Haz 13 2019

Akif Beki: Durdurun reformu inecek var...

Türkiye, 15 Temmuz sonrası iyice askıya alınan yargı düzenini toparlamak adına “yargı reformu” adı altına bir paket açıkladı. Ancak gelişen süreçte hiçbir şeyin değişmediği gözlemleniyor.

Karar yazarı Akif Beki, “Durdurun reformu inecek var” başlıklı yazısında Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu’nun yaklaşık bir yıl sonra ifşa ettiği pasaport skandalına dikkat çekiyor.

“Daha iki haftası dolmadı, alayıvala ile beş yıllık bir yargı reformu stratejisi açıklandı” diyen Beki, “Göz doldurmaz ama hiç yoktan iyidir diye gözlerimiz doldu. Nereden bilecektik, Saadet lideri Karamollaoğlu'nun ifşa ettiği pasaport skandalına böyle karşılık verileceğini” ironisi yapıyor.

Karamollaoğlu, Halk TV'de Özlem Akarsu Çelik’in sorularını yanıtlarken 24 Haziran seçiminden kısa bir süre sonra yurt dışında çıkmak için pasaportunu yenilemek üzere nüfus müdürlüğüne gittiğini ancak kendisine pasaport verilmediğini, gerekçe olarak isminin terörle iltisaklı isimler arasında göründüğünün söylendiğini açıklamıştı.

Karamollaoğlu, pasaportunu 15 gün içinde itiraz üzerine alabildiğini belirtmişti.

Beki, “Yazılı, sözlü açıklamalar yapıldı; özetle pasaportun var mı var, aldın mı aldın, istediğin yere uçuyor musun uçuyorsun, e daha ne konuşuyorsun, demek ki 'terörist' diye geri çevrildiğin yalan diyorlar” ifadesini kullanıyor ve ekliyor:

“İyi de 'pasaportum yok, hiç vermediler, bir yere uçamıyorum' demedi ki Karamollaoğlu, söyledikleri yalan olsun. Bilakis; kısa sürede çözdüğünü, pasaportunu almayı başardığını belirterek buradan yalanlama yarışına girecekleri boşa çıkarmıştı baştan. Hani muhalefetten yüzlerce belediye meclis adayının herhangi bir mahkeme kararı olmadan terörle irtibatını kurmak için kullanılan polis GBT'si vardı ya... Hukuken suç teşkil etmeyen ilişki ve bağlantıları ispatlı terör suçuymuş gibi gösteren istihbarat fişleri, hani pehlivan tefrikası gibi çarşaf çarşaf yayınlanmıştı ya... İşte ona benzer bir güvenlik soruşturması kaydında adının karşısına 'terör' notu düşüldüğü için, başvurusu önce reddedilmiş. Hukuki geçerliliği ve bağlayıclığı olmadığı halde... Ancak birtakım girişimlerden sonra o kayıt kaldırılarak ön açılmış da diplomatik pasaportunu yeniletebilmiş Karamollaoğlu. İddiası bu…”

“Öyle bir şey hiç olmamış, külliyen yalan ve kuru iftiraymış gibi toptan reddediyor ilgililer” diyen Beki, “Ama dosyasına keyfi biçimde 'terör şüphelisi' notu düşülmüş müydü, sonradan kaldırıldı mı, buna dayanılarak önce refüze edildi mi, düzeltmek için aradığını söylediği yetkilikeri aradığı dogru mu, değil mi mevzularına nedense girmiyorlar” vurgusu yapıyor.

Beki, daha sonra sözü reform paketine getirerek, “Dört dörtlük bir skandal. Mayıs sonunda büyük umutlarla topluma sunulan reform paketi, tam da işte bu tür saçmalıkları düzeltmeyi ve tekrarlarını önlemeyi vaat ediyordu” görüşünü kaydediyor.

“Geçen yıl, 24 Haziran seçimlerinden hemen önce yaşandığı için reform paketini elbette bağlamaz” notunu da düşen Beki, “Fakat verilen tepkiler, paketteki vaatleri hayata geçirme niyet ve iradesinin iktidarda gerçekten var olup olmadığını pekala ortaya koyar. Reformun uygulanıp uygulanmayacağına inancı ve güveni de doğrudan etkiler” yorumunu yapıyor.

Beki, yazısını şu cümelerle sürdürüyor:

“Göstermelik düzenlemelerle kağıt üstünde bırakılmazsa umut vericiydi. Ne ki pasaport skandalına tepkiler, iç açıcı bir gösterge olmadı. Aksine umut kırıcı. Bir göz adaletsizlikleri onaralım derken, öbür göz 'durdurun reformu inecek var' diyor sanki. Başlamadan istop edilir, sabotaja uğratılırsa yazık olur, ölü doğar onca hazırlık.”


Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.