Erdoğan: Evlilik dışı hayat biçimi meşrulaştırılıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, atama töreninde yaptığı konuşmada, "evlilik yaşı giderek yukarı doğru çıkıyor. Genç yaşta maalesef evlenmiyorlar. Hiç evlenmeyenlerin sayısı da artıyor. Evlilik dışı hayat biçimi medya aracılığıyla meşrulaştırılmaya daha defa vahimi özendirilmeye çalışılıyor" dedi.

Erdoğan, Saray'daki Kongre ve Kültür Merkezi'nde engelli yurttaşların ve devlet korumasından yararlanların kamu kurumlarına yerleştirilmesi töreninde konuştu.

Yüzüne asit dökülerek büyük oranda hasar gören Berfin Özek davası üzerinden yargı mensuplarına seslenen Erdoğan, "Bu kanunların sayfaları arasındaki maddelere değil vicdanınıza kulak verin. Her zaman söylüyorum benim yolum kanun hukuk yolu değil hukuk yoludur" dedi.

Öte yandan Erdoğan 2020'yi 'erişilebilirlik yılı' ilan etti. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Aile kurumu mili varlığımızın bel kemiğidir. Bugün Batı toplumlarını bekleyen en büyük toplum budur, çöküyorlar. Niye? Aile diye bir kavram buralarda kalmamış. Ama şimdi bizi tehdit ediyor. Nüfusları da azalıyor. Ben niye en az üç çocuk diyorum. Güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Yıllarca maalesef doğum politikasında kısırlaştırma politikası güttüler. Niye? Türkiye'nin nüfusu azalsın diye. Ben de tam aksini söylüyorum. Nüfusumuz çoğalmalı. Aile kurumu dağıldığında nüfus da azalmaya başlıyor. Çübnkü sadece bireylerin ve onların hayat biçimlerinin hakim olduğu yerde çocuğa yer bulunamıyor. Bu yüzden pek çok batı toplumu bir süre sonra yeryüzünden silinme tehdidiyle karşı karşıya kalacaktır.

Bakın gençlerimizin evlilik yaşı giderek yukarı doğru çıkıyor. Genç yaşta maalesef evlenmiyorlar. Çoğu 30'u aşkın evleniyor ya da evde kalıyor. Böyle bir şey olabilir mi! Devlet babadan bahsediyor muyuz? Onun da başında Erdoğan var mı? Var. Ben de şu anda tavsiye ediyorum. Hiç evlenmeyenlerin sayısı da artıyor. Evlilik dışı hayat biçimi medya aracılığıyla meşrulaştırılmaya daha defa vahimi özendirilmeye çalışılıyor. Televizyonların çoğu bunun kampanyasını yapıyor. Aile kurumlarını kökünden kurutmaya amaçlayan sembollerin önü bilinçli bir şekilde açılırken aile kurumuna sahip çıkan davranışlar küçümseniyor. Bu büyük tehlikeye hep birlikte karşı koymalıyız.

Bir namussuz bir alçak meşru olmayan bir yaşamla maalesef bir kıza onunla beraber yaşıyor neyse ait veya kezzap yüzüne atıyor ve tabii bir göz gidiyor. Mahkemenin verdiği ceza ortalama 13 yıl. Ben soruşturuyorum, bana verilen cevap şu; kanunun diyorlar en yüksek oranı bu. şimdi ben de diyorum ki bunu da bizim getirdiğimizi söylüyorlar. Ben de diyorum ki arkadaşlar siz niye kanun diyerek bize böyle bir cevap yolunu buluyorsunuz. Ben kanundan bahsetmiyorum ben haktan bahsediyorum hukuktan adaletten bahsediyorum. Siz burada hakkı hukuku arayacaksınız. Böyle bir olay kendi kızının başına gelmiş olsa orada bu olayı nasıl değerlendirirsin? Kanunlara mı bakacaksın? Yoksa böyle bir hak olur mu böyle bir adalet olur mu buna bakacaksın. Buradan tüm yargı dünyasına sesleniyorum; bu kanunların sayfaları arasındaki maddelere değil vicdanınıza kulak verin. Her zaman söylüyorum benim yolum kanun hukuk yolu değil hukuk yoludur.

Bir terör koridoruyla güney sınırlarımızı kuşatma girişimiyle karşı karşıya kaldık. Başarıyla sonuçlandırdığımız harekatlarla bu koridoru paramparça ettik. Akdeniz'de ülkemize kendi sahillerine hapsetmeye yönelik bir senaryoyu hayata geçirmeye çalıştılar. yaptığımız anlaşmalarla bu oyunu da bozduk. Şimdi de Akdeniz'deki hamlelerimizi itibarsız hale getirmenin gayreti içindeler. Türk askerinin çöllere gönderilmesinden ülkemizin bataklığa saplanmasından bahsedenlerin kendi zihinleri çölleşmiş kendi gönülleri bataklık haline dönüşmüştür.

Şu anda bizler ecdadımızın oralarda tarih yazdığı bu yerlerde sadece adaletsizliği gidermek için oradayız. Davet üzerine oradayız. Davetsiz yere icabet etmeyiz. Türkiye, Suriye'de de Irak'ta da Akdeniz'de de kendi hak ve menfaatlerini sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Ülkemizin güvenliğinin ve geleceğinin kendi sınırlarımızda değil çok daha ilerisinde başladığını anlayamayan kifayetsizlere milletimiz yanıtını verecektir.

Zafere kadar durmak, duraksamak hele hele geri adım atmak asla yoktur. Ya olacağız ya öleceğiz anlayışıyla hep daha ileriye gitmeyi sürdüreceğiz."