Tem 02 2018

Karar’da Çakıcı yazıları: ‘Susmak ülkenin en büyük yenilgisi'

Suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın ölümle tehdit ettiği Karar yazarları tepki yazıları kaleme almaya başladı.

Gazetenin kurucularından Mustafa Karaalioğlu, isim vermeden kendilerine yönelik tehdidin toplumdaki korku psikolojisinden kaynaklı olduğunu ima etti.

Her ne kadar iktidara yakın bir çizgide dursa da son dönemde muhafazakar camianın muhalif safları arasında sıralanan Karar’ın, karamsar bir tablo içinde gerçekleri dile getirmeye çalıştığının mesajını veren Karaalioğlu, “Konuşulması gereken zamanda susturan korku, bir toplum için en büyük hastalıktır” diyor ve şöyle devam ediyor:

“Tarif edilemez bir acizliktir. Konuşması gerekenlerin susması, susarak vicdanına ve kalbine bakamadan hayatına devam etmesi bir ülkenin en büyük yenilgisidir. Ortak iyinin, birlikte ortak duygulara sahip olma zenginliğinin ve herkesin tek tek bütün toplumun faydasına saygı gösterme kuralının çöküşü demektir."

Kötülüğü korkunun yayacağını belirten Karaalioğlu, “Kötülüğün hayata hakim olmaması için herkesin içindeki korkuyla yüzleşmesinin zamanıdır. Ülke madem yeni bir döneme girdi, bu dönemin hayrı için herkes elindekilerin korku pahasına sahip olmaya değer olup olmadığını düşünürse çok faydalı olur” görüşünü dile getiriyor.

Gazetenin yazarlarından Hakan Albayrak da, yazılarına son verdiği yolunda çıkan haberleri yalanlarken “Bazı internet haber siteleri, Alaattin Çakıcı’nın tehdidi üzerine Karar’daki yazılarıma son verdiğimi iddia etti. Şekilde de görüldüğü gibi Karar’da yazmaya devam ediyorum. Alaattin Çakıcı meselesinden önce yaşanan bazı gelişmeler nedeniyle yazılarına ara veren Elif Çakır ve Etyen Mahçupyan’ın da en kısa zamanda aramıza dönmesini diliyorum” diyor.

“Çeşitlilik iyidir” ifadesiyle Karar’ın farklı görüşlere yer verdiğini söyleyen Albayrak, “Herkesin aynı telden çalması sıkıcıdır. Tehlikelidir de. Çünkü çalınan tel bir yarayı gizliyor olabilir; hiç farkında olmadan kan kaybedebiliriz” görüşünü paylaşıyor.

Albayrak, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Kimimiz çeşitlilikten hazzetmeyebilir, herkesin aynı telden çaldığı gazeteleri tercih edebilir; fakat ‘camia’ basınının genelinde -hele hele basının tümünde- tek sesliliği savunamayız. Savunabiliriz savunmasına da, büyük hata etmiş oluruz. Hele, fikirlerini beğenmediğimiz yazarların ‘cezalandırılmasını’ istemek… Bu yöndeki tehditleri hoş karşılamak… Aman!”