Ara 19 2017

AİHM, Türkiye'yi yine mahkum etti


Türkiye, son yıllarda hukukun işlemediği ülkelerin başlarında geliyor. En az güven duyulan kurum olarak yargıyı gösteren kamuoyu araştırmaları da bunu doğrular nitelikte.

İç hukuk yoluyla halledilemeyen sorunlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) çözülmeye çalışılıyor.

Türkiye, en çok adil yargılanma hakkını ihlal eden ülke olarak AİHM raporlarında zirveyi tutmuş vaziyette. Son verilere göre, davaların yüzde 88’inde hak ihlali kararı verdi. 15 Temmuz sonrası ise yaklaşık 25.000 başvuru yapıldı. 

En son Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için hükümetten “acil” savunma isteyen AİHM, İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesinden Adnan Öğrü ve Veysel Kurtuluş Alabaş ile Beyhan Günyeli’nin başvurusunu da sonuçlandırdı ve bir kez daha Türkiye’yi hak ihlali ile cezalandırdı.

Bu üç insan hakları aktivisti, Aralık 2009 ve Nisan 2010 tarihleri arasında Adana’da çeşitli barışçıl eylem ve basın açıklamalarına katılmıştı. Ancak Adana Valiliğinin Kasım 2009’da getirdiği eylem ve etkinlik yasağı gerekçe gösterilerek, üç kişiye de, katıldıkları her basın açıklaması için ayrı ayrı 143’er lira idari para cezası kesilmişti.

Bölge İdare Mahkemesi, cezaya itirazları reddetti. Ancak Adnan Öğrü’ye verilen para cezalarından birisi için, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesindeki örgütlenme ve toplanma özgürlüğüne aykırı olduğuna kararı gelince diğer cezalar için de AİHM’e başvuru kapısı aralanmış oldu.

Hükümet AİHM’e verdiği savunmada, “para cezalarının çok hafif olduğunu, başvurucuların ağır bir ihlale uğramadığını” ileri sürdü ama mahkeme bunu kabul etmedi. Hak ihlali verdiği kararında, “Barışçıl gösteri hakkı, demokratik toplumun temel taşıdır” vurgusu yapıldı.

Türkiye, bu kararla başvurucuların mahkeme masrafını ödemeye mahkûm oldu.