Kas 06 2017

AKM'nin "gerçekten, hakikaten, boğaza nazır" bir lokantası olacak

Tam dokuz yıldır metruk durumda olan Atatürk Kültür Merkezi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Yeni AKM" tanıtım töreninde yaptığı açıklamaya göre, 2019'un ilk çeyreğinde açılacak.

2 bin 500 kişilik salona ek olarak, binanın en üst katında "gerçekten, hakikaten, boğaza nazır bir lokanta" da inşa edilecek.

Taksim Meydanı ise "inşallah çok daha farklı hale gelecek."

Tanıtım toplantısına üç gün kala; mimar, yazar ve sanatçı kurumları, yaptıkları ortak bir açıklamada, "AKM'yi yıkmak da yıkıma terk etmek de suçtur!" dedi.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ise, haziran ayında yaptığı açıklamada "2863 sayılı Koruma Yasası uyarınca, bir kültür varlığını restore etmeyerek yıkıma terk etmenin suç olduğunu," ancak bu konuda yaptıkları suç duyurularının işleme konmadığını söylemişti.

Erdoğan konuşmasında, "Bu yapının yıkılıp yeniden inşaasına karşı direnişin, kültür sanat hassasiyetinden değil, ideolojik saplantılardan kaynaklandığını gayet iyi biliyoruz" dedi ve ekledi: "AKM’nin yeniden inşasına karşı çıkan zihniyetle, terörle mücadeleyi engellemeye çalışan anlayış aynıdır."

Tartışmalar ilk başladığında kimileri AKM'nin "çirkin olduğunu" ve yıkılmayı hak ettiğini iddia ederken; kimileri de binanın bir kültürel varlık olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden sembolik bir değere sahip olduğunu, yıkılmasının insanların kentle kurduğu bağlantıları tahrip edeceğini söylemişti.

Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sami Yılmaztürk'e göre yıkılma sebebi de tam olarak buydu: "Yeni bir kimlik yaratmak."

Erdoğan da, nitekim, konuşmasının devamında bol bol Doğu kültürü vurgusu yaptı ve Batı kültürünü reddetti: 

Türk milleti olarak bizim kültür sanat kaynaklarımız geniştir, zengindir. Doğuya doğru gidin, Kafkasya kültürü, orta asya kültürü, bunlar bizim kültürümüzdür. Balkan kültürü, doğu Avrupa kültürü bizim kültürümüzdür. Kırım kültürü bizim kültürümüzdür. Mezopotamya kültürü, ecdadımızın ayak izlerini sürebileceğiniz kültürlerin hepsi de aslında bizim kültürümüzdür. Anadolu zaten başlı başına bir kültür vahasıdır.

Geçtiğimiz yüzyıldan beri hakim kültür haline gelen batı medeniyetinin yol açtığı sorunlar sadece bize mahsus sorunlar değildir.

Barok

Aslında Kültür Bakanlığı ve Mimarlar Odası, binanın 2008'de kullanıma kapatılmasının ardından, yıkımına gerek görmemişti. Bina için iki kurum tarafından da onaylanmış bir güçlendirme projesi gündemdeydi. Binanın çökme tehlikesi yoktu.

Binanın olduğu gibi korunarak yenilenmesi ve güçlendirilmesi için 2009'da bir protokol imzalanmıştı. Çalışmalar 2012'de başlamıştı. O dönem AKM'nin, 29 Ekim 2013'te AKM'nin tekrar açılacağı söyleniyordu.

Gezi Parkı olayları zaten bir mimari projeden dolayı başlamamış gibi, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, "AKM'yi yıkıp yerine barok tarzında opera yapalım" demişti.

Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, o döneme dair BBC'ye verdiği röportajda şöyle söylemişti:

(AKM'nin) ihalesi yapılmıştı, ihale kurulundan, kültür varlıkları koruma kurulundan geçmişti, yer teslimi yapılmıştı. Bakanlık olarak biz fon ayırmıştık, 40 milyon lira civarına gelmişti bu fon. Sabancı Vakfı'nın ayırdığı 30 milyonluk bir kaynak da vardı. Yani kaynağı da hazırdı, şantiyesi kurulmuştu, çalışmalar başlamıştı. Gezi olaylarının ardından (o dönemki) Başbakan Erdoğan sesini yükseltince bakanlık çevreleri bunu derhal ferman kabul etti. Bir yazı yazdılar ve çalışmalar durduruldu. Bu durdurma kararı tamamen hukuksuzdur.

Sayın Erdoğan hiçbir zaman AKM'nin restorasyonundan yana değildi. Yıkılıp yeniden yapılmasından yanaydı. Galiba ikinci kez kaynak ayırmayı da o frenledi.