Dicle Eşiyok
Ağu 26 2019

Eski AKP adayı Alevi-Bektaşi Lisesi açıyor: Alevi örgütleri ‘asimilasyon’ uyarısı yapıyor

Yeni eğitim öğretim dönemi 9 Eylül’de başlıyor. Ve bu eğitim döneminde, Türk eğitim sistemi yeni bir okulla tanışıyor: Özel Statülü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi. MEB ve eski AKP milletvekili adayı Sakine Tükek’in başkanı olduğu Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı tarafından ortak protokolle yaptırılan okul ise, Alevi örgütleri tarafından ‘Gülencilerin’ bir dönem ortaya attığı ‘cami-cemevi’ projesinin devamı olarak görülüyor.

Alevi kamuoyunda Alevi İmam Hatip Lisesi olarak tanımlanan lise, Süzer Holding’in sahibi Mustafa Süzer ve Sakine Tükek’in finansörlüğünü yaptığı Dosteli Yardım Eğitim Kültür Vakfı tarafından yaptırılıyor. Alevilerin büyük tepki gösterdiği Küçüçekmece’de açılacak liseyle ilgili bilgiler veren Dosteli Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Tükek, okulun 16 bin 700 metrekare arsa üzerinde 34 bin metrekare kapalı alan olarak inşa edildiğini söylüyor.

44 sınıf ile 600 öğrenci kapasitesine sahip olunacağını belirten Tükek; ilk yıl için, dokuzuncu sınıflardan yedi sınıf, onuncu sınıflardan iki sınıf olmak üzere, toplam dokuz sınıfla başlanacağını ve 168 öğrencinin kaydını alacaklarını dile getiriyor. Dört yıllık zaman diliminde tam kapasiteyle eğitim noktasına ulaşmayı hedeflediklerini de belirten Tükek şöyle konuşuyor:

“Okulumuz Alevi-Bektaşi öğrencilere yönelik kız-erkek karma bir eğitim kurumu olacak. Tamamen ücretsiz eğitim mantığındayız. Potansiyel sahibi olan, ancak ekonomik şartlar sebebiyle eğitim hayatının devamlılığında zorlanan öğrencileri bulup, aramıza katacağız. Türkiye’nin her yerinden çocuğumuzun elini tutacak, destek olacağız. 20 milyon Alevi vatandaşımızın okulu burası. Hatta Bulgaristan’da, Makedonya’da, Arnavutluk’ta yaşam sürdüren Alevi-Bektaşi çocuklarımızın da eğitim yuvası.”

600 kişilik konferans salonu, 60’ar koltuk kapasiteli beş tane cep sineması, yarı olimpik kapalı yüzme havuzu, fitness salonu, 20 adet hobi salonunun yanı sıra; Alevi Bektaşi geleneğinde önemli bir yeri olan lokma günleri için lokma salonu dahi yaptıklarını söyleyen Tükek; 800 kişilik de bir cemevine sahip olduklarını belirtiyor

“Çatısından mimarisine, cephesinden derinliğine, usulünden erkânına kadar her detayı aslına uygun ele aldık. Öğrencilerimiz burada Cem yapacak. İbadetin maneviyatını tadacak. Edep yaşanacak, saygı ortaklaşacak. 12 hizmet duaları okunacak. Bir Alevi can Cem’e gelmeden önce ne yapmalıdır sorusuna cevaplar bulunacak.”

Okula yakınlık mesafesi 30 kilometrenin dışında kalan ilçelerde, semtlerde oturan öğrencilerin yurtlardan da faydalanabileceğini söyleyen Tükek; enstitü bloğunda Dede’ler için özel çalışma odaları yaptıklarını, burada akademik araştırmalar yapılacağını ve Alevi-Bektaşi dünyasına yeni eserler sunulacağını öne sürüyor.

Ancak Dost Eli Yönetim Kurulu Başkanı’nın bu açıklamalarına rağmen Alevi toplumu, liseyi laiklik karşıtı olarak yorumluyor. AKP’nin özellikle kendisine yakın duran Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı gibi bir kurum ile bu liseyi açması bilinçli bir stratejinin parçası olduğunu söyleyen Alevi örgütlerinden biri olan Avrupa Alevi Birlikleri Başkanı Hüseyin Mat şunları söylüyor:

“Bu bir Alevi değil, AKP projesidir. Çünkü Dosteli Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sakine Tükek, hem AKP’nin Esenyurt’taki belediye meclis adayı, hem de 2015 Genel Seçimleri AKP’nin İstanbul 3.Bölge Milletvekili aday adayıdır. Siyasi ikbali için Aleviliği pazarlayan tüccar zihniyeti ile Aleviliğin Sünnileştirilmesi için İmam Hatipleri örnek alarak Dede Hatiplik Okulu açıyor.​”

Dosteli Yardım Eğitim ve Kültür Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokolü, “asimilasyon ve istismar protokolü” olarak yorumlayan Mat sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Çünkü Hacı Bektaş Veli Anadolu Proje Lisesi,​ amacını ‘inançlı nesiller yetiştirmek’ olarak açıklarken, öğrenme içeriklerini ve yöntemini ise ‘hikâyeler, vakalar, tarihsel süreçler, ayetler, hadisler, dualar, resimler, özlü sözler, musiki, ilahiler, şiirler, örf ve adetler’ gibi Sünnilik üzerinden ve zorunlu din derslerinde olduğu gibi ‘Kuran ve Sünnet’ merkezli anlatılacağını açıklıyor.”

Sınıflarda derste namaz kıldıran zihniyetin, bu kez de bu asimilasyon projesi okulunun salonunu ‘Cem ve İnanç Uygulamasına ’ayırdığını vurgulayan Mat sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Biz okullara mescit açılmasını da, cemevi açılmasını da laiklik ve inanç özgürlüğüne aykırı görmekteyiz. Türkiye’de din eğitimi, derslerin içeriği, müfredatların hazırlanması, okullaşma stratejisi dâhil, her yönüyle devlet ve mezhep merkezlidir.​”

Mat ayrıca şu soruları da soruyor:

“Aleviliği tanımayan, ‘Alevilik bir inanç değil, folklorik unsurdur, Alevi Ocaklarını, Pirlerini, Ana/Dedelerini tanımayan, Cemevi ibadethane değil, zikir evidir’ diye hüküm veren devlet, AKP, Diyanet ve MEB, ​ sizce nasıl bir Alevilik eğitimi verecektir? Bu proje okulunda İmamlaşmış Dedeler çıkarmak, Alevilik yoluna hizmet etmeyeceğine göre, kimin yoluna, hangi hizmeti verecektir?” 

Alevi Dernekler Federasyonu Başkanı ve İmam Rıza Ocağı Dedelerinden Celal Fırat da projeye lise tepki gösterenlerden. Din, inanç, kültür ve toplumların tüm farklılıklarına hatta özgürlüklerine ‘ılıman projelerle’ giren her türlü cemaat, grup ve örgütlerin kendi siyasi iktidarlarını inşa ettiğine ve yeni bir rejim kurmanın hayaliyle çalıştıklarına dikkat çeken Fırat şöyle konuşuyor:

“İstanbul’un göbeğinde açılan Hacı Bektaş-ı Veli Anadolu Proje Lisesi de Alevi görünen iştirakçi işbirlikçiler tarafından kurulmuş bir Alevi İmam Hatip Lisesidir. ‘Alevi çocuklarına ahlakı, edebi ve temizliği öğreteceğiz’ diye demeçlerde bulunan bu okulun kurucularının sloganı aynen şöyle: Bu Okul Herkese İyi Gelecek. Tam da ‘FETÖ’ tarzı herkese iyi görünüp, herkesi birbirine karıştırıp yeni bir nesil amaçlamaktadırlar. Aleviler bu özel statülü okula çocuklarını yollamayacaktır tıpkı ‘FETÖ’ okullarına yollamadıkları gibi. Çünkü fetih anlayışı olan bu proje okulu, sosyal örgütlemede ve eğitimde akıl ve bilimi yok edecektir. Eğitime ideolojik kadrolarla girip, ‘Birileri gelsin, birileri gitsin, ya da birileri yok olsun’ anlayışına hizmet edecek yeni ‘FETÖ’ örgütleri yaratacaktır.”

“Ilımlı Alevi projelerine karşı tavrımız net olacaktır” diyen Fırat, “Bizler, ‘herkese iyi gelecek’ bir okul değil herkesin farklılıkları ile özgürleşeceği sevgide buluşacağı laik ve bilimsel eğitimden yanayız” diye konuşuyor.

Alevi Bektaşi Anadolu Proje Lisesine tepki gösteren ABF Genel Başkanı ve Kureyşan Ocağı dedelerinden Hüseyin Güzelgül, “Bu okul cami-cemevi projesinin bir devamıdır. Önceden hayata geçirilmeye çalışıldı nihayetinde hayata geçirildi. Ama Aleviliği katletmekten öteye geçemeyecek” diyor. Alevilerin Osmanlı devletinden günümüze kadar birçok asimilasyon politikaları ile karşı karşıya kaldığını hatırlatan Güzelgül, şu noktalara dikkat çekiyor:

“Osmanlı döneminde Hristiyan ve Ermeni çocuklarını devşirmeyle yok etmeye çalıştıkları gibi 2. Abdulhamit döneminde Alevileri de buna kattılar. Yavuz, Kanuni ve 2. Mahmut döneminde de bizim dergâhlarımıza farklı tarikatlardan kayyumlar atadılar. Bu da tutmayınca bu sefer 2. Abdülhamit döneminde Alevilerden dedelik yapacak iki tane çocuk aldılar ve medrese de eğitim verdiler. Birisine kendi zihniyetlerinde eğitim vererek tekrar köyüne gönderdiler diğerini ise farklı bir yere göndererek asimilasyona devam ettiler. Bu okul da asimilasyon çalışmalarının devamı. Devşirme yani sözde Alevileri yanlarına alarak asimilasyon politikalarını sürdürüyorlar. Ayrıca bu okulda Alevilik inancını İslami ansiklopedilere göre anlatıyorlar.”

Bu türden proje okullarda eğitim gören çocukların cemevlerinde dedelik yapamayacağına ve yol erkân yürütemeyeceğine dikkat çeken Güzelgül, “Dedeler sadece ocakta yetişir, piri mürşidi rehberi tarafından pişirilir ancak ondan sonra dedelik sıfatına nail olanlar dede olabilir” diye konuşuyor. Okullarda cami ve cemevlerinin yapılmasını istemediğini ve karşı olduğunu kaydeden Güzelgül, laik, bilimsel, demokratik eğitimin verilmesi gerektiğinin altını çiziyor.


© Ahval Türkçe