Oca 17 2018

'Üniversiteler badem bıyık akınına uğrayacak'

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın düzenlemeye giriştiği alanlardan biri akademi. Son olarak yardımcı doçent kadroları için uygulanan yabancı dil ve merkezi sınavı yerden yere vurdu ve mesajı alan YÖK de bir değişiklik tasarısı hazırladı.

Artıgerçek yazarı Eser Karakaş'a göre bu, badem bıyıklıların üniversiteyi işgali ile sonuçlanacak bir adım.

YÖK tarafından geçen hafta Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) iletilen yardımcı doçentlik ve doçentlik sürecine ilişkin yasa teklifi önerisine göre, ‘doktoradan sonra doçentlikten önce zorunlu bir kademe olarak kabul edilmekte olan’ yardımcı doçentlik kalkacak ve doktorasını bitirenlerin doğrudan doçentliğe geçişi kolaylaştırılacak.

Bu kadrolara, doktor veya eşdeğer unvana sahip herkes başvurabilecek.

Karakaş bu düzenleme için, "Sayısı taş çatlasa onu geçmeyecek üniversite dışında, bu düzenlemeler doçentlik kadrolarının ipini koparan badem bıyıklıya açılacağı anlamına geliyor" yorumunu yapıyor.

"Bir Cumhurbaşkanının konuya doğrudan müdahalesini normal bir ülkede anlamak kolay değil" diyen Karakaş, her ne kadar 1982 tarihli Yükseköğretim Kanunu'nu eleştirse de 'bozuk saat misali' günde iki kez doğruyu gösterdiğini düşünüyor ve ekliyor:

"Bu 2547 sayılı yasa da bir-iki doğru madde içeriyor ve bu doğru maddelerin en başında da yardımcı doçentlik kurumu geliyor; son yirmi senenin yayın ortalamasına bir göz atılır ise doçentliğe yönelik yayınların en yoğunlaştığı dönemin yardımcı doçentlik dönemi olduğu görülecektir.

YÖK’ün verdiği bilgilere göre artık bu defter de kapanıyor, yabancı dil barajı düşürülüyor, hatta ilgili üniversiteye bırakılıyor ki bu aslında barajın kaldırılması demektir, doçentlik sınavı da adayların çalıştığı üniversiteye bırakılıyor."

Sayısı 10'u geçmeyecek üniversite dışında, bu düzenlemelerin "doçentlik kadrolarının ipini koparan badem bıyıklıya açılacağı anlamına geldiği"ni savunan Karakaş, son yıllarda Türkiye’nin korkunç bir durumun içinde debelendiğini vurguluyor.

Karakaş yazısını şöyle sürdürüyor:

"Bu yardımcı doçentlik meselesinde sınıf savaşı meselesinin ön plana çıktığını, “üniversiteleri halk çocuklarına açacağız” söylemi ile üniversitelerin tümüyle bademlere terk edilmek istendiğini düşünüyorum; “badem” ifadesini asla küçümseyici bir içerikle kullanmıyorum, muradım sadece meritokrasinin, akademik liyakatın yerini başka dürtülerin alacağını ifade etmek.

Akademi dünyasını hedef alan yasa değişikliğinin yabancı dil sınav barajının düşürülmesine ya da kaldırılmasına ve merkezi sınav objektivitesinden kaçmaya muhtaç kişiler için yapıldığını savunan Karakaş, ülkeye yapılacak en büyük kötülüğün üniversitelerdeki öğretim üyesi standartlarını düşürmek olduğunu bunun da ihanet-i vataniyye ile eşdeğer olduğunu belirterek yazısını noktalıyor.