Erdoğan suflör, Bahçeli dublör, neden 15 Temmuz 2020?

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhur İttifakı’ndaki küçük ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli, danışıklı dövüş stratejisiyle gündem belirleyip muhalefetin yükselişini durdurmaya çabalarken, MHP liderinin 15 Temmuz 2020’ye kadar acilen çıkartılması gereken yasalar listesi ilan etmesi, siyasi kulisleri dalgalandırdı.

Daha önce MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın paylaştığı bir dizi tweet ile MHP’nin simgesi olan üç hilalin tek başına iktidar hedefini dile getirmesiyle başlayan erken seçim tartışmaları, daha sonra paylaşılan mesajların 2011 genel seçimlerinde MHP’nin seçim bildirgesinden alıntı olduğu anlaşılınca nispeten duruldu. Ardından da MHP ve AKP’den seçimlerin normal zamanı olan 2023 yılına kadar Cumhur İttifakı’nın dimdik ayakta olduğu açıklamaları geldi.

Ancak Erdoğan’ın bugüne kadar kontrol edemediği muhalefet alanlarını oluşturan sivil toplum örgütleri, barolar, mesleki kuruluşlarla ilgili yasa değişikliğine gidilmesi ve bu kurumlardaki seçim sisteminin değiştirilmesi, her ilde birden çok baro, meslek odası kurulabilmesine olanak sağlanması görüşünü ortaya atmasıyla birlikte siyaset yeniden hareketlendi.

Baroların yanı sıra bazıları kendi özel yasalarıyla faaliyet gösteren mimar-mühendis odaları, tabip odaları, eczacılar birliği, diş hekimleri birliği gibi özerk meslek örgütlenmelerini de iktidar kontrolüne alma girişimleri hız kazandı. Salgın nedeniyle hazirana kadar tatil edilen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) öncelikle bu düzenlemeleri ele alması için Cumhurbaşkanlığı ve AKP Genel Merkezi’nde hazırlıklar yapılıyor.

Önce 50 baro daha sonra ise Türkiye Barolar Birliği (YBB) Yönetim Kurulu yaptıkları açıklamalarda yeni düzenleme hazırlıklarına ve seçim sisteminin değiştirilmesine karşı olduklarını duyururken, yapılmak istenenlerle yargının savunma atağının da etkisizleştirilmesinin hedeflendiğini öne sürüyorlar. Türk Mühendis ve mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği de (TTB) değişikliklere karşı kitlesel ve örgütsel tüm mücadele yollarını kullanacaklarını açıkladılar.

Tam da bu aşamada MHP lideri Bahçeli’den 15 Mayıs’ta kritik bir paylaşım geldi. Bahçeli, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun gazeteci Orhan Uğuroğlu’na verdiği mülakatta olası bir erken seçimde 2018 erken seçiminde İYİ Parti’ye yaptıkları gibi, Ahmet Davutoğlu’nun Gelecek Partisi ile Ali Babacan’ın Demokrasi ve Atılım Partisi’ne (DEVA) TBMM’de grup kurarak seçime girebilmeleri için talepleri halinde milletvekili desteği verebileceklerini söylemesine tepki gösterdi. Bahçeli, bunu engellemek için altı yasada süratle değişiklik yapılması çağrısında bulunarak listesini şöyle sıraladı:

*Siyasi Partiler Kanunu hemen değiştirilmelidir.

*Seçim Kanunu'nda düzenlemeler yapılmalıdır.

*TBMM İç Tüzüğü mutlaka yeni baştan gözden geçirilmeli, yeniden yazılmalıdır.

*Milletvekili Dokunulmazlığıyla ilgili beklentiler karşılanmalıdır.

*Siyasi Etik Kanunu çıkarılmalıdır.

*Kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlarla ilgili kanuni düzenlemeler süratle gerçekleştirilmelidir.  

CHP’nin 15 Temmuz 2020’ye kadar bu iki partiye grup kurabilmeleri için milletvekili vermesini kuvvetle muhtemel gördüğünü ifade eden MHP lideri böyle bir adımın “Fethullah Gülen’i aklama ve kurtarma operasyonu” olduğu iddiasında bulundu.

Anketlerde oy toplamı yüzde 50’nin altına inen Cumhur İttifakı’nın ve ittifakı oluşturan AKP+MHP’nin oy kaybının hızlanmasıyla, siyasi kulislerde bir süredir seçim sisteminin değiştirilmesi, yüzde 50+1 zorunluluğu ve iki turlu seçim yerine tek turlu ve en çok oy alanın Cumhurbaşkanı seçileceği bir sistem üzerinde çalışılması yönünde Erdoğan’ın talimat verdiği konuşuluyor. Ayrıca milletvekili seçimlerinin de her bölgeden bir milletvekilinin seçilebileceği “dar bölge” sistemiyle yapılması yönünde bir takım hazırlıklar söz konusu. 

Erdoğan ve AKP’nin kamuoyu önünde dillendirmekten kaçındığı değişiklik hazırlıklarını Bahçeli’nin liste halinde talep etmesi “Erdoğan suflör, Bahçeli dublör” şeklinde yorumlandı. Seçim sisteminin değiştirilebilmesi için anayasa değişikliği gerekiyor. Bunun içinde teklifin en az 400 oyla kabul edilmesi zorunlu. Muhalefetin desteği olmadan iktidar ittifakının vekil sayısı buna yetmiyor.

O nedenle Bahçeli’nin seçim ve siyasi partiler yasası ile meclis içtüzüğünde değişiklik talebi daha çok milletvekillerinin parti değiştirmesinin önlenmesi, siyasi partilerin seçime girebilme kriterlerinin zorlaştırılması, milletvekili adaylarında aranacak kriterlerin değiştirilerek özellikle HDP adaylarının Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) geri çevrilmesine zemin hazırlanması gibi amaçlara yönelik. 

TBMM içtüzük değişikliğiyle de partilerin mecliste grup kurabilmeleri ve grubu olan partilerin doğrudan seçime girmelerine olanak sağlayan 20 vekil sayısının 30 ya da daha üstüne çıkartılarak, Gelecek ve DEVA partilerinin TBMM’de temsiliyle, olası bir erken seçime girebilmelerinin önlenmesi hedefleniyor. Diğer yandan milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasının kolaylaştırılması yanında, siyasi etik yasasıyla parti değiştiren milletvekilinin vekilliğinin otomatik olarak düşmüş sayılması Bahçeli’nin önerdiği düzenlemelerin amaçları arasında.

Barolar, TMMOB, TTB yasalarında da Erdoğan’a destek çıkan Bahçeli’nin söz konusu “acil”  değişiklikler için süre limitini 15 Temmuz 2020 olarak ilan etmesi de farklı mesajlar içeriyor.

Bir yandan 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünün yıldönümünü işaret ederek sanki söz konusu değişiklikler o tarihe kadar yapılmazsa muhalefet partileri bir darbe tezgâhının içindeymiş algısını yaratmak, diğer yandan da bu değişikliklerden sonra gidilecek bir erken seçime milletvekillerinin karşı çıkması ihtimalini ortadan kaldırarak, milletvekillerini rahatlatmak.

24 Haziran 2018 erken seçiminde seçilen milletvekillerinin 7 Temmuz 2018’de TBMM’de yemin etmeleri nedeniyle iki yıllık görev sürelerini 7 Temmuz 2020’de dolduruyorlar. Dolgun milletvekili maaşıyla ömür boyu emeklilik ve milletvekili özlük haklarından yararlanma hakkı kazanıyorlar.

TBMM’den bir erken seçim kararı çıkartmaya iktidar ittifakının sayısı yetmediği için olası bir erken seçime ancak Erdoğan’ın TBMM’yi feshetmesiyle gidilebiliyor. Söz konusu değişiklikler gerçekleştirilip fesihle seçim kararı alınırsa, hepsi emeklilik hakkını kazanan milletvekilleri arasında “küskünlerin” çıkması ihtimali, Bahçeli’nin ilan ettiği 15 Temmuz tarihi itibarıyla gündemden kalkıyor. 

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Bahçeli’nin kendisi ve partisi adına değil Erdoğan adına konuştuğunu, talimatla açıklamalar yaptığını öne sürerek cevap vermeyeceğini söylüyor. Her an seçim olacakmış gibi tüm hazırlıklarının tamam olduğunu belirten Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak ise “seçim beyannamemiz bile hazır” dedi. 

Erdoğan ve Bahçeli her ne kadar 2023’e kadar seçimin gündemde olmadığını söyleseler de bir anda seçim ve siyasi partiler yasalarında değişikliğin ivedi olarak ortaya atılması, muhalefetin alanını daraltma girişimlerine hız verilmesi, Davutoğlu-Babacan partilerinin engellenmesi operasyonuna girişilmesi, iktidarın alttan alta yaşadığı paniğin işaretleri. 

Gerek Davutoğlu gerekse Babacan ise seçime girmelerinin engellenemeyeceğini B ve C planlarının da olduğunu belirterek şu anda bile başta AKP olmak üzere diğer partilerden de gelmek isteyen çok sayıda vekil olduğunu öne sürüyorlar. Bir yandan da bu yasa değişikliği girişimleri özellikle AKP’den ciddi kopmalar olabileceği kaygılarına bağlanıyor.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.