Tiny Url
http://tinyurl.com/ycgf7mmt
Kas 24 2018

"Öğrencilerim bana 'hocam gidin ve gelmeyin' diyordu"

Türkiye'deki beyin göçünün bir numaralı aktörleri akademisyenler. 2016'da Barış Bildirisi'ni imzaladıkları günden bu yana binlercesi ihraç edildi ve 'medeni ölüm'e terk edildi.

Ülke dışına çıkmaya imkan bulanlar gitti ve kendilerine yeni bir dünya yarattı. Ama akılları ve gönülleri hala Türkiye'de kalanlarda ve onların mahkum edildikleri karanlığın nasıl değiştirileceğinde.

Diken yazarı, gazeteci Kemal Göktaş, akademide beyin göçünün yoğun olduğunu hatırlattıktan sonra, gidenlerin sadece işlerinden edildikleri için gitmediklerini, üretemez hale getirildikleri ve liyakatın negatif bir değere dönüşmesi nedeniyle rotalarını yurt dışına çevirdiklerini belirtti.

Göktaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın, ülkesine dönen bilim insanlarına aylık 24 bin TL maaş vaadinin, Oxford Üniversitesi’nde Türkiyeli akademisyenlerin, bilimsel çalışmalarını anlattıkları toplantının da ana konularından biri olduğuna değindi ve ekledi::

"...akademisyenlere Türkiye’ye dönmeyi düşünüp düşünmediklerini ve nedenini sorduk:

Doktora sonrası araştırmacı, Oxford Üniversitesi: Ben Oxford’a yeni geldim. Türkiye’de akademisyenleri baskı altına alan faktörler bizi zorluyor. Ben sağlık bilimleri alanında çalışıyorum ve bu alanda her şey gittikçe zorlaştı. Ben buraya gelirken Türkiye’deki öğrencilerim ‘Hocam, gidin ve gelmeyin. Orada yapacağınız çalışmalarla bize daha yararlı olursunuz’ diyorlardı.

Buraya geldikten sonra akademik çalışma ortamının bunu sağlayabileceğini gördüm. Ben dört yıl önce de yurt dışında bir programa gelmiştim ama bu geldiğimde Türkiye’nin algılanışının çok farklılaştığını gördüm. Herkes bana ‘Ülkenizdeki şartlar çok kötü oldu, burada kalmak istiyor musunuz’ diye soruyor. Türkiye’nin böyle algılanmasına çok üzülüyorum ama ne yazık ki hak da veriyorum."

Manchester Üniversitesi'nden bir başka akademisyenin, "Türkiye’ye dönmeyi düşünmüyorum. Zaten istifa ederek buraya geldim. Koşulların giderek olumsuzlaşması nedeniyle geldim, düzelmeden de dönmeyi düşünmüyorum. Üniversitelerde akademisyenler üzerindeki baskı, bilimsel üretimin üzerindeki baskı kalkmadan, ülkede de dinsel yönetimin ağırlığı gitmeden dönmem. Liyakata bağlı olmayan akademik ortam değişmeli. Gönlümüzün bir tarafı elbette ülkemizde ama Türkiye’de sekiz yıl çalıştıktan sonra akademinin görüntüsünün çok değiştiğini söyleyebilirim. Burada da zorluklar, bazı akademik baskılar var ama hiç değilse ideolojik baskı yok" sözlerine dikkat çeken Göktaş, bir başka akademisyenin ise, "Sevdiğim yerin ötekisi olmayı tercih ettiğim için döneceğim" ifadelerini yazısına taşıdı. 

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar