AKP'li belediye başkanı AKP'lileri fişlemiş

Son günlerde kadın ve çocuğa yönelik istismarı, şiddeti önlemek amacıyla yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesi'nin feshi tartışmaları nedeniyle AKP içinde yaşanan çatlak ve gerilim her geçen gün büyüyor.

31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimlerinde İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi büyük şehirleri kaybeden AKP, bu kez Zonguldak Belediyesi'ndeki bir fişleme olayı ile sarsıldı.

Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, AKP’li Zonguldak Belediye Başkanı Selim Alan, parti içinde kendisine oy vermeyenleri fişledi.

İddiayı gündeme getirense bir başka AKP'li isim Kurtuluş Yılmaz. Yılmaz, 'telefonla anket' bahanesiyle fişlendiğini ve ses kaydının önüne konularak istifaya zorlandığını söyledi.

Buna göre, Alan kendisine oy vermeyenleri telefonla anket yöntemi ile fişledi ve anket şirketinden ankete katılanların ses kaydını aldı.

Şantaja maruz kaldığını belirten Yılmaz, iki hafta önce 'gördüğüm lüzum üzerine' açıklamasıyla partiden ve il başkan yardımcılığı görevinden istifa etmişti. 

Fişlendiği ses kayıtlarının AKP Genel Merkezi'ne ve vekillere servis edildiği için istifa ettiğini doğrulayan Yılmaz'ın yanı sıra listede 134 AKP'linin ismi olduğu kaydedildi.

Bu kişilerin yerel seçimlerde kime oy vereceği, adres bilgileri, telefon numaraları ve daha önce oy verdikleri partilerin bilgisinin de fişleme dosyasına konulduğunu ifade edilirken, ankette Alan’ın pandemi dönemindeki çalışmalarında başarılı olup olmadığı soruldu. İddiaya göre, gizli tutulması gereken kişisel veriler ile ankete katılan deneklerle yapılan telefon görüşmelerinin ses kayıtları anket şirketi tarafından Belediye Başkanı Selim Alan ve AKP Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar’a teslim edildi.

Habere göre, Alan kendisine oy vermeyen partililerin isimlerini anket yöntemiyle tek tek belirledi ve parti içinde bu isimlere mobbing uyguladı, ardından da hedef alınan isimleri istifaya zorladı.

Anket firmalarının para karşılığı kişisel verileri Belediye Başkanı ve Milletvekiline vermesinin kabul edilemez olduğunu söyleyen Yılmaz şunları söyledi:

“Bu hem parti açısından hem de birlikte siyaset yaptığım kişiler adına etik ve ahlaki bir durum değil. Benim gibi başkaları da bu ankete katılarak özgürce düşüncelerini ifade etti. Ses kaydını ve verileri veren anket firmasına söyleyecek bir şey bulamıyorum. Söylediklerimden pişman hiç olmadım. Ben Cumhurbaşkanı ‘Çocuklarınızı cemaatin okulundan alın’ dediğinde ilk alanlardan biriyim. Başkaları gibi çocuğumu 17-25 Aralık’tan sonra her şeye rağmen cemaatin okula göndermedim. Davaya ihanet etmedim. Onun için gönlüm rahat. Ama gördüm ki dava bitmiş.”

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz