Selvi: Belli ki birileri bu kez erken davranıp tedbir almaya başlamış

Türkiye iç siyasette 'FETÖ'nün siyasi ayağı'nı, yeni darbe iddialarını ve Osman Kavala'nın tahliye ve beraat kararının ardından yeniden tutuklanmasını konuşurken, bir yandan da Ali Babacan ve Abdullah Gül'ün kurma hazırlıklarında sona geldiği yeni siyasi parti ile ilgili hesaplar yapılıyor.

AKP kulislerini yazan Hürriyet Gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun fitilini ateşlediği 'FETÖ'nün siyasi ayağı' tartışmalarının yeni bir siyasi boyut kazandığını savundu ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, İYİ Parti'den istifa eden milletvekilleriyle ilgili 28 Şubat'ta DYP'den istifa ederek DTP'de toplanmalarını hatırlattığını belirtti. 

Selvi, "28 Şubat sürecinde Cumhurbaşkanı Demirel DYP’den istifa ettirilen milletvekillerini DTP’de toplamıştı, şimdi de eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İYİ Parti’den istifa edenleri Ali Babacan’ın partisinde mi toplayacak' şeklinde yorumların yapılmasına sebep oldu. Çünkü İYİ Parti’den beş milletvekilinin daha istifa edeceğinin konuşulduğu bir ortamdan geçiyoruz" ifadelerini kullandı.

Bu iddiayı ortaya atan Selvi, "Belli ki birileri, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2023’ten önce yapılacağı düşüncesinde.Bu kez erken davranıp tedbir almaya başlamışlar" tezini öne sürdü. 

İdlib'de devam eden TSK operasyonu ve Türkiye'nin NATO'dan önleme uçuşu istediği yönündeki iddialara da dikkat çeken Selvi, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Önceki gece haber merkezleri Independent’ın geçtiği bir haberi doğrulatma telaşı yaşadı. Haberde Türkiye’nin İdlib’e müdahalesi öncesinde NATO’dan önleme uçuşu yapmasını talep ettiği yer alıyordu.

Gece yarısı bakanlara ulaşıldı, işin iç yüzü öğrenilmeye çalışıldı. Türkiye’nin NATO’dan bu yönde resmi bir talebinin olmadığı anlaşıldı. Ancak burada bir püf noktası var. Türkiye, NATO’ya müracaat edip olası İdlib operasyonu öncesinde bir önleme uçuşu yapılmasını talep etmemiş ancak NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in Ankara’daki temasları sırasında kendisine 'Sürekli ‘İdlib İdlib’ diyorsunuz. İdlib konusunda Türkiye’yi desteklediğinizi söylüyorsunuz. NATO’nun elinde savaş uçakları var. O zaman gücünüzü gösterin. İdlib konusunda Türkiye’nin yanında olduğunuzu, gücünüzü kullanarak hissettirin. Yoksa 'İdlib İdlib' demekle bu iş olmaz' denmiş."

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz