Şub 16 2018

Müebbet ve tahliye kararları: 'Yargı artık tümüyle siyasetin aracı'

Ahmet Altan, Mehmet Altan, Nazlı Ilıcak, Şükrü Tuğrul Özşengül, Yakup Şimşek ve Fevzi Yazıcı dün ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilirken, Deniz Yücel Alman hükümetinin baskıları sonucu salıverildi.

Kararı belki hakimler açıkladı ama bu hükümleri onların vermediğini artık sokaktaki çocuk bile biliyor.

Yargının doğrudan Saray’a bağlı hale geldiği böyle bir ortamda, salıverilmeler de, hükümler de Saray’ın talimatları doğrultusunda gerçekleşiyor.

Deniz Yücel için eski Almanya Başbakanı Schröder dahil, bir çok ismin devreye girdiği, Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel’in Erdoğan’ın Papa ziyareti sırasında Roma’daki uçarak bu konuda Cumhurbaşkanı ile pazarlığa giriştiği sızan bilgiler arasında..

Deniz Yücel’i meydanlarda ‘casus ve PKK ajanı’ ilan eden Erdoğan, dediklerini unutmak ve Almanların taleplerine boyun eğmek zorunda kaldı. Öyle ki, salıverilen Yücel’e yurtdışı çıkış bile kısıtlaması getirilemedi ve Yücel özel bir uçakla Türkiye’den ayrıldı.

Haksız yere bir yıldır özgürlüğünden mahrum edilmiş bir gazetecinin serbest kalmasına sevinirken Altanlar ve Ilıcak davasından tahmin edilen karar geldi. Almanya’dan çifte vatandaşlık sahibi olmamanın bedelini ödedi gazeteci arkadaşlarımız.

Ne ana muhalefet sahip çıktı, ne de kendine ‘demokrat’ medya mahallesi onların davasına. Karar davasını izleyen bile yoktu..

Türkiye kendi içinde parçalanıp bölünürken ‘atı alan Üsküdar’ı geçmeye’ devam ediyor ve Türkiye her geçen gün daha koyu bir faşizm batağına gömülüyor.