Petrol yüzde 20 ucuzladı, pompaya yüzde üç yansıdı

Çin’de ortaya çıkıp son 15 gün içinde 30’a yakın ülkeye sıçrayarak yakın tarihin en büyük küresel salgını haline gelen Coronovirüs dünya petrol fiyatlarında şok düşüşe neden oldu. 6 Ocak’ta 69 dolarda bulunan Brent türü petrolün varil fiyatı son olarak 55.7 dolara kadar inerken düşüş yüzde 19’u geçti.

Küresel ölçekte benzin ve motorin fiyatlarında büyük bir indirime neden olan bu ucuzlama, akaryakıttan alınan verginin gizlice artırılması nedeniyle Türkiye’de pek de hissedilmedi. Örneğin ülkenin en büyük şehri olan İstanbul’da bir litre benzinin fiyatı Pazartesi akşam gelen zamdan sonra 6.74 TL olurken, dünya petrol fiyatlarının çöküşe geçtiği 6 Ocak’tan itibaren yaşanan toplam indirim yüzde 3.6’yla sınırlı kaldı.  Aynı dönemde bir diğer önemli akaryakıt türü olan motorinde ise litre fiyatı sadece yüzde 2.9 gerileyerek 6.51 TL’den 6.32 TL’ye düştü.

Söz konusu dönemde akaryakıt fiyatlarının hesaplanmasında kullanılan bir diğer değişken olan dolar kuru ise sadece 1 kuruş yükseldi ve maliyet açısından önemli bir etki yaratmadı.

Dünya ekonomisinde Çin kaynaklı yavaşlama beklentisinin bir sonucu olarak ortaya çıkan petrol fiyatlarındaki düşüşün Türkiye’deki akaryakıt fiyatlarına yansımamasında başlıca neden ise Hükümetin yüksek bütçe açıkları. AKP iktidarı geçen yıl Merkez Bankası’nın kasasının boşaltılması da dahil yaptığı bir dizi operasyonla artırma operasyonuyla merkezi bütçe gelirlerini artırmaya çalıştı. Ancak artan harcamalar ve ekonomideki durgunluk yüzünden düşen vergi gelirleri nedeniyle Aralık sonunda bütçe açığı başlangıçta hedeflenen 80.6 milyarlık seviyenin yüzde 53 üzerinde, 123.7 miyar lira olarak gerçekleşti. Bu tutar ülke milli gelirinin yüzde 3’üne yaklaşırken, Türkiye uzun bir aradan sonra AB’nin Maastricht kriterlerinde temel sınır olarak gösterilen yüzde 3’lük bütçe açığı/milli gelir oranını zorlamaya başladı.

Bütçe açığının artmasında bütçe gelirleri açısından önemli bir yer tutan akaryakıt satışlarından alınan Özel Tüketim Vergisi’nin beklenenin altında kalması oldu. Türk Hükümeti 2019 için petrol ürünlerinden 67.5 milyar TL’lik ÖTV geliri hedeflerken, satışlardaki düşüş nedeniyle bu rakam hedefin yüzde 10 altında, 61 milyar lirada kaldı. Ayrıca bu düşüş 1 milyar liranın üzerinde ek bir KDV kaybı yarattı.

Akaryakıt vergisindeki düşüşte sadece tüketim kaybı değil, Türk Hükümeti’nin enflasyon kontrolü amacıyla uyguladığı narh sistemi de etkili oldu. Ülke, 2001 yılından itibaren akaryakıt fiyatlarında dünya petrol fiyatları ve kur seviyesine bağlı olarak otomatik fiyatlandırmaya geçerken, 2018’de yaşanan krizin ardından bu sistem terkedildi. Akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sistemine geçildi ve Hükümet vergi oranını bir hava yastığı olarak kullanmaya başladı. Böylece dünya petrol fiyatları ve kurlardaki hızlı sıçramaların olduğu dönemlerde vergi oranları düşürülerek akaryakıt fiyatlarındaki şok oynamaların enflasyon oranlarına yansımasının önüne geçilmeye çalışıldı.

Buna karşın bütçe açıklarındaki hızlı artış özellikle bu yıl Türk Hükümeti’nin eşel mobil sistemindeki hareket alanını giderek daraltmaya başladığı anlaşılıyor. AKP iktidarı dünya petrol fiyatlarındaki düşüşün yarattığı maliyet avantajını bütçe gelirlerini artırmak için bir fırsat olarak kullanıyor.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar