Davutoğlu ekibinden bir isim: Erdoğan, Pelikancılarla buluşunca rahatladık, farkları olmadığı görüldü

AKP’nin politikalarından memnun olmayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu parti çalışmalarına devam ediyor. Davutoğlu’nun kararlığını gören AKP’nin mevcut yönetimi ise çeşitli hamlelerle yeni oluşumu yıldırmaya veya erken doğuma zorluyor. 

Ahval’e parti çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Davutoğlu’nun ekibinden üst düzey bir isim, Davutoğlu’nun partisinin yaklaşık 70 ilde ve yüzlerce ilçede teşkilatlanmasının hazır olduğunu, İstanbul ve Ankara’da iki genel ofislerinin açıldığını ve bunların yanında proje bazlı onlarca ofisin de faaliyet gösterdiğini söylüyor.

Kaynağın aktardıklarına göre proje bazlı ofislerde Davutoğlu gönüllüleri, çeşitli çalışmalara kafa yorup partinin etkinlik ve çeşitli dallarda yapacağı politikalar hakkında çalışmalar yapıyor. Özellikle entelektüel, akademisyen ve öğrencilerin uğradığı bu proje ofislerinde kültür, sanat, siyaset, ekonomi gibi konularda fikir alışverişi yapılıyor ve bu branşlarda etkinlikler hazırlanmaya çalışılıyor. 

Kendisi de halen AKP teşkilatı içerisinde yer alan kaynağın aktardıklarına göre AKP, seçimde Millet İttifakı karşısında aldığı yenilgiyi kabul etmiş fakat bunun muhasebesini yapmak için iktidar olabildiğince işi ağırdan alıyor.

Sebepleri sıralayan kaynağımız, “Seçim sonrası il ve ilçe teşkilatlarında bir değişikliğe gitme kararı alındı. Ancak Genel Kurul ve Kongre gibi etkinliklerden dolayı iş ağırdan alınıyor. Yani görevinden alınan kişiler küsebilir. Küsünce de bunlar Davutoğlu ve Babacan gibi hareketlere geçebilir diye şimdilik hiç kimse görevden alınmadı. Amaç yeni küskünler ortaya çıkarmamak. Böylece Genel Kurul veya Kongre zamanlarına kadar bu görev değişiklikleri ertelenecek” diye durumu özetliyor.

Davutoğlu Hareketi hakkında bilgi veren isminin gizli tutulmasını isteyen kaynağımızın aktardığına göre Davutoğlu’nun partisi “redd-i miras” yapmayacak. Yani Milli Görüş ve AKP’nin kurucu ilkelerine sahip çıkacak. Davutoğlu’nun ümmetçi ufkunun Türkiye haritasıyla sınırlı olmadığını, Müslümanların dertlerine ve evrenselliğe vurgu yapacağını belirten kaynak, başbakanlık yaptığı dönemde il ve ilçe başkanı olan birçok kişinin de şu an Davutoğlu’yla birlikte hareket etmek için hazır olduğunu kaydediyor ve “AK Parti’nin heyecanını ve ruhunu biz Davutoğlu gönülleri olarak alacağız ve yolumuza bu ruh ve heyecan ile devam edeceğiz” diyor. 

Davutoğlu’nun AKP’den taleplerine dair de şunları sıralıyor: 

“Hoca birkaç şey istiyor. Cumhurbaşkanı ayrı, parti başkanlığı ayrı olsun. Meclisin yetkileri artırılsın. Seçim barajı ya kaldırılsın ya da bölgesel seçim barajı gelsin. AK Parti ile MHP ittifakı son bulsun. Çünkü MHP, AK Parti’nin altını oyuyor. Bir de siyasette akraba ilişkileri son bulsun. Yani Nepotizm olmasın. Gerçek anlamıyla liyakat müessesi etkin olsun. Hoca ve bizlerin talepleri bunlar.” 

Davutoğlu’nun bu taleplerini ve daha önce yayımladığı bildiriyi “itirazname” olarak değerlendiriyor ve asıl manifestonun önümüzdeki dönemde yani Eylül yakın bir zamanda deklere edilebileceğini söylüyor.

Bunların olması halinde Davutoğlu’nun AKP’ye katkı sunabileceğini ifade eden kaynağımız, “Ama Erdoğan asla bunları kabul etmez. Etmeyecek. Zaten Pelikan grubuna ziyareti ve fotoğrafın yayınlanmasıyla bunlara asla olumlu yaklaşmayacağını gösterdi. O yüzden Hoca daha kararlı bir şekilde yoluna devam ediyor” diyor. 

Konu Erdoğan’ın Pelikan Grubu’yla çektiği fotoğrafa gelmişken onu da soruyorum, AKP içindeki grupların durumu nasıl?

