AİHM Başkanı Spano: ‘Devletler hukukun üstünlüğüyle yönetilmeli’

Türkiye’deki hak ihlallerine ve İstanbul Üniversitesi’nin 192 akademisyenini hukuksuz bir şekilde işten çıkarmasına rağmen söz konusu üniversite tarafından verilecek fahri doktorayı kabul etmesine tepki gösterilen AİHM Başkanı Robert Spano, Ankara’ya geldi. 

Türkiye’ye ilk kez gelen AİHM Başkanı Spano, Türkiye Adalet Akademisi’nde düzenlenen "24. Dönem Hakim ve Savcı Adayları Eğitimi Açılış Töreni"ne katıldı.

Spano burada yaptığı konuşmasında hukukun üstünlüğüne dikkat çekti. Ekonomik kalkınma ve refahın devamı için devletlerin hukukun üstünlüğüyle yönetilmesi gerektiğine dikkat çeken Spano, "Toplumda yargının fonksiyonsuz olması, hukukun üstünlüğü ve insan haklarının esas alınmaması sonucu, topluma yabancı yatırım çekilmesi mümkün olmaz" şeklinde konuştu.

Hükümetin yetkisinin kişilerin istek ve yetkileriyle değil, hukukla düzenlenmesi ve sınırlandırılması gerektiğini belirten Spano, "İktidardaki kişiler mahkemeleri kontrol edemez. Kanunlar sadece halka değil, aynı zamanda gücü elinde bulunduranlara da her an uygulanabilmelidir. Kanunun üzerinde hiç kimse yoktur" ifadelerini kullandı.

Spano, hukukun üstünlüğüyle yönetilen devletlerde, mahkemelerin kesin ve bağlayıcı kararlarının istisnasız infaz edilmesi gerektiğini belirtti. Spano, "Devletlerin, mahkemenin otoritesine saygı göstermesi, yargıya duyulan güven ve daha geniş yorumuyla hukukun üstünlüğü için kaçınılmaz ön koşuldur” dedi.

AİHM başyargıcı Spano, “15 Temmuz darbe girişimi” sonrasındaki tutuklamalarla ilgili AİHM'e Türkiye'den şikayet ve başvuruların geldiğini söyledi.

Spano şu hususlara dikkat çekti:

"Mahkemenin içtihadı çok net şekilde ortaya koymaktadır ki hakimlerin tutukluluğu çok ciddi bir gözetim altındadır. (Eski Anayasa Mahkemesi Başkanvekili) Alparslan Altan kararında söylenmiş olduğu gibi 5. madde çerçevesinde tutukluluğun hukuka uygunluğunda üç unsur gözetim altında olacaktır. Birincisi, yargının toplumda önemli bir rolü vardır çünkü adaletin garantörüdür.

İkincisi, yargı mensuplarına koruma sağlanması gerekir çünkü ancak böylelikle bağımsız bir şekilde faaliyetlerini yerine getirebilirler. Üçüncü olarak da yargının, demokratik toplumda diğer erkler arasında önemli bir rolü vardır. Bu noktada erkler ayrılığı ve yargı bağımsızlığını sağlayabilmek için mahkemenin yargı mensuplarını korunmasına özellikle dikkat etmesi gerekir.

Bu noktada, son kararlarda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi'nde kullanılan ifadeler, yüksek mahkemelerimiz arasındaki bu diyaloğa çok fazla uymuyor. Bu tartışılması gereken bir konu ve adli diyalog çerçevesinde bunu tartışacağımızı ifade etmek istiyorum.”


Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz