Eki 07 2019

Trump Kürtleri, IŞİD mensuplarını almayı kabul eden Erdoğan'a sattı mı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Fırat'ın doğusuna yönelik muhtemel bir operasyondan "belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır" şeklinde söz etmesi gözleri ABD'ye çevirdi.

Dün gece ABD Başkanı Donald Trump'la bir son dakika telefon görüşmesi gerçekleştiren Erdoğan'ın geri adım mı atacağı, yoksa operasyon emri mi vereceği önümüzdeki saatlerde netleşecek.

Ancak Batı medyası Trump'ın dün geceki görüşmeden sonra Erdoğan'ın önünü açtığını öne sürüyor.

İngiliz The Guardian gazetesi 'ABD, Kürtleri terk ederek Türk askerlerinin Suriye'ye girişine izin verecek' başlığıyla verdiği haberde, "Beyaz Saray, Trump ve Erdoğan arasındaki telefon görüşmesinden sonra ani bir politika değişikliğine gitti" ifadelerini kullandı. The Guardian Trump'ın Erdoğan'ın Kürtlerin elindeki IŞİD mensuplarını kabul etmesi karşılığında operasyona yeşil ışık yaktığını da belirtiyor.

Amerikan New York Times gazetesi ise Trump-Erdoğan görüşmesini, 'Trump, Amerikan politikasından değişikliğe giderek Türk ordusunun Suriye'ye operasyon düzenlemesine onay verdi' başlığını kullandı.

Sadece bu yıl üç kez Fırat'ın doğusuna ya da Menbiç'e operasyon yapacağı tehditleri savuran Erdoğan, her defasında ABD'den yeşil ışık alamayınca geri adım atmak zorunda kalmıştı.

Geçtiğimiz yıl Aralık ayında Suriye'deki tüm birlikleri çekeceği açıklayan Trump, bir ay sonra ise attığı bir twitte Türkiye'nin tezlerine yakın olarak 20 mil derinliğe kadar bir güvenli bölge oluşturulması fikrini desteklediğini belirtmişti.

Ancak daha sonraki süreçte Amerikan Savunma Bakanlığı ve bağlı birimler, 5-10 km derinliğe kadar izin verilebileceğini açıklamış, 7 Ağustos'tan itibaren faaliyete geçen 'güvenli bölge' ABD'nin kabul ettiği şekliyle yürürlüğe girmişti.

2016'da Irak ve Suriye'de yenilgiye uğratılan IŞİD'e karşı operasyonlarda ABD'nin en yakın müttefiki olarak ön plana çıkan Kürtlerin Türkiye'ye karşı yalnız bırakılmaması gerektiği yönünde güçlü bir Amerikan kamuoyu ortaya çıkmıştı.

Ancak Türkiye ise bu süreçte ABD'nin net olmayan politikasına karşın Rusya ile işbirliğine gitmişti.

Üç aydan fazla bir süredir Menbiç ve çevresindeki bölgelere yığınak yapan Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu, Erdoğan'dan gelecek yeşil ışığı bekliyordu.

Son olarak AKP'nin Kızılcahamam'daki 29. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, ABD’ye karşı yeteri kadar sabırlı davrandıklarını belirterek, “Hazırlıklarımızı yaptık, harekât planlarımızı tamamladık, gereken talimatları verdik. Kararı verilen ve süreci başlamış olan barış pınarlarının önünü açma vakti belki bugün, belki yarın denebilecek kadar yakındır. Hem karadan hem havadan bu harekâtı yürüteceğiz” ifadelerini kullandı.

Ancak bir süredir benzer tehditler savuran Erdoğan'ın ABD'den yeşil ışık almadan Menbiç ya da güvenli bölgedeki diğer bölgelere girmesinin zor olduğu tahmin ediliyordu.

Fakat Ortadoğu'daki gelişmelere daha çok 'ticaret' gözüyle bakan Trump'ın, Türkiye'ye daha fazla silah satabilmek için son anda bir politika değişikliğine gidebileceğinden endişe ediliyordu.

Bu konudaki endişe Kürtler arasında da yaygındı ve bu yüzden de ABD'nin özellikle 'güvenli bölge' konusunda önlerine koyduğu şartları itiraz etmeden kabul etmiş ve ağır birliklerini Türkiye sınırından 15 mm'den daha içerilere taşımışlardı.

Erdoğan-Trump görüşmesinden önce Rus Sputnik haber sitesinde yayınlanan bir haberde Pentagon'un Türkiye'yi Suriye’de koordinasyonsuz operasyon konusunda uyardığını yazdı. Sputnik'e göre Pentagon Sözcüsü Binbaşı Sean Robertson, basına verdiği açıklamada Türkiye’nin Suriye’de gerçekleştirebileceği koordinasyonsuz herhangi bir operasyonun ABD’de büyük endişeye neden olacağını belirtti.

Fakat dün gece yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin Menbiç'e operasyon yapmak için ABD'den yeşil ışık aldığı şeklinde değerlendiriliyor.

The Guardian'da yayınlanan haber analizde, "Beyaz Saray, Washington'ın uzun süredir müttefiki olan Kürtleri terk etmesine yol açan ani bir dış politika değişikliğiyle ABD birliklerini bölgeden çekerek Suriye'nin kuzeyine bir Türk saldırısına yeşil ışık yaktı" ifadeleri kullanılıyor.

Haberin devamında, "Kürt güçleri bölgedeki IŞİD'e karşı operasyonlara öncülük etti ancak Trump ve Erdoğan arasında Pazar günü yapılan telefon görüşmesinden sonra bu politikada değişikliğe gidildi ve bunun karşılığı olarak da Beyaz Saray, Türkiye'nin yakalanan IŞİD üyelerini gözaltına alacağını duyurdu" ifadeleri kullanılıyor.

Sadece Kürtlerin ele geçirdiği IŞİD mensuplarının sayısının 10 binden fazla olduğu, farklı milletlere mensup bu kişilerin akıbeti konusunda ABD'den cevap beklendiği belirtiliyordu. 

Amerikan yönetimi, IŞİD üyelerini kabul etmesi için Almanya Fransa ve diğer Avrupa ülkelerine baskı yapmış, ancak hiçbir ülke bunları kabul etmeye yanaşmamıştı.

İki hafta önce BM Genel Kurulu'nda ABD'nin IŞİD'le mücadele özel temsilcisi Jim Jeffrey Türkiye'nin muhtemel bir operasyonu konusunda bir anlaşma yaptıklarını belirtmişti.

Trump-Erdoğan görüşmesinden hemen sonra Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, “Türkiye, yakın zamanda Suriye’nin kuzeyine uzun süredir planladığı operasyon için harekete geçecek. ABD Silahlı Kuvvetleri, bu operasyonu desteklemeyecek ya da bu operasyona dahil olmayacak” denildi.

Konuyla ilgili New York Times gazetesindeki haberde ise Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada Başkan Trump'ın Türkiye'nin operasyonuna izin vererek ABD destekli Kürt güçlerinin Suriye sınırı boyunca temizlenmesi anlamına gelecek, ABD'nin Suriye politikasında köklü bir değişime imza attığı ifade ediliyor.

Gazetenin haberinde Suriye'nin kuzeyinde bulunan 150 kişilik Amerikan birliği de bölgeden çekilecek.