Şöyle anlatıyor:

“O konuya gelirsek; o fotoğrafa hem üzüldüm hem de sevindim. Çünkü biz anlattığımızda insanlar ‘Erdoğan ayrı Pelikan ayrı’ diyordu. Ancak şu fotoğrafla o ayrımın ortadan kalktığını AK Parti tabanı gördü. Bu fotoğrafla da birçok insanın bize daha iyi bakacağını düşünüyorum. Yani Erdoğan’ı sevip Pelikan’ı sevmeyenler de bu noktadan sonra bize olumlu bakmaya başladı.  Çünkü insanlara trol hesaplarla saldırmak ve bu trol hesaplara itibar edip siyaseti buna göre yapmanın olumlu bir tarafı olamaz.”

Partinin programı ve tüzüğü üzerinde çalışıldığını ifade ederek, oluşumun içinde gençlik ve kadınların önemli bir motor güce sahip olacağını söylüyor.

Özellikle Sare Davutoğlu’na kadınların büyük bir sempati beslediğini ve kendisine yapılan engellemelerle, konferanslarının iptal edilmesiyle muhalif olan kadınların bile Sare Hanım’a yönelik sempatilerinin arttığını sahada gördüklerini söylüyor. Davutoğlu’nun genç İslamcı muhafazakâr gençler üzerinde etkili olduğunu belirten kaynak, “Zaten üniversitelerde hocayla gençlik arasına duvar örmelerinin sebebini buradan da okumak gerekir” diye belirtiyor. 

Davutoğlu’na yakın kaynak AKP’de ve diğer partilerdeki Karadeniz merkezli ağırlığın dışında Anadolu merkezli bu iki oluşumun farklı yanlarına da vurgu yapıyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin başkan adayı olarak şansının olmadığını da ekliyor. Gül-Babacan ile Davutoğlu arasındaki ittifakın şimdilik söz konusu olmadığını ama siyasette diyalogun esas olduğunu belirterek diyalog çalışmalarının sürdüğünü söylüyor. 

Davutoğlu ekibinin Kürt sorununa yaklaşımını da anlatan kaynağımız, “Öncelikli olarak muhafazakâr Kürtleri hedefleyecek. Diyarbakır ve Elazığ’daki toplantılarda ben de yer aldım. Yüksek bir ilgi vardı. Barzani’nin yaptığı referandumda tavrımızı gördünüz. Biz AK Parti’ye muhalefet ettik ve Kürtlerin haklarını savunduk. Kürt meselesine İslami bir perspektifle bakıyoruz” diyerek Davutoğlu’nun ümmetçi perspektifine bir kez daha dikkat çekiyor.

Davutoğlu’nun trolleri hedef alan konuşmaları ve iktidar cenahında yer alan sosyal medya trolleri hakkında konuşuyoruz. Trollerin Abdullah Gül, Ahmet Davutoğlu gibi birçok siyasetçiye iftira attıklarını ve onlar hakkında karalama kampanyası düzenlediklerini söylüyor. Siyasetçilere yapılan bu şeyin itibar suikastı olduğunu belirterek, bu trol ekiplerinin finanse edilmesini ise facia olarak nitelendiriyor. 

Hem Babacan’a hem Davutoğlu’na yakın bir kaynak ise iki oluşumun da şansı olduğunu, şu süreçte yapıla anketlerde yüzde 5-10 arasında bir oy potansiyeline sahip olduğunu söylüyor. Babacan-Gül cenahı hakkında ise, “Gördüğüm kadarıyla onlar seküler kesimden oy alacak şekilde bir demokratik perspektifle siyaset yapacaklar. Etraflarındaki kadrolara baktığımızda bu kendini gösteriyor. Kent merkezli bir siyasetin geliştirilmeye çalışıldığını, esnaf, orta sınıflar ve mevcut krize yönelik bir takım çözümler peşinde olduklarını görüyoruz” diyerek durumu tasvir ediyor. 

Davutoğlu ekibinin ise İslamcı ve ümmetçi söylemle muhafazakâr kesimden oy alacağını söylüyor. AKP’nin ilk kurulduğu yıllarda Davutoğlu tarzı bir siyasetle işe başladığını ifade eden kaynak, “Özellikle İslami kesimden gelen yeni kadrolar ve kadınlar üzerinde etkili olabilirler. Zaten AK Parti bu şekilde bir örgütlenme modeliyle oyunu arttırdı ve iktidar oldu. Ancak zamanla partiye sirayet eden milliyetçi anlayış onu statükocu işleyişlere sevk etti. Bu iki yeni oluşum da şu an ketum davranıyor. Eylül’ü beklememiz lazım. Yapacakları çıkış önemli” diyerek iki parti için Eylül’ü işaret ediyor.


© Ahval Türkçe