AKP’de ikinci Zarrab krizi

17-25 Aralık yolsuzluk operasyonlarının ardından AKP ile Avrasyacı Ulusalcı kanat arasında kurulan iktidar ortaklığında çatlaklar büyümeye devam ediyor. Geçen ay eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’un ‘FETÖ’nün siyasi kanadının iktidar partisi AKP olduğunu ima eden çıkışıyla başlayıp, ardından İdlib'deki operasyon nedeniyle gerilen ilişkiler, Ulusalcı kanadın medyadaki bağı OdaTV’nin kapatılması ve Genel Yayın Yönetmeni ile Yazı işleri Müdürü’nün hapse atılmasıyla zirveye ulaşmıştı. Pazar günü yaşanan bir gelişme ise AKP ile Ulusalcı kanat arasındaki çatışmanın durulmaktan çok öte büyümeye doğru evrildiğini gözler önüne serdi.

AKP, Ulusalcı kanada ortak düşman saydığı Gülen Cemaati ile mücadele için yargıda geniş bir kadrolaşma imtiyazı ve yetkiler tanırken, FETÖ operasyonları bu kez iktidara çok yakın bir işadamına sıçradı. Geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen’le de resmi iş ilişkileri olan Azerbaycan asıllı işadamı Mübariz Mansimov FETÖ’den gözaltına alındı. Gözaltı işlemi iktidara yakın medyada daha çok sessizlikle karşılanırken, haberler ‘Ünlü işadamına gözaltı’ başlıklarıyla ayrıntıya girilmeden verildi.

Gözaltına alınan işadamı Mansimov’a ait Palmali denizcilik geçtiğimiz yıllarda Bilal Erdoğan’a ait bazı petrol taşıma gemilerini kiralayarak Rus petrollerinin Batı’ya taşınması operasyonlarını yürüttü. 1987’den bu yana Türkiye’de yaşayan Mansimov bu dönemde dünyanın en büyük denizcilik filolarından birini kurdu. Ancak 2018’de Mansimov’a Rus devlet petrol şirketi Lukoil tarafından vergi kaçırma gerekçesiyle dava açıldı. Dava Mansimov’un, AKP’lilerin de sıkça kullandığı vergi cenneti Malta üzerinden bir takım şaibeli işlemlerle Rus Devleti’ni zarara uğrattığı iddiasına dayanıyordu.

Mansimov ile Erdoğan Ailesi’nin şu anki iş ilişkileri tam olarak bilinmese de AKP’ye yakın pek çok işinsanıyla kurduğu bağlar ve ortaklıklar

Azeri kökenli multimilyarder işadamının çeşitli dönemlerde kamuoyunun gündemine gelmesine neden oldu.

Bir dönem Star Gazetesi ve 24 televizyonuna da ortak olan Mansimov’un ayrıca Türkiye’nin en büyük dış yatırımcısı olan Azeri SOCAR Grubu (Petkim ve Star Rafinerisi), AKP’ye yakın işadamları Ethem Sancak, Mehmet Cengiz, Mehmet Baltacı, Ferit Şahenk ve Fettah Tamince gibi isimlerle de iş ilişkileri bulunuyordu.

Bu açıdan AKP sermayesi içinde kilit konumda bulunan Mansimov’un bir diğer ilişkisi de Doğan Grubu’yla olan yakınlığı. Aydın Doğan’ın İstanbul Mecidiyeköy’de yaptırdığı Trump Tower’in en büyük müşterisi konumundaki Mubariz Mansimov, söz konusu binaların en pahalı iki “penthouse”unun da aralarında olduğu toplam sekiz daireyi gözünü kırpmadan alıp, milyonlarca dolar ödeme yapmıştı.

Trump Tower’daki bu ilişkiler her ne kadar sıradan bir emlak yatırımı gibi gözükse de uluslararası siyaseti de kapsayan  geniş bir nüfuz alanını etkiliyor. Trump Tower’daki ortaklık nedeniyle ABD Başkanı Donald Trump ile Doğan Ailesi özellikle de Aile’nin damadı Mehmet Ali Yalçındağ’ın derinleşmiş bağları söz konusu. Trump’ın ‘Dostum’ diye hitap ettiği Yalçındağ, Trump’ın başkanlık yarışını kazandığı gece süitinde bulunan tek yabancı misafir olarak adından bahsettirmişti.

Şimdilik Mansimov davasının nereye evrileceği, AKP ile adı konmamış iktidar ortağı Avrasyacı Ulusalcılar arasında nasıl bir platforma sokacağı belli değil.

Ancak geçmişteki ilişkileri göz önünde bulundurulursa, operasyonun AKP’ye yakın işadamlarının hatta Erdoğan yönetiminin bizzat kendisini rahatsız edeceğini tahmin etmek yanıltıcı olmaz. Benzer bir gelişme 17-25 Aralık’ta AKP’nin çok yakınında duran bir başka işadamı Reza Zarrab’la ilgili yaşanırken, iktidar partisi kurtuluşu yargı ve güvenlik bürokrasisinin tamamını yıkan bir operasyonda bulmuştu


© Ahval Türkçe