Nesrin Nas: 'Gözaltına alınan emekli amirallerle AKP birlikte çalışıyordu, şimdi ne oldu?'

Konuşa Konuşa'da Gülten Sarı'nın konuğu ANAP eski Genel Başkanı ve iktisatçı Nesrin Nas, 103 emekli amiralin bildirisi karşısında AKP'nin tepkisini ve başlatılan yargı sürecini, bundan sonra Türkiye'yi bekleyenleri yorumladı.

Nas, "Emekli amiraller çok iyi bildikleri Montrö ile ilgili kaygılı olduklarını ifade ediyorlar. Türkiye'nin istemediği sonuçlarla karşılaşabileceğini söylüyorlar. Tamamen Anayasal eleştiri sınırları içinde, her Türk vatandaşının ister emekli ister başka bir mesleği yapıyor olsun eleştiri yapma hakkı var. Bu emekli amirallerin gözaltına alınanlardan bazıları uzun bir süredir bu iktidarla çok ciddi bir şekilde birlikte çalışıyorlardı. Bu iktidarın Mavi Vatan doktrini bugün gözaltına alınan Cem Gürdeniz'e aittir" hatırlatmasında bulundu.

Nas'ın açıklamalarının satır başları şöyle:

"İktidar bu Mavi Vatan'ın peşinde komşularımızla denizlerde olmadık sorunlar yarattı. Yunanistan'la yıllardır süren görüşmeler bu yüzden kesintiye uğradı. Tüm AB'yi Ege ve Akdeniz'de karşımıza aldık. En sonunda da 'aman biz ettik, siz etmeyin, önkoşulsuz masaya oturmaya hazırız' dedik. Tüm bunlar birlikte kotarılan işler. Bundan üç-dört hafta öncesine kadar Cem Gürdeniz'in iktidara yakın kanallara çıkıp haritalar başında Mavi Akdeniz'in nerede başlayıp nerede bittiğini anlattığını biliyorum. Ne oldu da bu noktaya geldiler? Gerçekten karışık ve karmaşık durum. 

Türkiye'de rejim değişiyor. Rejim değişen bir ülkede hız önemli. Birbiri adına kamuoyu sindirmeden, karşı güçler oluşmadan, arka arkaya atılan hızlı adımlar son derece önemli. Rejim değişikliğinin ayak sesleri hepimizi sarsıyor ve sallıyor. 

Gözaltına alınan emekli amirallerin bir kısmı Avrasyacı. Montrö'nün neye karşılık geldiğini dikkate alırsanız, anlaşmanın iptalini dört gözle bir tek ABD olduğunu görürsünüz. Karadeniz'in ABD açısından daha serbest bir deniz olması önemli.

Türkiye had safhada öngörülmez bir ülke. Türkiye'nin dostluğunu da istemiyorlar. Dostlarını da kendisiyle dibe çekme tehlikesi içeriyor bu öngörülemezlik. Tüm ülkeler Türkiye ile olan ilişkisini sınırlandırmaya ve oyun dışında tutmaya çalışıyor. 'Artık sen bizimle ortak değilsin, bu ilişki bitti, şu duvarların ötesine geçme, aman benden uzak dur' tutumu var. Rusya ile ilişkilerimiz de al ver ilişkisi içinde gidiyor. Türkiye sıkışmışken, 'Montrö'den tek taraflı çekilebilinir' demek soruna tüy dikmektir. 

Bu soruşturmanın muvazzaflara ne kadar uzanacağını görmek lazım. İktidar sorunları çözme kapasitesini kaybetti. Yeniden darbeydi, darbeydi gündemi var karşımızda. Bu bildiriye 'darbe' suçlaması yöneltecekler arasında iktidar en son sırada. Parlamentonun aldığı kararları yok hükmünde sayan bir iktidar bu. İktidar çözemediği sorunları unutturacak bir gündemle gürültü koparıyor. Muvazzaflar araştırılmaya başlandı. Buradan galiba Türk Silahlı Kuvvetleri'nde AK Parti'nin ordusunu kuracak bir adımı atacaklar gibi görünüyor."