Çelik: ABD uçakları Fırat Kalkanı bölgesinden uçuş yaptı

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Türkiye ile Rusya arasında varılan mutabakat sonucu 30 km güneye çekilmeye başladığını açıklayan SDG’ye ait ağır silahların ve bütün silahların toplanmasının ABD’nin sorumluluğunda olduğunu söyledi.

IŞİD lideri Bağdadi’nin öldürülmesine yönelik operasyona ilişkin de konuşan Çelik, “PYD-YPG terör örgütü madem bu kadar istihbarata sahiptiler, istihbaratı kendilerinin verdiğini iddia ediyor peki neden Barış Pınarı Harekatı'ndan önce bu olmadı?” diye sordu. 

Çelik operasyona ilişkin "Türkiye ABD ile yüksek bir koordinasyon içerisinde olmuştur. TSK gerekli koordinasyonu sağlamıştır. ABD uçakları Fırat Kalkanı Harekât bölgesinden uçuş yaptı" dedi.

Ömer Çelik, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.

Çelik'in konuşmasından öne çıkan ifadeler şöyle:

“Dün ABD Başkanı tarafından DEAŞ liderinin öldürüldüğü açıklandı. Bu örgüt en çok İslam'a, Müslümanlara ve ülkemize zarar veren terör örgütü. İnsanlığa karşı suç işleyen örgüt. Bunun liderinin öldürülmüş olması terörle mücadelede dönüm noktasıdır. Umarız bütün terör örgütlerine karşı aynı mücadele devam eder. Bir terör örgütü liderinin terörle mücadele kapsamında öldürülmesi söz konusuyken başka bir terör örgütünün sözde liderinin ABD’ye davet edilmesi, Twitter’dan tebrik edilmesinin ne kadar çelişkili olduğunu görüyoruz.

Barış Pınarı başladığında herkes DEAŞ'la mücadeleyi zaafa uğratacağını iddia ediyordu. Özellikle YPG unsurları bu propagandayı yapıyorlardı. Görüldüğü gibi Barış Pınarı Harekatı'ndan çok kısa bir zaman sonra DEAŞ liderinin bertaraf edilmesi mümkün olmuştur.

Türkiye ABD ile yüksek bir koordinasyon içerisinde olmuştur. TSK gerekli koordinasyonu sağlamıştır. ABD uçakları Fırat Kalkanı Harekat bölgesinden uçuş yaptı. 

PYD-YPG terör örgütü madem bu kadar istihbarata sahiptiler, istihbaratı kendilerinin verdiğini iddia ediyor peki neden Barış Pınarı Harekatı'ndan önce bu olmadı? Barış Pınarı operasyonu ile tam tersine DEAŞ'la mücadelenin güçlendiği net bir şekilde görülmektedir. Bu eli kanlı vahşi örgüt Ankara Gar patlamasında, Gaziantep'te, Atatürk Havalimanı'nda, Reyna'da, Suruç'ta, Sultanahmet, Niğde'deki canlarımızın şehit olmasına sebep oldu.İncirlik hava üssü DEAŞ'a karşı mücadelede önemli rol üstlenmiştir. DEAŞ'ın kendisine hedef olarak seçtiği Irak'taki güvenlik güçlerinin iyi mücadele edebilmesi için Türkiye 'eğit donat'a ev sahipliği yapmıştır. Yabancı terörist savaşları dünyanın gündemindeki en önemli konulardan bir tanesidir. Yaklaşık 70 bin 480 kişi Türkiye'nin giriş yasağı listesinde yer almaktadır. Ayrıca yabancı terör savaşçılarla ilgili olarak 7 bin 445 yabancı uyruklu kişi sınır dışı edilmiştir. Net bir şekilde görülmektedir ki, YPG/PYD terör örgütünün varlığı DEAŞ'ı geriletmek değil DEAŞ'a zemin bulmasına sebebiyet vermektedir. YPG/PYD terör örgütüne güvenmek tam bir akıl tutulmasıdır.

Biz geri göndermeme ilkesine insani sebeplerle yaklaşan bir ülkeyiz. Bu konuda en çok konuşan AB bu meselede en çok sınıfta kalmış mekanizmanın başında gelmektedir. Köprüler kurmak yerine duvarlar örmeyi tercih ettiler. Güvenli Bölge'de Cumhurbaşkanımızın teklifine pozitif katkı sağlamalıdırlar. İçişleri Bakanlığımızın uygulamaları çok daha yeni standartlar ortaya koymuştur. Bu da yabancı gözlemciler tarafından takdir edilmiştir. Mülteciler için dünya genelinde okullaşma oranı yüzde 71 iken Türkiye'de yüzde 93.3'dür. Biz bu çocukları eğitmezsek yarın öbür gün terör örgütleri bu çocukları insan deposu olarak kullanacaktır. Bu insanların sağ salim ve güvenli şekilde ülkelere dönmeleri sağlanması gereklidir.

Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrılarına 'evet haklısınız' demelerine rağmen maalesef adım atmıyorlar. Birkaç kuruş yardım yaparak Türkiye'yi mülteci kampı bir memleket olarak görmemelidir. Türkiye kimsenin mülteci kampı değildir. Dolayısıyla işi hassasiyetle ele alıp, ciddi bir eylem planıyla karşımıza gelmelilerdir. Af Örgütü raporu ile Türkiye'nin hakkaniyetinin hedef alınmasını eleştiriyoruz. Bu teşkilat muhatap olduğumuz, zaman zaman kendileriyle görüştüğümüz teşkilattır. Geri göndermeme ilkesine bağlı olarak şüphe içerisinde bir davranış içerisinde olmamalıdırlar. Bu raporlar yazılırken bizimle de istişare halinde olurlarsa kendilerinin doğru bilgiye ulaşması için elimizden geleni yaparız.

ABD heyeti sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaretinin sonrası mutabakat ortaya çıkmıştır. Ağır silahların ve bütün silahların toplanması meselesi ABD'nin sorumluluğundadır. Bizim tespitlerimize göre 30 bin TIR ve 4 bin 500 uçakla NATO ülkesi tarafından terör örgütüne verilmiştir. Bu konuda takibimiz sürüyor. Bugün de bir bilgi alışverişi mekanizması toplantısı olacaktı. TSK'nın kendi imkan ve kabiliyetleriyle ortaya koyduğu silahların imha edilme sürecidir. Terör örgütüne ait olarak iki adet silah ele geçirildi. Top, Doçka mühimmatı, çok sayıda mayın arama dedektörü ele geçirildi ve imha edildi. Terör örgütünün tahkimatları silahlı kuvvetlerimiz tarafından imha edilmesidir. Esas olan bu silahların ABD tarafından toplanmasıdır."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz