'Huzursuz muhafazakar' tanımı yaptı, oran verdi

Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun kurdukları yeni siyasi partilerin seçmen nezdindeki yeri, AKP'ye oy verenlerin tercihlerini değiştirip değiştirmeyeceği ile yakından ilişkili görünürken, İstanbul Ekonomi Araştırma'nın kurucusu Can Selçuki, 'huzursuz muhafazakarlar' tanımını ortaya attı.

Selçuki'ye göre, 'endişeli modernler'den sonra şimdi de 'huzursuz muhafazakar' seçmen grubu oluştu. Bu kesim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan liderliğinde önemli mevki ve konumlar elde etti ancak şimdi kazanımlarını kaybetmeye başladılar. Onlar da işlerin yolunda gitmediğinin farkında.

Selçuki, bu kitlenin oranını yüzde 10-15 olarak veriyor.

Cumhuriyet Gazetesi'nin haberine göre, Selçuki her ne kadar bugün seçim olsa Cumhur İttifakı'nın alacağı oy oranını yüzde 48 olarak açıklasa da, yüzde 7 civarında bir kararsız kitleye işaret ediyor. Bu pazar seçim olsa bugünkünden farklı bir tablo beklemediğini ifade eden Selçuki, huzursuz muhafazakar olarak tanımladığı seçmen dilimi için şu yorumu yaptı:

"Son 20 yıldır Erdoğan’ın liderliğinde zaferden zafere koştular. Ekonomik ve sosyal olarak sistemin merkezine geldiler. Belirli bir kamu hizmeti standardına alıştılar. Ama şimdi huzursuzlar.

(Huzursuzlar) çünkü şu anda bu kazanımlarından kaybetmeye başladılar. Artık Erdoğan’ın AKP’sinin onları eski günlere döndürebileceğine olan inançları azaldı.

Heyecanla peşine takıldıkları Erdoğan ve AKP ile bugünkü arasında fark görüyorlar. Huzursuzluğun bir de böyle bir manevi sebebi var. İşlerin iyi gitmediğini görüyorlar. Bundan önce işler iyiye gitmezken suçlayacakları birileri vardı. “Kemalist yapı, devletçi solcular bizi sistemin dışına atıyorlardı ve katı bir devletle karşı karşıyaydık” diyorlar. Ama yıllar geçti, baktılar ki aynı anlayış bir şekilde geri geldi. Ve iktidarda kendi oy verdikleri parti var. Zaten bu huzursuzluktan aslında iki yeni parti çıktı. DEVA ve Gelecek Partisi."

Bu kesimin kulaklarını başkalarını dinlemeye açtığını kaydeden Selçuki, oy verme davranışında hızlı bir değişiklik beklemese de bu kesimin Babacan ve Davutoğlu'nun ne dediğine baktığını dile getirdi.

AKP'ye kızarak MHP'ye oy veren seçmenin bu kez MHP'yi de atlayarak ittifaktan uzaklaşabileceğine değinen Selçuki, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"İlk defa MHP’yi de atlayarak partisinden uzaklaşabileceği alternatifi var. İYİ Parti bu iddiayla ortaya çıkmıştı ama tam olarak oraya yerleşemedi. Meral Hanım son derece muhafazakâr bir lider olmasına rağmen dili sekülerdi. Bu yüzden o mahalleye hitap edemedi, kendisi de söyledi, “Belki yeni partiler ulaşır” dedi. Siyasi hayatımızda eşine rastlanmayan bir özeleştiriyi kamera karşısında yaptı. İkna edebilirler mi, edemezler mi onu göreceğiz?

Cumhurbaşkanlığı ve hükümet sistemi öncesi verilen hiçbir vaat gerçek olmadı. Orada çok büyük bir vaat satıldı ve arkası durmadı. Brunson krizinden sonra aşağı giden bir grafik başladı. Çok büyük israf, yolsuzluk hikâyeleri ortaya çıktı. 31 Mart seçiminden sonra YSK’nin verdiği karar çok büyük etki yaptı. İşsizlik, gelir kaybı, hayat pahalılığı kendini daha da gösterdi. Bunlar üst üste gelince “Bu iş ters gidiyor” demeye başladılar.

Ben Türkiye’de daha tematik partiler çıkacağını düşünüyorum, Yeşiller gibi. Yeni sistem, yani 50+1 bunun önünü açıyor. Bugün 3-4 puan alırsanız masadasınız. Siz bir Yeşiller Partisi kurun, yüzde 3-4 oy alın, şu pazarlığı yapabilirsiniz: Ben Çevre ve Şehircilik Bakanı olacağım…"

 

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz