Şub 06 2018

Türkiye'den AİHM'e Cizre savunması: Masum değiller

Şırnak’ın Cizre ilçesinde, sokağa çıkma yasakları döneminde 7 Şubat 2016 tarihinde binaların bodrum katlarında ölümler meydana gelmişti. Yaşanan ölümlerde onlarca insanın yardım beklerken yakılarak öldürüldüğü iddia edilmişti.

Olayın yaşandığı günlerin hemen ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kanun hükmünde kararname (KHK) ile kapatılan Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatları, “üçüncü bodrum” olarak anılan olay mahalli için 11 Şubat 2016’da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru yaptı.

Cizre'de hayatını kaybeden onlarca kişiye ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde görülen dava için Türkiye savunma yaptı. Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığı imzasıyla yapılan savunmada ise Cizre bodrumlarında hayatını kaybedenler için Türkiye, "ölenler 'masum sivil' olarak görülmemeli" dedi.

Savunmada, 48 kişi için yapılan başvurular takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen, sorumlu olanların yargılamaya tabi tutulduğu ileri sürüldü. Türkiye adına yapılan savunmanın ilk bölümünde, “Hükümet, kararda yer alan kimi sivil toplum kuruluşlarının söz konusu raporlarının somut belgeler içermediği, herhangi bir resmi veriye dayanmadan hazırlandığı, yalnızca genel yorum ve çıkarımlara dayandığı ve bunların mevcut vaka ile ilgili olmadığı” sözlerine yer veriliyor.

Savunmada ilan edilen yasakların Başbakanlık tarafından valilik ve kaymakamlıklara gönderilen “Hükümet Genelgesi” çerçevesinde hukuki olduğu savunuldu. Savunmada yer alan “Ek-13” olarak numaralandırılan bölümde “Hükümet Genelgesi”ne yer verilmezken, savunmanın “Hükümet Talimatı” bölümünde şu ifadelere yer verildi:

“...Terörle mücadele operasyonlarını (Türkiye Genelkurmay ve İçişleri Bakanlığı) gerçek anlamda gerçekleştiren güvenlik güçlerinin en üst düzey yetkilileri, ölü veya diri yakalanan teröristlere insani yardım ve yasa çerçevesi içinde muamele edileceğine dair  yazılı talimatı güvenlik güçlerine gönderdi. Bu talimatların uygulanması en üst düzeydeki yetkililer tarafından takip edildi, kötü muamele iddiaları titizlikle değerlendirildi ve sorumlu olanlar gerekli yargılama ve idari usullere tabii tutuldu.” 

Kimi telsiz konuşmalarına da atıf yapılan savunmada, “Radyo konuşması kayıtlarından teröristlerin kaçmadan önce 296 N’lu binayı ateşe verdiği, Cudi’de Niran Sokak’ta C3151 No’lu binayı ateşe verdiği; radyo konuşmasının bir bölümünde başka bir evi daha ateşe verecekleri, bazı teröristlerin diğer teröristleri operasyon gereği infaz ettiği, güvenlik güçlerinin ısrarlı çağrılarına karşın ateş açtıkları ve iddia edildiği üzere yaralıları alması için ambulansın çağrıldığı adrese iki kez gidilmesine rağmen hiç kimsenin araca gelmediği anlaşılmıştır” deniliyor.