Ömer Çelik: Erdoğan'ın aracı saldırıya uğradığında Kılıçdaroğlu, 'rüzgar eken fırtına biçer' demişti

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin Kızılcahamam'daki 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarla CHP'ye yönelik eleştirilerde bulundu.

Erdoğan, toplantı devam ederken kameraların karşısına geçmiş ve CHP'yi, 'Çubuk halkını terörize etmek'le suçlamıştı. 

CHP'den Erdoğan'ın açıklamasına gelen tepkiler üzerine sorulan bir soruya, Çelik, "İnsafla ve ahlakla bağdaşmayan açıklamalar CHP'nin açıklamaları. Erdoğan'ın aracı saldırıya uğradığında Kılıçdaroğlu, "Rüzgar eken fırtına biçer" demiş ve saldırganları cesaretlendiren bir tavır ortaya koymuştu. Bakanlarımız saldırıya uğradığı zaman saldırganları nasıl himaye ettiklerini görüyoruz" yanıtını verdi.

Çelik'in açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"Biliyorsunuz belediyelerle İçişleri Bakanlığı arasında yoğun ve güçlü bir ilişki var. İçişleri Bakanımız kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Belediyelerin yaptıkları hatalar, kent hayatını doğrudan ilgilendiren uyuşturucu ile mücadelede ve depremde neler yapılabileceğine dair çok geniş bir alan var. 

Burada kaynak israfı olmadan hizmetin en iyi şekilde yapılması çok önemli. Cumhurbaşkanımız, kentlerin rant değil değer üreten şehirler, insanların mutluluk katsayısını arttıran yapılar olmasına büyük önem veriyor.

Bütün belediye başkanları ile teke tek görüşecek Cumhurbaşkanımız. İllerdeki belediye başkanları, kendi illerinin durumunu yansıtma imkanını bulabilecekler. Dinamik bir şekilde süreci yürütüyoruz. Belediye başkanı arkadaşlarımızdan hem bu seçim sürecini nasıl geçirdiklerine dair, beklentileri neler onları dinliyoruz.

Demokrasinin ana merkezi, omurgası olan yerelden yukarıya doğru bu demokratik hattın ilerlemesi için verimli bir kamp programı uyguluyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanının konuşmasında değindi, Sri Lanka'daki terör eyleminden sonra Müslümanlara baskı yapıldığını, evlerini terk etmeye zorlandıklarını görüyoruz. Bu hususu yakından takip ediyoruz. 

Fransa Cumhurbaşkanı Macron siyasal İslam diyerek kavram kargaşasına yol açacak şekilde bir yorum getirdi. Bu karartma faaliyeti. Siyasal İslam diyerek aşırıları etiketliyorlar sonra sonu gelmiyor. 

Esasında siyasal Hıristiyan gibi doğru bulmadığımız kavramları tetikliyorlar. Macron ırkçılık, aşırı sağ, nefret politikaları ile mücadele etmelidir. Bunlara karşı önlem alamıyorlar. Siyasal İslam diye bir şeyden bahsedip ört bas etme faaliyeti ortaya atılıyor."

CHP lideri Kılıçdaroğlu'na yumruk atan Osman Sarıgün'ün AKP'den ihracıyla ilgili:

"İl disiplin kurulu bu meseleye bakıyor. Biz ihraç olduğunu açık bir şekilde söyledik. Kendi süresi var, gerçekleşecek ve kurul o kararı icra edecektir. Biz kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettik. Demokratik siyasette şiddete yer yoktur. Kimse şiddete başvurmamalı."

Sarıgün'ün elinin öpülmesiyle ilgili:

"Bizi bağlayan şey, Genel Başkanımızın sözüdür. AK Parti'nin resmi görüşü odur. Bizim ortaya koyduğumuz görüşle çelişen şey, bizim savunduğumuz bir görüş değildir. Resmi kurumları temsil etmeyen kişiler kendi adına bir takım görüşler belirtiyor. AK Parti'de siyaset yapmış, yapan arkadaşlarımız da olabilir. AK Parti'nin ilkeleri açıktır. Genel Başkan'ımızın görüşü AK Parti'nin görüşüdür. Her türlü şiddet eylemine karşıyız. Kabul edilemez olduğunu söyledik. Bununla çelişen görüşler, AK Parti'nin görüşünün dışındadır."

Erdoğan'ın, Kılıçdaroğlu'na yönelik linç girişimiyle ilgili, "CHP’nin Çubuk’ta yaşanan hadiseyi hükümetimize karşı nefret kampanyasına dönüştürmeye çalışması yanlıştır. CHP’nin Çubuk halkını terörize etmeye hakkı yoktur. Biz sizin cibiliyetinizi biliriz. Çubuk'un oy potansiyeli ortada, burada Cumhur İttifakı'nın yüzde 72'i gibi bir potansiyeli var. Sen orada hiç yoksun. Kalkıyorsun orayı terörist ilan ediyorsun" sözlerine CHP'nin verdiği tepkiyle ilgili Çelik şunları söyledi:

"İnsafla ve ahlakla bağdaşmayan açıklamalar CHP'nin açıklamaları. Erdoğan'ın aracı saldırıya uğradığında Kılıçdaroğlu, "Rüzgar eken fırtına biçer" demiş ve saldırganları cesaretlendiren bir tavır ortaya koymuştu. Bakanlarımız saldırıya uğradığı zaman saldırganları nasıl himaye ettiklerini görüyoruz. 

Biz şiddete kesin bir tavır koymuşuz. Savunma Bakanı'nın olayı yatıştırma gayreti, Emniyet güçlerinin gayreti var. Organize linç girişimi diyorlar, suç duyurusunda bulundukları o köyden ve yan köyden. Haber verilmiş diyorlardı, haber verilmemiş. Devlet oradaydı. 

Buradan çıkıp da organize bir linç girişimi var deyip başında Cumhurbaşkanımızı ve bakanlarımızı gösterme çabasından başka bir tablo çıkıyor. Tek yapmaya çalıştıkları şey bu eylemin arkasında AK Parti'yi göstermeye çalışmak. Cumhurbaşkanımızı ve bakanlarımızı suçlamak niyetleri. İşi gücü bırakmışlar, 'saldırının arkasında siz varsınız' diyorlar. 

Terör örgütü meselesinde ortada beyanları, açıklamaları var. İki cümle duyalım mesela şehitlerle ilgili. Birçok arkadaşlarının yaptıkları ile ilgili. Şehitliği, şehadeti küçümsüyorlar. Şehitleri aşağılayan tweetler ortadadır."