelendirdi.

Johnson, faiz oranlarına yaklaşımı konusunda Erdoğan’ın üstüne giderej, diğer ülkelere dair bir dizi istatistik talep etti, seçimden sonra faiz oranlarının düştüğü bir örnek göstermesini istedi.

Erdoğan “Sağa sola bakıp dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok” dedi, “Bu kadar açık ve net örnekler varken neden sağa sola bakalım?”.

Erdoğan, sadece Uluslararası Para Fonu ile yeni bir kredi anlaşması yaparak ekonomisini kurtarmak için hükümetin para biriminin düşüşünü önlemek için faiz oranlarını enflasyonun 14.4 puan üstüne yükselttiği Arjantin’den “çok ciddi bir gelişme” olarak bahsetti.

Johnson’ın kendisine, ileriye dönük para politikasında bir rol oynayıp oynamayacağı sorusuna Erdoğan şöyle cevap verdi:

“Evet! Bu birilerini rahatsız edebilir, ama mecburuz. Vatandaşa hesap veren, devleti yönetendir.”

Yatırımcıların Erdoğan konusunda sabrının çok daha azaldığına dair bir başka işaret de, Salı günü, Türkiye’nin 10 yıl vadeli hazine tahvillerinin faizinin rekor seviyede yükselerek yüzde 14,5’i bulması oldu.

Merkez Bankası’nın faiz artırımları olmadığında -banka bu yıl faiz oranlarını sadece bir kez artırdı ve lirayı korumak için sadece 75 baz puanlık yüzde 13,5'e yükseldi- tahvil piyasası da strese giriyor.

Yerel basında çıkan haberlerde, teklif ve arz fiyatları arasındaki genişlemeye bağlı olarak, yabancı yatırımcıların Türk tahvillerine yatırım yapma konusunda güven kaybetmeye başladıkları belirtildi. Son ihalelerde Türk lirası borcu talebi de en iyi tabirle sıkıcı durumda.

Erdoğan zaten faiz oranlarını düşürmeye çalışıyor. Geçtiğimiz hafta, Türkiye Varlık Fonu aracılığıyla Erdoğan’ın danışman ve müttefikleri tarafından kontrol edilen iki devlet bankası, ipotek faiz oranlarını aylık yüzde 0,98'e düşürdü. Bu da, Türk bankaları yılda yüzde 13'ten fazla mevduat topladıkları için borç verme konusunda zararları olacağı anlamına geliyor.

Erdoğan Pazartesi günü yaptığı açıklamada Türkiye bankalarının faiz oranlarını düşürme planlarına “uyum sağlamak” zorunda kalacaklarını söyledi.

Hükümet politikası, ülkedeki yüksek faiz oranlarına ve enflasyona doğrudan katkıda bulundu. Erdoğan, endüstriye on milyarlarca dolarlık kredi teminatı sağladı, emeklilik maaşlarını artırdı ve yakın iş müttefikleri için vergi indirimleri ve sosyal güvenlik afları da dahil olmak üzere dev yatırım teşvikleri yaptı.

Enflasyon oranı gelişmekte olan piyasalardaki ortalamanın üç katının üstüne, yüzde 10,9'a çıktı. Erdoğan'ın ekonomik büyümeyi geçen yıl yüzde 7'nin üzerine çıkardığı ekonomik teşvik tedbirleri - G-20 grubu sanayileşmiş ülkelerindeki en yüksek oran - aynı zamanda ithalat talebi arttıkça cari açığın gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 6'sından fazlasını da genişletti.

Uluslararası Para Fonu ve derecelendirme kuruluşları da Türkiye'deki ekonomik gelişmeler hakkında çok endişeli. Nisan ayında, Standard & Poor's, Türkiye’nin yabancı para cinsinden borç notunu bir derece daha keserek BB- seviyesine, yatırım seviyesinin iki adımı aşağısına çekti, Erdoğan’ın artan otoriteryenliğinin ekonomi politikasını tahmin etmeyi zorlaştırdığını belirtti.