Şub 22 2018

'Atatürkçülük tutmayınca AKP fabrika ayarlarına döndü'

Çok değil daha birkaç ay öncesine kadar, AKP liderliği ve kadroları en koyu Atatürkçüler olarak kendilerini lanse ediyordu. 

Herkesi şaşıran ve AKP tabanının pek de hoşuna gitmeyen bu yeni Atatürkçülük damarının nasıl olup da böyle ani ve güçlü kabardığı merak ediliyordu.

Ancak AKP'nin iktidarla ilgili pragmatik yaklaşımının, Atatürkçü görünmeyi de gerekli kıldığı yönündeki yaygın kanı, bu merakı da gidermiş görünüyordu.

Sonrasında, Atatürk ve Atatürkçülükle ilgili vurgu bıçak gibi kesildi. AKP, eskiden olduğu gibi tarikat ve cemaat şeyhleri ile yeniden sıkı fıkı olmaya başladı. Bu akımın ateşini ise yine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ateşledi.

AKP, fabrika ayarlarına dönüyordu.

Evrensel Gazetesi yazarı İhsan Çaralan da bu hızlı 'U' dönüşünü irdelediği yazısında, Erdoğan'ın Atatürk düşmanı Kadir Mısırlıoğlu'yu ziyaret ederek Atatürkçülük kisvesini bir kenara bıraktığını belirtiyor. 

"Bu kadar pragmatizm AKP'yi bile bozar" yorumunu yapan Çaralan, AKP'nin iktidarda kalabilmek adına anketlere göre manevra yapma tutumu geliştirdiğini yazıyor.

Çaralan, AKP'nin iktidar hırsı uğruna geliştirdiği mentaliteyi şöyle özetliyor:

"Yani AKP sadece iç politika sorunlarında değil, “milli politika” ilan ettiği diğer konularda da, sürekli olarak “Bize, partiye getirisi ne?” sorusuna yanıtlar arıyor. 

Onun içindir ki, CHP’liler de haklı olarak soruyor; “Peki anketler Afrin’e yönelik askeri harekat sonrası AKP’ye oy desteğini düşürse, operasyon durdurulacak mı?” 

Bu sorunun yanıtı her halde, “AKP bunu yapmaktan da çekinmez” olmalıdır.

Çünkü AKP için her şey 2019 seçimlerini kazanmaktır! Gerisi, “yerlilik millik”, “beka” ve boş laflardan ibarettir!"

AKP'nin kısa bir süre öncesine kadar Atatürk'ü övmeden geçirdiği tek bir gün bile olmadığını hatırlatan Çaralan, "Öyle ki bu zevat, o günlerde, içinde Atatürk geçmeyen cümle kurmuyorlardı. Hatta Atatürk’e her zaman yaptıkları gibi TV kanalarından sövüp sayan birkaç meczubu da tutuklatmışlardı!" diyor.

Son bir iki aydan beri, AKP'lilerin Atatürk lafını ağızlarına almadıklarına dikkat çeken Çaralan, değerlendirmelerini şöyle sürdürüyor:

"Afrin’e yönelik operasyon üzerinden Atatürk’ün adını kullanmak için bol malzeme varken ve harekata Kemalist kesimlerden destek almak için bol bol Atatürk adından söz etmek mümkünken, iktidardakiler buna da pek yanaşmıyorlar.  

Yunanistan’la “Ege adaları” üstünden bir “Lozan tartışması” açıp, İnönü’ye dolayısıyla da  Atatürk’e yüklenme hazırlıkları içinde olduklarını da saklamıyorlar.

Bütün bunların üstüne Cumhurbaşkanı Erdoğan 16 Şubat günü, yaşayan en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı denebilecek bir zatı, Kadir Mısırlıoğlu’yu yattığı hastanede ziyaret etti.

O Kadir Mısırlıoğlu ki, Kurtuluş Savaşı için “Beni tefe koyarlar ama keşke Yunan galip gelseydi. Ne hilafet yıkılırdı ne de şeriat” diyendir. O Kadir Msısırlıoğlu ki, “Biz şeriat düzenini görecek miyiz?” diyen müritlerine; “İstediğimiz olmuş değildir. Yarı yoldayız. Nasıl buluğ çağına ermemiş çocuğa niye evlenmiyorsun diyemezsen hükümete de niye şeriat ilan etmiyorsun diyemezsin. Vakti var. Sizin nesliniz İslam’ın mutlak galebesini, küfrün mutlak yıkılışını, heykellerin (Atatürk heykelleri kastediliyor) köpek leşi gibi sürüklendiğini görecek” diyecek kadar bir Atatürk ve cumhuriyet düşmanıdır."